Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Tarih fakirleri oynatarak, işkence ederek hatta öldürerek eğlenenleri yazar. Bu resim, tarihin aynen tekerrür ettiğini gösterdi bize. Belli ki ders alınmamış

Dünyada açlar ile toklar arasında ilan edilmemiş savaşlar giderek yaygınlaşıyor. İhtişam ve sefaletin bir kıvılcım mesafesinde birbirine yaklaştığı dünyada her geçen gün bir insanlık dramı yaşanır oldu. Bir bakıma gezegen sadece küresel ısınma tehdidiyle değil, büyük savaş riskiyle de karşı karşıya... UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki Atletico Madrid-PSV maçı öncesi yaşanan insanlık dışı olay, bütün dünyayı adeta şoke etti. PSV'liler, İstanbul'dan göçen dilenci kadınlara para atıp yerlerde süründürdü, şınav çektirip eğlendi. Yüzlerindeki ifade, "zengin beyaz" mağrurluğuyla yüzyıllar öncesinden gelen "kazan-kaybet" geleneğini resmediyordu. Hollanda'nın kazanması için Romenler'in kaybetmesi şart olagelmişti onlara göre. Fakat bu durumun sürdürülebilir olmadığına dair işaretler artmaya başladı. Mandela'yı 27 yıl hapiste tutan Güney Afrika'daki soydaşları bugün elektrikli tellerin ardında, kendilerini adeta kilit altına aldıkları gettolarında yaşıyor.

ZAMAN DARALIYOR
Ne yazık ki "Beyazlar için de eşitlik istiyorum" diyen Mandela artık yaşamıyor ve yerli halk; yönetime kendileri gelmiş olsa da neden hâlâ teneke evlerde yaşadıklarını sorgulamaya başladı. Geçen yıl Güney Afrika'nın Johannesburg ve Cape Town şehirlerinde yaptığım gözlemler, şınav çekme sırasının artık "beyaz adam" için yaklaştığını düşündürttü bana. Bütün evlerin duvarları yükseltilmiş, elektrikli çitlerle çevrelenmiş ve beyaz adamın güvenle dolaşabildiği alan, mahalle boyutuna gerilemiş. İşin ilginç yanı yıllarca sömürdüğü, para atıp oynattığı ve şınav çektirdiği insanlardan kendini korumak için yüksek duvarlara ve ileri teknolojiye bel bağlamış olanların yüzünde korku şekillenmeye başlamış. Şınav çektirten beyaz adam 4.5 metrelik duvarı tamamlamadan, şınav çeken siyah adam 5 metrelik merdiveni çoktan o duvara dayamış oluyor. Hollanda'da İstanbul'dan göçen Romenler'e şınav çektirenlerin Güney Afrika'daki soydaşları, yakın gelecekte şınav çekmeye başlayacak gibi görünüyor.

KAVİMLER GÖÇÜ GERÇEĞİ
Dünya gelirinin yarısını dünya nüfusunun yüzde 1'i elinde tutuyorsa, çatışma kaçınılmaz. Tıpkı tarihteki gibi... Komşusu açken uyuyabilenlerin uykusunu kaçıracak gelişmeler yaşanıyor artık... Terörün coğrafyadan bağımsız hale gelmesi, açlık, kıtlık, kuraklık, yoksulluk sebebiyle yerinden yurdundan kopmuş 60 milyon mülteci, sosyal bomba gibi yol alan kavimler göçü gerçeğini yaşatıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın G20 Antalya Zirvesi'nde, 5 milyar insanı temsil eden 19 lidere yaptığı; "eşitsizliği giderme" çağrısı ne derece karşılık buldu bilemiyoruz. Gelişmeler, dünyanın her geçen gün, şınav çekenlerle çektirenler arasındaki sıcak çatışmaya doğru sürüklendiğini anlatıyor bana.

Afrika'da çocuk olmak...

Önceki gün Focus eğitim Kurumları Genel Müdürü Begüm Özdoğularlı aradı. Sahibi olduğu anaokullarında her hafta bir ülkenin mutfağını tanıtan bir program yürüttüklerini, sıranın bu hafta Afrika'da olduğunu söyledi.
İstediği, geçen hafta Cumhurbaşkanı ile katıldığım Fildişi, Gana, Nijerya ve Gine gezilerinde gördüklerimden yola çıkarak, "dünya insanı olmalarını amaçladığı" öğrencileri için bir Afrika mönüsü önermem idi. Ben de; "Afrika'nın mönüsü yoktur, yarım tabakları, çeyrek bardak suları vardır" dedim ve ekledim; "Bu coğrafyadaki çocukların yüzde 80'i her gece yatağa aç giriyor." Begüm Hanım; bundan yola çıkarak öğrencilerine biraz bulgur, yarım dilim ekmek ve çeyrek bardak sudan oluşan öğle yemeği vermiş. Mönüsü açlık olan Afrika'da yaşananları çocuklara anlatabilmek için bence dâhiyane bir yöntem. Çocukların tepkisi ise "Asıl yemekler ne zaman gelecek?" olmuş. "Tüm yemek bundan ibaret" açıklamasıyla yüzler dökülmüş, tebessümler uçmuş gitmiş.
Begüm Hanım'ı tebrik ediyorum. Yaşıtlarının her gün yaşadığı; Afrika'da çocuk olma gerçeği ancak bu kadar net anlatılabilirdi.


En büyük kitle imha silahı fakirlik

Dünya hiç bu kadar zengin ve böylesine fakir olmamıştı. Davos'ta dünya liderlerinin temel gündem maddelerinden biri de buydu; küresel fakirlik...
G20 toplantılarının da ana konusu eşitsizlikti.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliği, 60 milyondan fazla insanın gezegende kendine doyacak vatan arayışında olduğunu rapor ediyor. Dünya servetinin yarısı yüzde 1'in eline geçmiş durumda... Gezegendeki fakir nüfusun yarısının gelirinin, 85 en zengininin elinde toplandığı, bir başka dehşet verici gerçek.
Son 5 yılda her ne olduysa, eşitsizlik adeta patladı ve fakirlerin geliri yüzde 90 daha da azaldı. Oysa internetin çeyrek asır önce bize vaat ettiği, bilginin eşitsizliği gidereceğiydi.
Fukuyama; "Tarih zaten bitmişti, Windows üzerine tüy dikti" diyordu 1995 yılında. Ancak tecelli, açlar ve toklar arasında ilan edilmemiş 3'ncü dünya savaşı oldu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER