Turkcell Süper Lig'de 20. haftanın kapanış maçı olan Fenerbahçe - Diyarbakırspor karşılaşması karşılıklı atılan gollerle 1 - 1 berabere tamamlandı.
GÜRCAN BİLGİÇ: Formanın hakkı (SABAH)
O; öve öve bitiremediğimiz arzulu, hırçın, ısıran ve isteyen Fenerbahçe takımı yine boş vermişlerin karması haline gelmişti. Biri veya ikisi olsa bu formsuzluğun içinde perşembenin yorgunluğu deyip geçeceğiz ama, sağ bekinden sol açığına kadar topa "yabancı"ydılar. Alex, Barış Ataş tarafından markajlanmış, Özer ise ayakta duramaz halde organizasyonu üstlenmişti. Ziya Hoca, Fenerbahçe'den puan alan her takım gibi iki forvetten vazgeçmeyerek sahadaydı.
MAÇTAN KARELER İÇİN TIKLAYINIZ...
Mehmet Topuz ilk dakikadan beri sol kulvarda "etkisiz" eleman gibi dolaşırken, Hamle hakkını Vederson'dan yana kullanmaması mantık taşımıyordu. Emre'nin çizgiye gelmesi, Alex'in orta göbeğe yaklaşması, zaten olmayan takım direncini yerle bir etti. Ama Daum bu... 25 yıllık tecrübesi, o'na atak oynamayı sahaya bir fazla forvet atmak olarak öğretmiş. Böylesine bir maçta kontrolü ele almak yerine, doldur- boşaltların tesadüfüne sırtını dayadı.
ALİ GÜLTİKEN: Müthiş bir mücadele (SABAH)
Bu güzel mücadele için iki takımın teknik adamları ve oyuncularını kutlayarak başlayalım. Müthiş bir mücadele izledik. Maçın son dakikasına kadar devam eden tempo, istek ve agresiflik içine çirkinlik bulaştırmadan adilane bir şekilde sona erdi. Maçın bu şekilde oynanmasında Fenerbahçe kadar Diyarbakırspor'un da büyük payı var.
Kanada inip orta yapmaya çalıştılar, ver-kaçlarla pozisyona girmeyi ve kapalı defansa şut atmayı denediler, en son da uzun ve yüksek toplarla Diyarbakır'ı baskıya alıp ikinci toplarla gol bulmaya çalıştılar ama olmadı. Bugün çok dirençli ve organize olan Diyarbakır, Fenerbahçe'ye bu şansı tanımadı.
Alex'in, Özer'in, Semih'in, Güiza'nın, Mehmet'in bu kadar etkisizleştirildiği bir maçta da Fenerbahçe'nin kazanması kolay değil. Bu kadar iyi mücadelenin ve futbol isteğinin olduğu karşılaşmada kötü olan tek şey hakem Koray Gençerler'in kritik yanlış kararlarıydı. Bilica'nın, Bebbe'yi düşürdüğünde göstermediği kırmızı kart ve Basem tarafından çekilip düşürülen Güiza'ya verilmeyen penaltı maçın iki takım adına da kaderini değiştirdi.
SELÇUK YULA: Önemli değil (FOTOMAÇ)
Ummadık taş baş yararmış. Küme düşmeme mücadelesi veren Diyarbakırspor, ikinci devreye fırtına gibi başlayan F.Bahçe'den gelip de puan alıp dönecek deseler herhalde kimse inanmazdı.
F.Bahçeli futbolcular gol için, Diyarbakırlılar da yememek için uğraş verdi. Ama sahada futbolu katleden bir insan vardı. O da hakem Koray Gençerler'di. Bu kadar rezil faul kararlarına ve verdiği kartlara baktığınız zaman Türkiye'de hakemliğin ne durumda olduğunu görüyorsunuz. Güiza'nın düşürülmesinde vermediği penaltıyı da es geçelim, bir daha da Gençerler'i sahalarımızda görmek istemeyelim. En büyük rezilliği de uzatmanın 5 dakikası dolmadan, hem de Mehmet Topuz'a verdiği kırmızı kart olayı olmasına rağmen maçı erken bitirmesiydi.
NECATİ BİLGİÇ: Gençerler rezaleti (FOTOMAÇ)
Koray Gençerler iyi bir yardımcı hakemdi. Geçen sene onu kimin torpiliyle bilinmez orta hakemliğe çıkardılar. Maçta yata kalka yönetim gösteriyordu. Ama böyle dün geceki gibi karşılaşmayı yönetemeyeceği maçın başından belli olmuştu.
2. yarıda Özer sakatlandı yerine Güiza oyuna girdi ve F.Bahçe atakları sıklaşmaya başladı. Bence maçın kaderi 64. dakikada değişti. Soldan yapılan güzel bir ortada kafa vurmaya hazırlanan Güiza, Basem Abbas tarafından sağ kolundan çekilerek yere indirildi. Fakat bu açık penaltıyı sayın (!) hakem vermedi.
HAŞİM ŞAHİN: Gizli bir el (FOTOMAÇ)
Carlos ve Kazım'ın ayrılmasından sonra artık büyük ölçüde hak eden formayı giyiyor Fenerbahçe'de. Yani, adaletli davranmaya başladı Daum. Bu da rekabeti tetikleyerek, kadro kalitesinin ortaya çıkmasına yol açtı, bu yarıda oynanan maçlarda.
Söylemeye gerek yok ki, bozuk zemin ile basiretsizliğin uç noktası hakem yönetimi ittifak yapınca; futbol, yetenek ve kalite prangaya vurulurken, anti futbola da Nobel Ödülü'nü havaya kaldırmak düştü. Dolayısıyla "Gizli" bir el adeta "Okus-Pokus" yaptı ve gecenin rengini tayin etti. O halde bu ligdeki tek rakibi Galatasaray veya Beşiktaş değil Fenerbahçe'nin demek ki. Bu gerçeği de özellikle sarı lacivertli futbolcular akıllarından çıkarmayacak. Çünkü mücadelenin her türlüsünde en tehlikeli rakipler görünmeyen yani "Gizli" olanlardır. Ki bunların başında da Koray Gençerler gibi hakemler geliyor yazık ki.