Bosphorus Gaz Corporation adlı şirketini oğulları Adnan ve Metin'e devreden Şen, zamanının çoğunu Bodrum'daki çiftliğinde geçiriyor.
Organik tarımla uğraşan efsane başkan, haftanın iki günü torunlarına organik sebze ve meyve gönderiyor. Doğayla iç içe bir hayat süren Şen, mutlu ve huzurlu bir hayat yaşıyor.
Röportajın spor ile ilgili kısmında ise Şen, oldukça çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte o sorular ve Ali Şen'in yanıtları...
-Taraftar bir daha sizi tirübünlere çağırsa tekrar başkan olur musunuz?
"Tribünlerde ve dünya futbol tarihinde hiç kimseye nasip olmayan 'Ali Şen Başkan Fener Şampiyon' dendiği zaman şampiyon olmak gerekir. Zamanında o imkanlarla takımımızı şampiyon yaptık. Bugünkü
Fenerbahçe ile bizim temellerini attığımız Fenerbahçe'nin borsaya açılması çok farklıydı, Bana taraftar ne zaman ne derse, o olur. Ben iki defa başkan oldum Fenerbahçe'ye, iki kere şampiyon olduk. Her ikisinde de işler çok kötüydü. Her ikisinde de olağanüstü kongre halindeydi. Olağan üstü kongre ne demek? Yönetim görevini yapamadı ayrıldı, görevi üstlenecek insan yoktu. Tribünler Ali Şen'in ötesinde kimseye itimat etmedi. Ülkede Fenerbahçe reformu 1980'de başladı. İkinci reformu, Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, devrede olduğu sıfır borçla 16 Şubat 1998'de hatta 17.5 milyon dolarla, Mehmet Ali Aydınlar'ın verdiği bir imzayla mensup üye oydu... Fenerbahçe'yi borçsuz teslim ettik. Taraftarın istediği oldu, taraftarın bu kadar inandığı, peşinde koştuğu bir başkan daha yoktur, futbol tarihinde..."
-İkinci başkanlık döneminizde Aykut Kocaman'ı gönderdiniz. Bu sene teknik direktör olarak takımı şampiyon yaptı. Bu kararınızdan pişman oldunuz mu?
"Oğuz ve Aykut Kocaman'ı gönderen benim. Oğuz kısmına hafif pişmanım ama Aykut'u gönderdiğime pişman değilim. Ali Şen'de ısmarlama laf yok. Kim direkt sorarsa direkt cevap alır. Fenerbahçe Kulübü'nün sahibi değilim. Aykut'u ve Oğuz'u göndermek istemeyen kişiler vardı başta benim kardeşim istemiyordu. Yönetim Kurulu'ndaki arkadaşlar da bana saygısızlık etmediler, itiraz etmediler. Aynı Aykut daha sonra antreranörlük yaptı. Ali Şen'i Fenerbahçe taraftarı işleri kötü gidiyor diye başa getirdi. Gel bizi şampiyon yap dediler geldik. Yoksa ben Bodrum'da yaşıyordum. Fakat golü atan bizim futbolcu, Trabzonlu meslektaşlarımız centilmen yaptı. Hayatta dümdüz hareket ettiğiniz zaman asla yalpalamazsınız. İşleriniz iyi gitmeyebilir, insanlar size inandığı zaman kişiliğinizde sağlamsa bir sorun yok. Aykut, bu sene Fenerbahçe'de şampiyonluğun başkahramanıdır. İkinci devrede Alex'in koşmadığını, koştuğunu görmediğini... Şampiyon olduğunda aç Alex'e, eğer ki çok iyi futbolcu bu adam; ama ben Alex'in performansını nasıl yükseltebilirim diye düşünüp hareket ettiyse en büyük Aykut Kocaman'dır."