Şansıma; İyi bir amigoluk dönemi geçirdim.
Hem benim öz arkadaşlarım çatal yürekti,
Hem tribünü bırakanlar dışarıdan da ejderha.
Hem bizim bir alt jenerasyon tribün fırlamasıydı.
Hem ben bu işi harbiden seviyordum.
İnsanlar beni seviyordu.
Ben onları. Sonra bu insanlar birilerinden korkmaya başladı.
Korktular.
Beni sevdiler.
Sonra korktuklarını,
Sevdiklerine tercih ettiler.
Ve çöküş böyle başladı.
İnsanlar küsmeye
İnsanlar kusmaya
İnsanlar susmaya başladı.
Tribünden insanlar kaçmasın diye ödün vermeye başladık
Taviz?
Dedikodu tacirleri striptiz yapmaya başladı.
Bu arada Çarşı,
Almış başını gidiyordu.
Bireysel çabalar, 24 saat çırpınış,
Hepsi bu tribünün şanı içindi.
Dedikodu dedik de
En kötüsü ne biliyor musunuz?
İnsanların inanmak istediğine inanması
Hâlbuki gerçekler çırılçıplaktı.
İlk defa ben, bu internet sitesinden,
Kendi çocuğum, tarafından sorgulandım,
Alen Markaryan'a açık mektup diye.
Tam 25 sayfa soru soruldu.
Ve bende onları cevapladım.
İşte polemikler böyle başladı.
Oysa tribün liderliğinde esas
Aşırı gizlilikti.
Çiğnendi mi ,helva olurdunuz.
E – oluyoruz yavaş yavaş.
Bir gün hiç unutmam.
Taksiye bindim.
Şoför harbi kanamalı.
Ben zaten modumda değilim.
Adam bülbül maşallah!
Sonra "Alen" falan diye zırvalamaya başladı.
Gayri ihtiyari ne olmuş Alene dedim.
Tamda o sırada. Kazan birahanesinin önünden geçiyoruz
Şu birahane varya onun.
Bir jipe biniyor aklın durur dedi.
Sen tanıyormusun "Aleni" dedim.
Elimizde büyüdü kereta demezmi.
"Utandım".
Bu tribüne bu kadar çaba harcamamıza rağmen demekki çivisini iyi çakamamıştık.
İşte bu taksici bu dedikoduların eseriydi.
Bilmiyor ki adam
Alen 25 senedir kazana bir kere ayağını bastı.
Oda işemek için
Sonra cin ama bir o kadar
Hin
Yöneticiler türedi.
Burunlarını,hatta ayaklarını tribün içine soktular.
Her yöneticinin bir amigosu olmaya başladı.
Ve çöküş böyle başladı.
Hiyerarşi darmadağın oldu.
Bu sefer tribünün kalbi ruhen
Omurgası fiziken çöktü.
Düşünme yetisini kaybetti tribün.
Sonra gazeteler işi kaşımaya başladı.
Çarşı Demirörenci söylentileri
Mide bulandırmaya başladı.
Herkesin bilinçaltı felç olmuştu.
En olmadık yerde bir kıvılcıma yenik düşüyordu tribün.
Müdahale şansımız sıfırdı.
Ne yapıyorsunuz diye elimi kaldırsam
Bak Alen milleti susturuyor oldu.
Localardan dürbünle gözetliyorlardı.
Dürbünle!!!
Sermayeden bayağı yedik.
Ölümüz bile diğer tribünlerden etkiliydi.
Bu sefer tribüne uygulanan bölme ve yönetme işleminin seneryosu
"Başkan" tarafınada uygulanmaya başladı.
Tribündeki hiyerarşinin bozulmasından kaynaklanan herkesin başına buyruk olması hepimizin elini kolunu bağladı.
Biz bunlarında üstesinden gelirdik ama kongre ve uzantıları menfaatlerine tribünü harcamaya başladılar.
Zaten klübün profesyonel kısmı şampiyonluk kutlamalarında yapılan anonslarda taraftar tarafından alkışlanmadığı için bunun sebebini bizden bildiler.
Ne kompleks ama !!!
Ama dedik ya insanlar inanmak istediklerine inanıyor.
Bakmak istedikleri pencereyi açıyorlardı.
Sonucu aylar öncesinden belli kongre bitti.
Cadı yalan hamurunu yoğurmaya başladı.
Neymiş
Alen mali kongrede yönetimi ibra etmiş!!!
Yani her Beşiktaşlının yapması gerekeni yaptık.
Ayrıca ibra etmeyince ne oluyorsa!!! Neymiş Alen kongrede Demirörenin 7 sıra arkasında oturmuş.
Otursam oturdum derim de.
Asıl sormanız gereken nedir biliyormusunuz?
Alenin olması gereken yerde neden olmadığı.
Eğer hakikaten bizim taşıdığımız ruhu taşıyorsanız buna isyan ederdiniz.
Lakin biz bu olacakların "aynısının tıpkısını" 7-8 ay önce Sn.Demirörene bizzat ilettik.
Bir çok şeyin yanlış olduğu ve yürüdüğüne dair tüm bildiklerimizi.
Neymiş
Seçim sonucu 22:30'da belli olmasına rağmen Alen Markaryan 01:00'e kadar orada oturmuş.
Ya arkadaşlar seçim sonucu 1 ay öncesinden belli idi.
Oturduğumuz yer tarafsız bölge duruş nedenimiz stratejikti.
Benim bu iftiralara maruz kalıp açıklama yapmam bile yukarıda bahsettiğim çöküşün başlangıcıydı.
Ve beni hala tanıyamamış bazı arkadaşların kelamı üzerine madem destekleyecektin "Yeter Demirören" i niye organize ettin.
Suçlaması
İftirası
Ve safsatasına
Ben ve arkadaşlarımın bu tezahuratı başlattığına yada ağzını bu yönde oynattığına dair;
Bir tek Beşiktaşlı gösteremezsiniz.
Çocuklar her şeyi eksik bildiğiniz gibi,
Bir çok şeyi de bilmiyorsunuz.
Diyeceksiniz ki
O zaman sizde açıklama niye yapmıyorsunuz.
İyide Delikanlı
Daha bizim açıklama yapmamızı beklemeden elinde " bok" çuvalları ile dolaşanlar var.
"Hemen fırlatıveriyorlar"
Bir kere inanacaksın.
Ne olursa olsun doğru neyse onu yapıyorlar diyeceksin.
Tatmin olmuyorsan….
Her zaman diyorum buyur gel çayımı iç yemeğimi ye ama her şey.
Face to Face
Kusura bakmayın ama içimizde çok bilmişler var.
Ortalığı karıştırmak isteyen sahte linkle dolaşan onlarcası var.
Ben bir gün bir televizyonda Galatasaray seyircisinin her maç 1 dk yaptığı başkan protestosuna istinaden,
Biz yönetim istifa dersek
Yönetim ertesi gün gider dedim.
"Ama biz bağırırsak."
"Rant" şemsiyesinin altına girerek herkesi boklayan bir girdabın içine düştük.
Bu rant herkesin ağzında.
Nedir bu rant.
Adamın teki çıkıyor şu kadar para diyor.
Ooooh!
Bütün şövalyeler altına dolduruyor.
Yaz babam yaz.
Sanki ben bilmiyorum herkesin istediğini yapıp "yönetim istifa"demeyi.
Siz biliyorsunuz.
Ben bilmiyorum!!!
İnanınki bu sefer başka yerden mamalanıyorlar , Beşiktaşı satıyorlar diyeceklerdi.
Ben hepimizi düşünerek nötr kalmaya çalıştım.
Düşünsenize
Kayseri,
Bolton,
Sivas maçlarını
Satılmış Çarşı dediler be! 4 duvar taş
4 duvar karanlıkLar
4 duvar kör
Anlaşılmaz bir sağırlık.
Ve ben sorgudayım.
Oyunu kime verdin?
Ve odanın içine ışık veren o cılız lamba.
Işığın gölgesine takılıyor gözlerim.
Titremekte
Sanki bir gölge oyunu var. Ve ben sorgudayım.
Neden ibra ettin?
Radyoda bir Candan Erçetin şarkısı çalmakta.
"Kırık Kalpler Durağı"
Alen abi ne iş desen yeterdi be iki gözüm.
Yeterdi!
Alen abi sen manyakmısın! desen
Vurmasaydın!
Kaburgamın ortasından.
Ne olurdu be iki gözün.
Yalnızca sorsaydın keşke.
"Sorgu" ne olaki
Korkarmı sandın bu yürek be iki gözüm
Korkmaz
Ürkmez
Çekinmez
Ama susar
Konuşmaz
Menfaatse Beşiktaş
Menfaat "Benim" Hemşerim
Ben susarım anılar susmaz.
Bilmem kaç yüz anı yalan söylemez.
Şimdi düşünüyorumda.
Ayda 3-4 kere maça sabahlarken
Yani can "Pazar"deyken
Ölüm her an burnumun dibindeyken
Ben kimden para almışım.
Ben kimin bacağını sıkmışım Tramvayda!
Ben! Ben!
Ne rantı iki gözüm.
Ne menfaati canım kardeşim.
Menfaatse Beşiktaş
Menfaat "Benim" hemşerim.
Alen Markaryan