Sizi Seviyorum ve Sonsuz filmlerinin yapımcıları, ortak bir basın bildirisiyle filmlerinin hasılatlarını yanlış bildiren yayınları protesto etmişler. Ve şöyle demişler: "Eleştiriye sonuna kadar açığız. Filmlerimiz acımasızca eleştirilebilir, ancak gerçekler değiştirilmemelidir." Ne kadar haklılar... Geçen pazar günü bizim SABAH'ın Günaydın ekinde, baş sayfada 'Gişede hüsran' adlı kocaman bir haberi yazan genç muhabir Özlem Esmergül, bu iki filmi de bir hafta içinde yaklaşık 14'er bin kişinin, Kanımdaki Barut'u ise 5 bin kişinin izlediğini yazdı. Ne tuhaftır ki aynı gün, ana gazetenin kültür sayfasında, bu sayılar Sonsuz için 60 bin, Sizi Seviyorum için 55 bin, Kanımdaki Barut içinse 18 bin kişi olarak veriliyordu. Farka bakar mısınız? Bu sayılar farklı bazlarda veriliyor: İlk gün, ilk üç gün, ilk hafta gibi. Bunları verirken dikkatli olmak, onca emeğe ve çabaya haksızlık etmemek gerekiyor. Böylesine yanlış bilgiler, ticari dava konusu bile olabilir. Bu filmleri sevip sevmemek ayrı, doğru bilgi vermek ayrı. Ayrıca ekmeğini büyük ölçüde popüler sinema ve onun sanatçılarından yiyen magazin sektöründe daha da dikkatli olunması şart. Yoksa magazinin adı giderek kötüye çıkacak!