Sarı-kırmızılı ekip, evinde ağırladığı son şampiyon Bursaspor'a 2-0 yenilerek 2. hafta sonunda da puanla tanışamadı ve puan cetvelinde alt sıralarda yer aldı.
İŞTE KARŞILAŞMANIN İSTATİSTİKLERİ
İŞTE MAÇIN ADAMI
Konuk takım Bursaspor her iki yarıda Ergiç'in ayağından bulduğu birer golle Galatasaray'ı 2-0'lık skorla geçerken, puanını 6'ya çıkararak, yoluna kayıpsız devam etti.
AHMET ÇAKAR: Yönetim istifa (SABAH)
Hakem Yılmaz skandal bir yönetim sergiledi. Ama Polat ve ekibi G.Saray'a daha çok zarar veriyor. Kulübü sabote etmeye gelseler bundan fazlasını yapamazlardı.
Galatasaray her geçen hafta kan kaybediyor. Seyircinin ve camianın inancı kalmadı, ama en önemlisi oyuncuların inancı bitti. Topu ayağına alan, gerilim içinde zangır zangır titriyor. Sözüm ona Arda bir yıldız ama iki maç arka arkaya oynayamıyor. Çünkü fizik gücü yetmiyor. Geçen sene elden çıkarılması düşünülen Kewell'a sarılmışlar ve şimdi ondan kurtarıcılık bekliyorlar. Hakan topla kavga ediyor, Ali oynadığı yeri yadırgıyor.
Adnan Polat ve ekibine Galatasaray'ı sabote et deseler bundan daha iyisini yapamazlardı. Para uğruna Kader Keita'yı ve Mehmet Topal'ı sattılar. Elano'yu satmak için her şeyi yapıyorlar ama elde patladı. Yönetimin bir an önce genel kurula gitmesi şart. Aksi halde kaos sürecek ve Galatasaray sadece futbol olarak değil imaj olarak da çok şey kaybedecek.
Yönettiği son 7 maçın sadece ikisi Süper Lig karşılaşması olan hakem Abdullah Yılmaz, sarı kartı bulunan Volkan Şen'in yere düştükten sonra topu kaptırmamak için kasıtlı olarak elle müdahale etmesini pas geçerek kart göstermedi.
RIDVAN DİLMEN: Yönetim ve Rijkaard tembellik yaptı
Galatasaray, Ali Sami Yen'deki son üç maçında altı gol yiyorsa problem var demektir. Takım Sivas'ta 1-0 öne geçti, koruyamadı. Bursa önünde geri düştü, yakalayamadı. Sezonu en geç açan takım Galatasaray. Barcelona'nın bile zaafları vardır. Ama Galatasaray'ın çok fazla zayıf noktası var.
Galatasaray'da etkili üç isim var: Arda-Baros-Kewell... Ancak bu üç isim ne kadar kuvvetli olsalar da fazla iş yapamazlar. Çünkü Barış-Ayhan-Sarp'tan ileriye hiç katkı gelmiyor. Galatasaray taraftarı şunu bilmeli; bu takım bu kadarını yapar.
Rijkaard ve yönetim tembellik yaptı. Hoca, sezon açılışına kadar İstanbul'a hiç gelmedi. Dünya Kupası'na da gitmedi. Yeni evlenen Rijkaard'ın yerinde olsam, balayını İstanbul'da geçirirdim. Ya da, Dünya Kupası'na gitse, özel ilişkileriyle "Kaleci arıyorum" mesajını yaysa bir oyuncu bulurdu. "
LEVENT TÜZEMEN: Sorumlu yönetimdir!
Dünya Kupası'nda yaşanan fahiş hakem hatalarını yazılı ve görsel medyamız, "Türk hakemlerine haksızlık yapılıyor" diye yorumlamıştı. Bu görüş yanlışı yanlışla örtmektir. Başka ülke hakemlerinin hataları bizim hakemlerimizin kurtuluş reçetesi olmamalı.
Galatasaray'ın bu kadar güçsüz hale gelmesinin baş sorumlusu transferleri zamanında yapmayan ve Rijkaard'ın elini zayıflatan yönetimdir. Bu kötü gidiş Rijkaard'ın gitmesiyle de çözülmez çünkü malzemenin kalitesi eksik. Kewell bile sözleşmesini uzattığı için pişmandır.
Başkan Adnan Polat "Aykut'un yan top zaafiyeti var. Ufuk da top tutamıyor" şeklinde yorum yapıyorsa ve kaleci transfer edilmiyorsa sorunu görüp çözüm üretmemek bir yönetim zaafiyetir.
Yerli transferler Galatasaray'ı taşıyamayacağı gibi sürekli oynayan bazı oyuncular da çok kalitesiz. En önemlisi; Galatasaray heybetini kaybetti. Taraftar, "Benim takımım bu maçı kazanır" rahatlığı içinde tribünde oturamıyor. İkinci Başkan Mehmet Helvacı, Karpaty maçı sonrası, "İçimden yönetim istifa demek geliyor" demişti. Taraftar bu mesajı sesli olarak şimdilik Adnan Sezgin üzerinden verdi.
HAKAN DİLEK: Şampiyonla oynamak (FOTOMAÇ)
Şimdi bu maçtan elimize kalana bakalım; Anadolu'dan 40 küsür yıl sonra çıkan şampiyon, 18 yıldır yenemediğiGalatasaray'ı Ali Sami Yen'de devirdi. Başlı başına bir haber değil mi? Başlı başına bir öykü. Şimdi biz bu maç için hangi taktik kurguyla nasıl oynadıkları konusunda ahkam mı keselim? Ertuğrul'un becerisini mi anlatalım? Rijkaard'ın basiretsizliğini mi?
Galatasaray'ın şampiyonluk yarışındaki önemini unuttukları için yönetimi konuşmak zorundasınız, alakalı alakasız isimlerin peşine düşüp kadroyu deneme tahtası haline getirdikleri için konuşmak zorundasınız, eldeki yetenekleri birer birer kaçırdıkları için ve yine varolanları bir türlü "kulübün futbolcusu ruhuna" sokamadıkları için konuşmak zorundasınız...
ZAFER ERTEM: Bir mucize şart! (FOTOMAÇ)
G.Saray şanssızlık mı diyelim, uğursuzluk mu adını siz koyun bir girdabın içine girmiş çırpınıp duruyor. Bir maçta Rijkaard'ın sahaya çıkardığı yanlış 11 ön plana çıkıyor, bir diğerinde ise futbolcuların çaresiz ve beceriksizliği.
İvankov gecenin yıldızıydı. İlk yarının en komik olayı ise Hakem Abdullah Yılmaz'ın daha önce sarı kartı olan Volkan Şen'in bir pozisyonda yere düşerken, topu elle çelmesine ikinci sarıdan, kırmızı kartı gösterememesiydi. Kartı gösterse inanın Volkan asla itiraz etmeyecekti. Bursaspor 2. yarı daha diri başladı. Batalla ve Volkan Şen'le de oyunun hemen başında inanılmaz iki gol kaçırdı. Ancak pozisyon ısrarı Bursa'ya Ergiç'le ikinci golü de kazandırdı. Lafımızın başında dedik ya... G.Saray zor bir süreçte diye. Artık her şey G.Saray adına ters gidiyor. Bu takımın kendisine gelmesi için bir mucize şart ama nasıl bekleyip göreceğiz.