- Eğitim hayatınız bayağı hareketli, biraz söz eder misiniz?
- Ortaokulu bitirdikten sonra, pilot olmak istiyordum. İzmir Fen Lisesi'nde okudum. Liseyi bitirdiğimde öğrenci değişim programı bursu kazandım ama o dönem babam Trabzon Valisi'ydi, yurtdışında benimle değişim yapacak vali çocuğu ya da senatör bulamadıkları için burs kazandığım halde gidemedim Amerika'ya. İdealim kaymakan ya da vali olmaktı, hukuktan o dönemde mezun olunca kaymakam olunabiliyordu. Bu nedenle hukuk okudum. Oysa babam doktor olmamı istiyordu. Hukuğu bitirdiğimde İçişleri Bakanlığı sınavına girecektim ama babam o sırada İçişleri Bakanıydı. Ben daha sınava girmeden, spekülasyonlar başladı. Ben daha mesleğe başlamadan babamın adının ve gölgesinin altında ezilecektim. O yüzden idealimdeki meslekten vazgeçtim. Hukuk bitince işletme masterı yaptım Amerika'da.
- Okurken çalıştınız mı Amerika'da?
- Tabii, benzincide de çalıştım, mutfakta da çalıştım, babam o sıralarda da bakandı ama Amerika'daki arkadaşlarımı inandıramıyordum. En büyük kariyerimi evlere pizza servisi yaparak yaptım (gülüyor)... Babamı severim, gurur duyarım ama her şeyimi kendim yaptım. Sonra Amerika'dan dönünce İstanbul Üniversitesi'nde öğretim görevlisi oldum, doktora yaptım. 2001 yılında üniversiteden ayrılıp hukuk bürosu açtım iki ortakla. Babam İçişleri Bakanı olmadan avukatlığa başlamıştım. O dönem Fazilet Partisi'ndeydi babam, parti kapatılmıştı, babam hukukçu olmama karşı çıktı. Aramızda tartışma oldu, uzun bir süre bana tepkiliydi, altı ay sonra ofisime geldi.
- Siz avukatlık yaptığınız dönemde babanız İçişleri Bakanı oldu, sıkıntılar o zaman mı başladı?
- Evet, 'İçişleri Bakanı'nın oğlu avukat olur mu?' dediler, sorabilir miyim İçişleri Bakanı'nın oğlu ne iş yapar? Kimse bunun tarifini yapmıyor. Beş sene boyunca ben işimi askıya mı alacağım? Babam bakanken ve sonrasında ceza davası hiç almadım, o davalara bakmadım. Babam bakanken Emniyet'in önünden geçip de, gidip bir müvekkilin işini takip etmiş değilim.
- Teklifler aldınız mı peki?
- Çok. Bunlara 'hayır' dediğiniz zaman, inanılmaz rakamlar telaffuz edilip de 'hayır' dediğiniz zaman, dedikodular ve sıkıntılar başlıyor. O rakamlara herkesin 'hayır' diyemeyeceği noktasından hareket ediyorlardı. 'Hayır' dediğim zaman aksi kampanyalar başladı. Babamın bakanlığından çektiğim sıkıntıyı bir Allah bilir, bir ben bilirim. Babamın bakanlığı bitti, kurban kestim, 'Kurtulduk bu işten,' diye. Babamın bakanlığı adıma çok zarar ve sıkıntı verdi. Çok dedikoduya mevzu oluyorsunuz.
- Hepsi dedikodu muydu peki? İstanbul'un tüm mekânları sizden soruluyormuş... - Dedikodunun sınırı kalmamıştı bir dönem. Babam Türkiye'de en uzun süreli İçişleri Bakanlığı yapmış bir adam, ben bunu nasıl yapabilirim? Benim en ufak bir yanlışım olsa, o adamı bir gün o koltukta oturtmazlardı. Ama herkes her şeyin dedikodusunu yaptı, ortaya söylenti dışında bir şey koyan olmadı. Hangi mekânlar benden soruluyormuş? Babam bakanken, yemek yeme dışında tek bir yerin kapısından bile geçmiş değilim. Babam bakanlığının ikinci senesinde geldi, 'Sen avukatlığı bırak,' dedi, bıkmış o da dedikodulardan...Ben karşı çıktım, 'Sen beni çağırmadığın sürece bakanlığa gelip seni ziyaret ettim mi? Bakanlıktaki tüm müsteşarlar arkadaşım, birinin odasına gidip bir şey istemiş miyim? Tüm bakanlara ulaşma gücüm var hangisinden yardım istemişim? Biri bana bunu söylüyorsa köprüden atlamaya hazırım,' dedim. 'Sen bırak bakanlığı, ben ömrümün sonuna kadar bu işi yapacağım, sen bir dönem daha bakan olursun,' dedim. Herkesin beni tanıyor ve ismimi kullanıyor olması benim suçum değil.
- Hiç mi avantajı yoktu bakan oğlu olmanın? Çok mağdur tablosu çizdiniz...
- Vardı tabii, bir müvekkil size geldiğinde doğru dürüst bir adamın oğul olmanın avantajını ve güvenilirliğini yaşadım. Maruz kaldığım iftira ve dedikodunun haddi hesabı yoktur. Hiçbir yanlışa bulaşmadım. Babamın bakanlığı iki sene önce bitti, dedikodular da kesildi. Ellerinde belgesi olan, babam bakan olmadığına göre şimdi ortaya koyabilirdi bu belgeleri, ama kimse yok. Şuranın avukatı olmuşum, buranın avukatı olmuşum diye dedikodu çıkardılar, işim avukatlık ne yapayım? Hangi mafyanın, kimin avukatlığını yapmışım?