(A) Milli Futbol Takımı'nın yeni teknik direktörü Guus Hiddink, Türkiye'nin kendi tarzında bir oyunu olacağını söyledi.
Hiddink, Four Seansons Otel'de düzenlenen basın toplantısında, Avustralya ve Hollanda'da çalıştığı dönemlerdeki gibi Türkiye'nin de kendi tarzında bir oyun planı olacağını ifade ederek, ''Türk oyuncular teknik anlamda son derece yetenekli. Oynamayı seviyorlar. Oyuncuların çoğu teknik anlamda donanımlı. Herkes ileri gitmek isteyecektir. Maceracı bir durum var bu durumda. Ben de ileri gitmek isteyeceğim. Bu da insanları cezbeden bir durum yaratacak. İnsanlar maceracı durumu seviyorlar'' dedi.
Türkiye'nin 2016 Avrupa Şampiyonası'na ev sahipliği için aday olmasına değinen Hollandalı çalıştırıcı, şunları söyledi.
''Benim buraya gelişim için temel sebep bu değil, ancak son derece önemli neden. Geldiğim yerlerden edindiğim tecrübelerle, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası için elimden geleni yapacağım.''
Şampiyonada Türkiye'ye kaç oy kazandıracağı sorusu üzerine Hollandalı teknik adam, ''Türkiye için bu büyük bir fırsat. Bu güzel olaya ev sahipliği yapmak gerçekten mükemmel bir durum oluşturacak.
Türkiye'de futbol adına her şeyin gelişimine önemli katkıda bulunacak. Avrupa'daki ilişkilerim konusunda temaslarımız olabilir. Avrupa dışındaki insanların da ikna edilmesi gerekebilir. Ben de bu tecrübelerimi kullanacağım. Özellikle proje konusundaki planları gördükten sonra daha hevesliyim'' dedi.
Türkiye için neyin başarı olacağı ve bu yöndeki hedefler konusundaki soruları yanıtlayan tecrübeli teknik adam, ''Türkiye için yarı final hedefi tabii ki nihai hedef değil. Gerçekçi davranmamız lazım. Türkiye, dünya sıralamasında Avrupa'da ilk 4'te yer alıyor. Her zaman hedefleriniz olmalı, ancak hedefler şartlara da bağlı. Atmamız gereken adımları atacağım. Bakalım hedef maçlarımız bizi ne tür noktalara götürecek. Şu an 'Ben yarı finallere gitmekle mutlu olmam' demek için çok erken. Arada çok şey olacak. Uzun bir zaman var'' diye konuştu.
''ÇOK İSTENMEMİ BAŞARILARIMA BAĞLIYORUM''
Guus Hiddink, çok istenmesinin nedenini ise başarılarına bağladı.
Bu yöndeki bir soruyu Hiddink şöyle yanıtladı:
''Ben bunu başarılarıma bağlıyorum. Elimden gelen her şeyi yapıyorum. Gelecekte de burada elimden geleni yapacağım. Tecrübemi takımımla paylaşacağım. Onlara en iyisini vermeye çalışacağım. Onlar da ellerinden geleni yaparsa, zaten biz en iyisine ulaşacağız.''
Hollandalı çalıştırıcı, milli takımın başında nasıl bir tarzda çalışacağı ve Rusya'daki gibi mi mesai harcayacağı yönündeki soruya ise şu yanıtı verdi:
''İşimin en büyük ve sevdiğim kısmı, Türkiye'deki maçları takip etmek olacak. Zaten oynayan oyuncuları seçiyorum. Pek çok maçı ve oyuncuyu görmek için sabırsızlanıyorum. Birçok oyuncuyu takip ediyorum, ama bunu derinleştirmem gerek. Milli takım olarak pek yerinizde duramazsınız. Seyahat etmek durumundasınız. Ben de seyahat eden bir yöneticiyim. Türkiye'de olduğu gibi yurt dışında da seyahat edeceğim. Avrupa'ya da gideceğim. Ayrıca, maçları izleyeceğim gibi şehirleri ziyaret edip antrenörlerle de görüşeceğim. Yalnızca maçları değil, oyuncuların antrenörleriyle birlikte çalıştıkları zamanlarda da ziyaretlerim olacak.''
YABANCI OYUNCU KONUSU
Yabancı oyuncu konusundaki görüşlerini de anlatan milli takımın yeni patronu, ''Bütün ülkelerde bununla ilgili tartışmalar var. Ben mümkün olduğunca kendi ülkenizden çıkan oyuncuları kullanmanızdan yanayım. Burada kulüplerle bir çatışma yaşanabilir. Bunun üzerine çıkmak lazım. Ulusal anlamda milli oyuncularımızın başarılarıyla gurur duymalıyız'' dedi.
2002 Dünya Kupası'nda 3. olan Türk futbolunun, o dönemden itibaren değişimler yaşadığına dikkat çeken Hiddink, ''Ben de o dönemde Güney Kore'nin başındaydım. Türkiye ile üçüncülük için karşılaşmıştık. Türkiye için güzel bir sonuç oldu, ama o günden bugüne, yönetimle ilgili değişimlerin yaşandığının ben de farkındayım. Henüz derinlemesine inceleme yapamadım. Yöntemlerde değişiklikler olmuştur. Modernleşme adına pek çok değişiklikler olmuştur. Oyuncular uluslararası standartlara eriştirildi'' diye konuştu.
TÜRKÇE'Yİ ÖĞRENECEK Mİ?
Guus Hiddink, Türkçeyi öğrenip öğrenmeyeceği konusundaki soruyu ise şu şekilde yanıtladı:
''Birkaç dil konuşabiliyorum. Aslında bir dili bilseniz de tamamiyle öğrenmek çok zor. Türkçe'de bazı kelimeleri biliyorum. Daha önce Rusça ve Korece öğrenmek zorunda kaldım. Zor dillerdi. Biraz Türkçe biliyorum, ama tamamiyle öğrenmek çok zor. Dillere ilgim var. Belki öğrenirim.''
Hakemlerle ilgili soruyu yanıtlamaktan kaçınan başarılı çalıştırıcı, ''Hakemlerle ilgili konulara girmeyeceğim. Çünkü hassas konular'' demekle yetindi.
Hollandalı meslektaşları Frank Rijkaard ve Johan Neeskens konusunda ise Hiddink, ''Bu kişilerle daha önce çalışma fırsatım olmuştu. İkisiyle de çalışmaktan keyif aldım. Kendileriyle Türkiye konusunda kısa bir konuşmam oldu. Stillerini beğeniyorum'' diye görüş belirtti.
VAN HOOİJDONK KONUSU
Hiddink, Fenerbahçe'nin eski futbolcusu Pierre Van Hooijdonk'un milli takımda çalışıp çalışmayacağı yönündeki bir soru üzerine şunları söyledi:
''Zannediyorum personelle ilgili kısımları konuştuk. Oğuz Çetin'in takımda olmasını istemiştim. Daha önce bu konuda tecrübe yaşamış biri. Engin İpekoğlu için de bu durum geçerli. Asistan kelimesini kullanmayı sevmiyorum. Benimle birlikte çalışacak bu kişileri seviyorum. Van Hooijdonk ise antrenörlük kariyerine yeni başlıyor. Aslında kendisine Türk Hollandalı mı, yoksa Hollandalı Türk mü demek doğru olur, bilmiyorum. Türkçesinin de iyi olduğunu biliyorum. Buna hakim olduğu için kendisinin yardımı olacağını düşünüyorum. Şu an kesin bir şey yok.''
MAAŞ KONUSUNDAKİ SORULARI YANITLAMADI
Hollandalı çalıştırıcı, ''Fatih Terim, başarısız olduğu dönemlerde aldığı ücretle gündeme geldi. Bu durum bir baskı yapar mı?'' sorusu üzerine, ''Fatih Terim ile ilgili kısma yorum yapmayacağım. Maaşla ilgili eleştiriler olabilir. Bizim zaten aldığımız paralar farklı. Özel konulardır. Bu dışa açılmamalı. Şu an itibariyle bu konuların tartışma ciddiyetinden çok memnunum. Başkanla birlikte bunu belli bir ciddiyette tutabiliyoruz'' dedi.
''ÇALIŞTIĞIM HER YERDEN KEYİF ALDIM''
(A) Milli Takım'ın yeni çalıştırıcısı, kariyerinde, çalıştırdığı her yerden keyif aldığını söyledi.
Çalıştığı herkesin kendisine enerji verdiğini kaydeden Hiddink, ''Hala, çalıştığım insanlar bana çok fazla enerji veriyor. Oyuncuların yanı sıra yöneticiler de enerji sağlıyor. Burada da bu enerjiyi karşılıklı olarak sağlayacağım. Chelsea ile çalışmaktan keyif aldım. Yüksek standartlarda, başarılı bir takım. Büyük talepleri olan bir kulüp. Oyunculardan da benim taleplerim oldu. Onlar da buna çok güzel yanıt verdiler. Eminim Türkiye ile de aynı keyfi sağlayacağız. Duyduğum kadarıyla Türk takımı son derece etkileyici. Entegre olmuş bir şekilde, başarılara imza atacağız'' diye konuştu.
Hiddink, Türkiye'de milli takım taraftarlığının oluşamaması konusundaki soruyu ise şu şekilde yanıtladı:
''Dolu tribünler de gördüm. Taraftarlarla doğru ilişkiler nasıl kurulabileceği konusunda düşüncelerimiz olabilir. Bazı ülkelerde destek yoğun gösteriliyor olabilir. Türkiye'nin de Hırvatistan veya Hollanda gibi olabileceğini düşünüyorum. Milli takım oyuncuları da bu yönde neler yapabileceği konusunda kendilerini geliştirebilirler.''
Guus Hiddink, sansasyonel başarılardan çok istikrarlı ve grafiklerini sürekli yukarı çıkardıkları bir başarıdan yana olduklarını dile getirdi.
ÖZGENER: ''LİG 18 TAKIMLA DEVAM EDECEK''
Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener, bir soru üzerine, ligin 20 takımla oynanmasının gündem oluşturmaya başladığını belirterek, ''Bu konunun sürekli liglerin sonuna yaklaştığı günlerde gündemde olmasını doğru bulmuyorum. Ligi 20 takıma çıkarma gibi bir niyetimiz yok. 18 takımla devam edecek'' dedi.
Özgener, 2016 Avrupa Şampiyonası adaylığı çalışmalarıyla ilgili soru üzerine de şunları söyledi:
''Biz geçmişten farklı olarak şu ana kadar 5 ülke federasyonuna ziyarette bulunduk. Bu hafta içinde İsrail ve Slovakya federasyonlarını da ziyarete gideceğiz. Daha sonra kalan üyeleri ziyaret edeceğiz. Başbakanımızın vermiş olduğu garanti mektubunun bizler için artısı var. Son derece başarılı olduğumuza inandığımız proje var. Tabii ki lobi faaliyetlerinin önemi var. 28 Mayıs'a kadar gezme, insanları ikna etme konusunda devam edeceğiz. İnşallah istediğimiz hedefe ulaşacağız.''
Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener, Türk futbolunda yeniden yapılanma için model oluşturduklarını ve bu model için, başarılı olduğuna inandıkları Ersun Yanal'a görev verdiklerini belirterek, en kısa zamanda Yanal ile de basın toplantısı yapacaklarını açıkladı.
