YAZARA MAİL GÖNDER Cemaat hani çalmazdı!

YAZARLAR

Ne diyeceğimi, nereden başlayacağımı bilemiyorum... Çok kızgınım ve çok öfkeliyim. Çünkü 'gündem katili' bazıları sayesinde Paralel Örgüt'le aylardan beri verilen mücadelenin en önemli soruşturmalarından biri olan KPSS skandalı güme gitti! Ne yazık ki örgütün en çok korktuğu ve başlarına bela olacaklarına adları gibi emin oldukları bu soruşturma "O ona onu demiş, bu buna bunu demiş" sığ siyaset polemikleri sayesinde kamuoyunun yeterince dikkatini çekemedi.
Şimdi herkes belki benden de bu sığ polemiklere dair bir şeyler yazmamı bekliyor ama ben bunu yapmayacağım! Kimse kusura bakmasın, cemaat adı altında örgütlü Paralel ve uzantılarının iştahla izlediği bu saçma sapan diyaloğa dahil olup onların tuzağına, oyununa düşmeyeceğim! Ben onların istediği zemine gidip 'kay kay' yapmak yerine onların yaptığı alçaklıkları, hırsızlıkları ve haksızlıkları alenen ortaya saçan KPSS soruşturmasıyla ilgili dehşet verici ayrıntıları sizlerle paylaşacağım.
Biliyorum ki çoğunuz okumadı bile pazartesi yapılan operasyona dair Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın basın açıklamasını: "Bu soruşturmada, Cumhuriyetimizin büyük tehdit altında olduğu, belli bir yapıya mensup kişilerin talimat ve telkinlerle devlet kurumlarına yerleşme ve sızma faaliyetine giriştiği, örgütlü bir yapı kurarak birlikte hareket edip, bu amaç doğrultusunda kamu kurumlarına yerleşmek için sınavdan önce hile ile haksız şekilde elde ettikleri" ifadeleriyle başlayan açıklamadaki ayrıntılar çok ama çok kritik!
Bakın... KPSS tarihinde daha önce hiçbir dönemde Eğitim Bilimleri Alanında 120 sorunun 120'sini ve 119'unu doğru cevaplayan olmamış. Ancak ne hikmetse 2010'daki sınavda tam 350 kişi 120 sorunun tümünü doğru cevaplamış. Ve olaya bakınız ki bu 350 kişinin 70'i karı koca! Ve 23'ü akraba ve 52'si ise aynı adreste veya aynı apartmanda oturuyor!
Aslında biliyorsunuz bu çok eski bir soruşturma. Dikkat çeken bu unsurlar gereği daha o yıl bu sınavla ilgili suç duyurusunda bulunulmuş. Ana muhalefet partisi CHP bu sınavı meclise götürerek gensoru vermiş. Ancak soruşturma dosyasının takibini yapan Savcı Şadan Sakınan elinde somut deliller olmasına rağmen o dönemki Adalet Bakanlığı'na ve TBMM'ye gönderdiği yazıyla; "Bu dosyada suç da, suçlu da bulunamamıştır!" diyerek soruşturmayı alenen karartmış ve yetkilileri de aldatmış! Ha... O dönem buna aldanan yetkililere de söylenecek çok söz var ama şimdi sırası değil. Şimdi Paralel Örgüt'ü kıskıvrak köşeye sıkıştıran KPSS soruşturmasının üzerine gitme zamanı. Çünkü çok sıkı, sağlam deliller var soruşturmayı 11 aydır yürütmekte olan Savcı Yücel Erkman'ın elinde.
Şuna emin olunuz ki bu soruşturma bu güne kadar yapılanlardan çok farklı ve Paralel Örgüt'ün korkulu rüyası! Örgüt bu soruşturmayı engellemek için günlerce kendini paraladı. Durduramayacaklarını anlayınca da küstahlığı ele alıp operasyondan bir gün önce Savcı Erkman'ı telefonla arayıp, 'çocuklarını düşünüyorsan devam etme bu işe!' diyerek tehdit etti. Dün öğrendik ki tehdit eden şüpheli yakalanmış. Cemaat'e yakın olduğu bilinen bu kişi Etimesgut'ta bir devlet okulunda öğretmenlik yapıyormuş.

Düşünün artık işin geldiği boyutu değerli okurlarım. O kadar arsızlaştılar ki bunlar... Ödediğimiz vergilerden maaşını alan devletin bir öğretmeni gözünü karartıp, korkusuzca telefon açıp soruşturmayı yürüten savcıyı ölümle tehdit ediyor. Yarın devam edelim bu konuya. Zira anlatacak, sorgulayacak daha çok şey var!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.