YAZARA MAİL GÖNDER İsrail ve enerji denklemi

YAZARLAR / Perspektif Yazarları

Dünya sisteminde fay hatları oldukça hızlı kayıyor, konu bir de Ortadoğu olunca değişimin hızına yetişmek neredeyse mümkün değil. Son günlerde Türkiye ile İsrail arasında ilişkilerin muhtemel bir normalleşme aşamasına girmesi doğrultusunda yapılan görüşmeler de, bölgede hızla değişen güvenlik ve enerji denkleminin bir yansıması olarak okunmalı.
Nükleer görüşmeleri yoluyla İran'ı sisteme angaje edip Batılı şirketlerin enerji yatırımlarını arttırmaları üzerine kurulan plan, Rusya ve İran'ın Suriye'de ittifak yaparak sıcak savaşa dahil olmaları sonucu beklemeye alınmış görünüyor. Türkiye'nin kırmızıçizgi olarak ilan ettiği Kuzey Suriye'deki Cerablus-Azez hattı, İran petrol ve doğalgazının Türkiye'yi 'bypass' ederek Lazkiye civarından Akdeniz'e ulaştırılması için hayati önemde. Rusya ve İran'ın kendi enerji kaynaklarına belki Kuzey Irak ve Doğu Akdeniz'deki kaynakları da ekleyerek bir enerji hegemonyası kurma planları, Türkiye ile birlikte ABD ve Avrupalı ülkeleri fena halde rahatsız etmişe benziyor.
Rusya'nın devasa askeri yığınağı sonrası askeri angajmanların yeniden tasarlandığı bölgede özellikle uçak düşürme olayından sonra Türkiye'nin ABD ve NATO ile daha yakın işbirliğine girmek durumunda kalmasının; Esed rejimi, İran, Rusya ve hatta Çin bloğuna karşı Batı ittifakı ile net bir işbirliği görüntüsü ortaya koyduğu çokça ifade edilmekte.
İşte tam da bu ortamda Mavi Marmara olayının ikili ilişkilerde yarattığı travmayı atlatmak için uygun bir fırsat yakaladığını düşünen İsrail'in enerji kartını da kullanarak devreye girmesi şaşırtıcı değil. Tel Aviv rejimi için Doğu Akdeniz'deki devasa doğalgaz kaynaklarını Avrupa pazarlarına ulaştırmanın en makul güzergahı Türkiye üzerinden geçiyor. Akdeniz altından doğrudan Yunanistan'a ulaşacak bir boru hattı, iletim maliyetlerini birkaç katına çıkaracağı için pek cazip değil. Ciddi bir doğalgaz ithalatçısı olan Türkiye'nin iç pazarına girmek ve ayrıca Ceyhan'daki mevcut altyapıya yapılacak eklemelerle kısa sürede Avrupa'ya doğrudan gaz akışı sağlayacak bir ağ kurmak doğal olarak İsrail'in iştahını kabartıyor.
Ankara'nın enerji işbirliği gibi uzun vadeli angajman gerektiren bir konuda düğmeye basmadan önce Mavi Marmara olayı sonrası talep edilen şartların tam olarak sağlanması konusunda ısrarcı olması beklenmeli. Rusya ile enerji konusunda kurulan stratejik ortaklığın konjonktür bozulunca nasıl bir yüke dönüştüğünü gören Ankara, İsrail ile benzer bir angajmana girmeye mesafeli duracaktır. Bu bağlamda yakın işbirliği girişimleri önünde iki tarafta oluşan psikolojik bariyerlerin de aşılması pek kolay değil.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.