Hayri Ülgen: Bu futbolla olmaz!
Avrupa'da başarılı olacaksan rakipten iyi futbol oynayacaksın.
Kıran kırana mücadele edeceksin ve gol pozisyonlarına da gireceksin. Bunun yanında ucuz goller de yemeyeceksin.
İlk 45 dakikada Beşiktaş'ın takımının bir gol pozisyonu dahi yok.
Madrid takımı ise bilhassa sol kanattaki Veli'nin zaafını çok iyi kullanarak golleri buldu. 2. yarının başlamasıyla hatasını anlayan Carvalhal, ilk yarı boyunca sol kanatta Veli'yi yalnız bırakan hiç yardım etmeyen Quaresma'yı İsmail Köybaşı ile değiştirince ve sol kanata canlılık da gelince Beşiktaş 2. yarıda az da olsa kendini buldu, golü de buldu, herşeyden önemlisi kendine güveni geldi.
QUARESMA TURİST Mİ?
Şimdi Carvalhal'a sormak lazım; Atletico'nun en etkili silahı kanatlardan gelen toplar olduğunu bilmiyor musun? Böyle bir rakip karşısında iki kanadını koşan futbolcularla doldurmazsan hüsrüna uğrarsın, uğradın da... Ayrıca böyle güçlü bir takıma karşı neden Braga'daki gibi temkinli biraz defans ağırlıklı çıkmadın, onu da anlamadım.
Avrupa maçları için alınan Quaresma'ya bakıyorum turist gibi sahada geziniyor.
İlk yarıda biraz Veli'ye yardımcı olmuş olsaydı takım bu kadar gol yemezdi. Necip iyi niyetli çalıştı. Çok mücadele etti ama onda tek eksiklik var, bir orta saha oyuncusu topu yana vererek rakibine gol attırmaz.
İNANIRLARSA TUR BİZİM
Dün 2. yarıda Fernandes'in oyuna ağırlığını koyması İsmail'in sol kanata hareketlilik katması, Egemen, Sivok ve Toraman'ın olağanüstü mücadele etmesi hem farkı önledi hem de ikinci maç için hiç değilse bir umutlandırdı. Şu bir gerçek ki Fernandes, ikinci yarıdaki oyununu ilk yarıda da oynasaydı böyle olmazdı.
Sonuçta eleme maçlarının iki ayağı vardır. İlk maçı onlar kazandı ama futbolcular İstanbul'da yürekli oynarsa ve inanırsa neden olmasın?
* * *
Maçın en iyisi
İkinci yarı oyuna giren İsmail Köybaşı oyuna denge sağladı. En iyisiydi.
* * *
Maçın en kötüsü
Quaresma takımın en kötüsüydü. İspanya'ya gezmeye gitmiş.