Sadece askerci gazeteleri okuyanlar, basını rehavet içinde sanabilir. Eğer Taraf'ı, Bugün'ü ve demokrasi yanlısı diğer gazeteleri de okusalardı, gündemin cayır cayır olduğunu apaçık görürlerdi.
Gelin olayların ardında kimler olduğuna bakalım:
PKK'nın daha fazla zayiat vermemesi için (insansız hava aracı) 'Heron'u, militanlardan uzaklaştırmaya çalışanlar...
PKK'ları koruma çabası Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından ortaya çıkarılınca, başlatılan soruşturmayı yıllarca sürüncemede bırakanlar...
Emniyet tarafından apaçık bir dille uyarılmalarına rağmen, tedbir almayarak PKK'dan baskın yiyenler...
PKK baskınını, Heronlar aracılığıyla Ankara'da anbean izlerken, zor duruma düşen askerlere yardım göndermeyip şehit olmalarını bekleyenler...
Hatay Dörtyol'da, malum milliyetçi partiyi kullanarak kitlesel bir Türk-Kürt çatışmasını körükleyenler...
Ergenekon soruşturması sırasında yakalanan bombaların kardeşlerini, seri numaralarını silmek üzere toplamışken, yakayı ele verenler...
"Eylem Planı" hazırlama emri verdikleri kişi; adıyla sanıyla, ıslak imzasıyla ortaya çıkınca, "Terfi edilmediği için yaptı" gibi çocukça gerekçelerle, cezadan kurtulmaya çalışanlar...
Haklarında tutuklanma emri olan kişileri, yasadan kaçırmak üzere orduevlerinde barındırarak, yardım ve yataklık edenler...
1960 darbesinde kurup, 1980 darbesinde tahkim ettikleri medya düzeni bozuldu.
Bir zamanlar MİT onlara çalışırdı. Ama zamanla teşkilat sivilleşti ve demokrasiden yana tavır alır oldu. Üç yıl önce başlayan Heron soruşturmasında yalan söyleyince, ses kayıtları tepelerine iniverdi.
Emniyet çağa ayak uydurdu. İki fakülte bitirmiş elemanlarla yükselen teşkilat, demokrasiye köstek değil, destek olmaya başladı.
VE EN ÖNEMLİSİ: Dürüst, zeki, bilgili, gerçekten profesyonel, demokrasi ve hukuk devletine saygılı, dünyanın gittiği yeri gören bir asker kuşağı yetişti.