YAZARA MAİL GÖNDER Seçim analizi 2015

YAZARLAR

Geride kalan 2014 ve 2013 zor yıllardı. Gezi ile başlayan, 17-25 Aralık darbesiyle süren, 6-7 Ekim 2014'te Kobani gerekçesiyle Kürt coğrafyasında denenen ve hâlâ da Cizre'yle süren operasyonlar yaşadık.
Hedef hükümeti yıkmak ve 100 yıllık Kürt meselesinin çözümünü engellemekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi liderliğiyle Türkiye toplumu tüm kuşatmalara ve siyasete kurulan tuzaklara 2014'teki yerel seçim ve cumhurbaşkanlığı seçimiyle çok anlamlı bir cevap verdi.
Şimdi 2015'teyiz. Belki son iki yıl kadar olmasa bile 2015 de zor geçecek. Yılın kritik anı da 2015 seçimleri. Bu seçimler, yerel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin devamı niteliğinde. Bir anlamda o iki seçimde karşı karşıya gelen değişimci- yerli güçlerle eski Türkiye'nin dışarıdan destekli vesayetçi güçlerinin son hesaplaşması olacak.
Şimdi, bu çerçevede 2015 seçimlerine bakalım. AK Parti, ilk kez yeni bir genel başkanla bir seçime gidiyor. Geride bıraktığımız 4 ayda yeni genel başkan Davutoğlu, onca negatif eleştiriye ve beklentiye rağmen yoğun çalışması ve akademik performansıyla göz doldurdu ve siyasette boşluk bırakmadı. Bir yandan kongrelerle partisini, öte yandan ekonomik reform ve yargı paketleriyle hükümeti yenileyip yola devam edeceğini gösterdi. Bu yürüyüşte, hareketin doğal lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bırakın "terleyen cumhurbaşkanı" olmasını, sadece iki önemli konuda, çözüm süreci ve "Paralel Yapı" ile hukuk içinde mücadelede ısrarı, hem AK Parti'yi motive diyor, hem de topluma güven veriyor. Bu nedenle 2015 seçiminin açık ara favorisi yine AK Parti.

CHP, MHP ve HDP'nin durumu

Ana muhalefet CHP'nin durumu, 30 Mart yerel ve 10 Ağustos cumhurbaşkanlığı seçiminden de kötü görünüyor. Şimdi ne ellerinde cemaat tarafından verilmiş tapeler, ne Ekmeleddin İhsanoğlu- Mustafa Sarıgül- Mansur Yavaş gibi "yeni" diye sunabilecekleri aktörler, ne de 14 partili ittifakları var. Bunların işe yaramadığı da görüldü ama hâlâ ne bir siyaset değişikliği söz konusu ne de geçmişe yönelik özeleştiri. Dahası parti daha da karıştı. Emine Ülker Tarhan ayrılıp parti kurarken, Süheyl Batum ihraç edildi, Birgül Ayman Güler ise edilecek. Ama en ilginci şaşaalı biçimde partiye alınan Sarıgül'ün ihraç ihtimali. CHP'nin 2015 seçiminde aynı başarıyı yakalaması bile mucize. Onun için, parti bu seçimlerde de "muhalefette iktidar" olmayı başarı sayacak.
MHP'nin durumu da farksız. Biraz da "milliyetçi" doğası gereği, Kürt meselesi gibi 100 yıllık bir sorunun çözüm aşamasında MHP, siyaset üretmede sıkıntı yaşıyor. Çözüm sürecine ne tam destek verebiliyor ne de karşı çıkıyor. Umudunu süreçteki kırılmalara bağladığı için o da AK Parti karşıtlığını aşamıyor. Aynı sıkışmışlığı kendi partililerine tuzak kuran Paralel yapıyla mücadelede de görüyoruz. Bu da MHP'nin ne uzayacağını ne de kısalacağını gösteriyor. Mevcut oyunu koruması bile başarı.
Hiç kuşkusuz 2015 seçiminin sürprizi HDP olacak. HDP'nin bu seçime parti olarak girip yüzde 10 barajını aşması çözüm sürecinin olumlu sürmesine bağlı. Hâlâ bölgede, Cizre'deki gibi sokakları yakıp yıkan, ölümlere yol açan yapılar varken, sivil siyaset dilinin toplumda karşılık bulması çok zor. Ancak bu durumun, seçimlere dek böyle gitmeyeceği de açık. Öcalan'ın da açıkladığı gibi şiddet devreden çıkar ve ölümler engellenirse, riski de var ama HDP'nin yeni bir demokrasi mucizesine imza atması şaşırtıcı olmaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.