YAZARA MAİL GÖNDER Teşekkürler Fenerbahçe!.. Teşekkürler Aziz!..

YAZARLAR

Bir lı olarak nasıl teşekkür etmem, Fenerbahçe'ye..
Bizim yoksunu sözüm ona teknik direktör, ya da Sneijder'in sempati ve antipatilerinin kuklası korkak, kupayı Fener'e vermek için elinden geleni yaptı.. Hele de maçın ikinci yarısındaki akıl almaz ölçüde aptalca, adeta intihar müdahaleleri ile bir kaleyi açmadığı kaldı....
Fener'e adeta "Gel, golleri at, kupayı al, git" dedi.. Ama Fener daha inatçı çıktı "Almam" demekte.. Geçen yıl Şampiyonluğu ve Dördüncü Yıldızı nasıl altın tepside sundularsa Galatasaray'a, bu yıl da kupayı ikram ettiler.
Aziz'e teşekkürüm sonsuz.. Dilerim ligden sonra kupayı da kaybettiği için kızar ve sözünü tutup 10 yıl daha Fener Başkanı kalır..
Dünkü Sabah'ta harika bir başlık vardı, gerçek Fenerlileri üzen ve utandıran.. (Öyle olduğunu biliyorum. Çünkü ne kadar Fenerli tanıdığım varsa, "Aziz için az yazıyorsun, daha yaz" diyor.)
"Yıldırım döneminde Aslan'a 18 yılda 21 kupa!."
Aziz Galatasaray'ın 9 lig, 6 kupa şampiyonluğunu görmüş.
Aman Aziz, kız.. Çıldır.. 10 yıl daha kal!..

***
Maç başlarken, bu ülkenin en iyi iki hücum sağbeki Gökhan ve Sabri kenarda oturuyorlardı. Gökhan, Pereira'yı kukla gibi kullanan Aziz'e kurban olmuştu tamam.. Peki ama Sabri?. Hollandalı Hoca'nın Sabri sağbekte olduğu zaman Galatasaray'ın hücum gücünün nasıl arttığını görmemesi için "Kör" olması gerek.. Adam futbol fakiri tamam ama, güneş balçıkla sıvanmaz.. Hem de Volkan'ın karşısında hızlı ve mücadeleci Sabri mi oynar, yoksa ağır ve henüz ne kadar iyileştiği belli olmayan Semih mi?.
Futbol yoksunu korkak Hollandalı, Semih'i geriye çakılı oynatınca, ilerde Sinan da yapayalnız kaldı. Yanında her hücuma katılan Sabri olunca, ikili oyunlarla harikalar yaratan Sinan, silindi gitti, hiç gelmeyecek Semih'i bekleyerek ve yalnızları oynayarak.. Galatasaray hem bir kişi eksik kaldı, bu yüzden, hem de ilk 45 dakika boyunca "Yengeç" futbolu oynadı gene.. Sadece soldan hücum.. Bu yarıda sağdan yapılan hücum sayısı 1'di.. Yazı ile bir.. O yengeç oyunu bile Fener'i yıkmaya yetti. Bir de iki yanlı gelseler, maç daha ilk yarıda biter, Galatasaray fark atardı.
İkinci yarı başlarken, Riekerink denen "Önünde oynanan oyunu okuma özürlüsü"nün ilk intihar hamlesini gördük.
Muhtemelen Sneijder'in kendisi "Beni çıkar" demiştir. Sneijder çıkıyorsa, yapılacak iş açık.. Sabri'yi sağbeke alacaksın, Semih'i en iyi oynadığı yere, Hakan Balta'nın tandemine çekeceksin, Denayer'i Galatasaray'ın sezon başından beri boş duran ön liberosuna süreceksin.. Ondan sonra Fener'in en zayıf yeri savunmasına gelsin çift taraflı ataklar ve goller..
Ama bizim ödlek, Galatasaray tarihinin en kötü, en çok hata (Hem de gollük hata) yapan adamı Chedjou'yu oyuna alarak, maçı Fener'e teslim ettiğini ilan etti.. Fener'e dedi ki..
"Ben korkup çekiliyorum. Artık gelin benim sahamda oynayın.."
Futbol zekası olmayan adam, bunun tam da Fener'in istediği oyun olduğunu bilmiyor, farkında değil.. Hiç maç izlememiş..
Oyun ikinci yarı düdüğü ile Galatasaray yarı sahasına yıkıldı. Fener tek kale oynayıp arka arkaya akınlar yapmaya, arka arkaya pozisyonlara girmeye başladı.. Bizim ödlek bunun üzerine ikinci intihar hamlesini yaptı.. Kenarda Sabri'yi görünce "Nihayet akıllandı" demiştim oysa.. Şaşkınlık içinde baktım ki, Sinan çıkıyor.. Sabri geride, Sinan önde, Hasan Ali Kaldırım'lı Fener sol kanadı felç edeceklerken, Sinan'ı oyuna almak ve Sabri'yi ne işe yaradığını hala bilmediğim ortaya salıp "Hadi koştur dur" demek, futbolun nesi oluyor anlamam mümkün değil.. Gol olan korner dışında Galatasaray'ın en kötü, Fener'in en iyi oyuncusu Emre orda boş dolanır, durmadan top kaptırıp faul yapar ve Muslera'nın hep yanlış çıktığı duran top atışlarına sebep olurken..
Allah'tan Emre acıdı takımının haline de "Ben sakatlandım" dedi, kendi çıktı oyundan...
Kimi soktu peki bizim ödlek?. Bizim futbol özürlü..
Topa basacak, oyunu sağa sola yayacak, sadece ileri, Fener duvarına değil, kendi arkadaşına atacak Bilal'i, ya da, hem forvet, hem bek oynayan, hem de Fener gözü kara yüklenirken artık tek başına hızla kontratağa çıkacak Olcan'ı, hatta, Galatasaray'ın en koşan, savunmaya en yardım eden adamı Umut'u mu?.. Hiçbiri değil.. Takıma üçüncü sağbeki Linnes'i soktu. Ağır ve etkisiz Linnes'i?. Niye?. Ne bekleyerek?. Anlayan beri gelsin..
Her akında gol pozisyonuna giren Fener bir kaza golü atsa, maç uzatmaya gitse, Galatasaray'ın 30 dakikalık uzatmada bu 11'le oynayacağı futbolu düşünün..
Kaldı ki.. Devre arasında her zaman olduğu gibi (Utan Yıldırım Demirören, utan!..) Aziz Yıldırım tarafından ziyaret edilip fırçasını yiyince Fener formasını giyen hakem de, hemen bütün faul yorumlarında Fener'i tercih eder, Fener'e kart göstermeyi unuturken, yerli yersiz altı Galatasaraylıya sarı kart çıkarıp oyundan düşürmüşken..
Şu istatistikler Riekerink denen futbol özürlüsü için bir şey ifade ediyor mu?.
İlk yarı Galatasaray'ın 9 şutu var. Tek taraflı yengeç futbola rağmen. İkinci yarıda sadece 1!.
İlk yarıda hücum eden Galatasaray'a 3 şut atabilen Fener'in ikinci devre güya savunmaya çekilen kuyruğunu tramvay çiğnemiş aslana attığı şut sayısı 16..
Tek kale oynanan ikinci 45 dakikada her top Fener'de.. Her top akına dönüyor. Ancak 16 şut atabiliyorlar.. Kaleyi tutanı 2.. Biri de direkten dönüyor..
Yani Galatasaray, yemek için elinden geleni yapan Galatasaray yemiyor.. O gerzek savunma futbolundan değil, Fener'in daha gerzek oyunundan ve akıllara seza beceriksizliğinden.. Muslera falan da değil bu defa.. Galatasaray'ın en kötülerinden Muslera, yaptığı birbirinden rezil çıkışlarla gol yemek için çırpındı ama, Fenerliler hatta birbirlerini ezerek atamadılar.. Bu bir..
İkincisi.. Pereira denen adam, ya Aziz'in kuklası.. Ondan emir alıp takım yapıyor, oyuncu değiştiriyor, ya da bu işi hiç bilmiyor..
Yahu ikinci yarı başlasın hele.. Bir beş dakika baksan, Riekerink ödleğinin nasıl aptal bir savunma futbolu oynattığını göreceksin.. O zaman Fernandao'yu sokarken, Van Persie'yi de içerde tutmanın, çift forvetle oynamanın maçı almak için yeterli olacağını anlayacaksın.. İkinci yarıda, top Galatasaray kale çizgisinin yarım metre önünde ayaktan ayağa dolaşırken, orda tüm deneyimi ile büyük usta RVP'nin olduğunu düşündüm.. Hele bir de Fernandao fiziği ile savunmayı dağıtırken, rahatlayacak RVP'yi..
Sonra "Gökhan gibi bir hücum kozunu 80, Ozan gibi bir milli takım oyuncusunu 90 dakika kenarda oturtmak nasıl bir ikramdır" onu düşündüm ve başlıkta bir eksiğim olduğunu hissettim.
"Teşekkürler Pereira!.."
***
Galatasaray'a benim verdiğim notlar.
Muslera (3)- Semih(4), Denayer (5), Hakan (7), Carole (7)- Selçuk (8), Emre (3)- Sinan (4), Sneijder(4), Yasin (5)- Podolski (7).
Sonradan girenler Chedjou (3), Sabri (5), Linnes (???).
..ve de Riekerink (0.. Sıfır..)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.