Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BAŞYAZI MEHMET BARLAS

Yamyamlar da insanları sever

Hemen her dilde "İnsan sevgisi" anlamına gelen "Hümanizm" üzerinde arkadaşlarla tartışıyorduk üniversite yıllarında... O dönemde yani 1960'larda hepimiz "izm"lere çok meraklıydık ve bu arada bunların içeriklerini birbirine karıştırdığımız da olurdu...
Hukuk Fakültesi'nin ağabeylerinden biri bana, ideolojik kararlılığını vurgulamak maksadıyla "Ben sadece Sosyalist değilim, hem de Nasyonal Sosyalistim" demişti o günlerde... Bu konularda bilgisi fazla olan bir arkadaş da, sosyalizmin ve nasyonal sosyalizmin "Hümanizm"e bakış açılarındaki farkı anlatmak için, şöyle demişti:
- Nasyonal sosyalistlerin insan sevgisi ile yamyamların insan sevgisi arasında insana yaklaşımları açısından pek fark yoktur...
Yamyamlar insanlara yemek olarak ilgi duyarlar. Nasyonal sosyalistler de kendileri gibi olmayanları yok etmek için insanlarla ilgilenirler.

İnsanlar neden sevilir?

Bugünlerde kendilerini "Sosyal Demokrat" olarak sunan ama seçim sandıklarından çıkan sonuçlar yüzünden yaşadıkları toplumdan da, demokrasiden de nefret edenleri izlerken, yamyamların insanları neden sevdiği meselesine takıldığım oluyor.
Gerçi insanları artık sevmemeye karar veren yamyamlar da yok değildir. Belki bu konudaki fıkrayı duymuşsunuzdur... Bir yamyamı normal bir lokantada görenler şaşırmışlar, "Senin burada ne işin var" diye sormuşlar. Yamyam iç geçirmiş ve "İnsanlardan bıktım" demiş...
Bir de yamyamların her insanı aynı derecede sevmediği ve bazı insanları daha fazla sevdiği gerçeği vardır ya... Bu durumu anlatan fıkrada da baba ve oğul yamyamlar ormanda giderken, ırmakta çırılçıplak yıkanan bir genç kız görmüşler. Oğul babasına "Hadi baba, şu kızı yiyelim" demiş.
Yamyam baba oğlunun bu önerisine itiraz etmiş, "Hayır oğlum, bu kızı eve götürelim, anneni yiyelim" diye cevap vermiş.

Eşyalar ve insanlar

Kısacası insanlar da, insanların insanlığa bakış açıları da türlü türlüdür... Mesela bazı insanlar da eşyaları ya da sahip oldukları malları, insanlardan daha çok sever ve korurlar.
Örneğin Ernest Hemingway 1934'te aldığı ve "Pilar" adını verdiği ahşap teknesini 27 yıl hiç değiştirmeden korumuş ve bu arada üç defa eş değiştirmiş... İlk eşi Hadley de, ikinci eşi Pauline de, üçüncü eşi Grace de bu teknede onunla birlikte mutlu günler yaşamışlar.
Tıpkı bazı siyasi partilerin hiç değiştirmeden korudukları "Temel ilke"lerini sabit tutup, eş değiştirir gibi bazen darbeci, bazen demokrat, bazen sağcı, bazen solcu, bazen muhafazakâr, bazen devrimci olmaları gibi bir durum değil mi bu?
Kısacası insan da, insanlık da karmaşık olgulardır.

Yemek listeleri

Bu pazar yazısını bir yamyam fıkrası ile noktalamakta sayısız yarar olabilir.
Afrika'ya giden bir Avrupalı turisti, yamyamlar yakalamış. Onu kazana koyup, pişirmeye başlamışlar. Kaynayan suda pişmekte olan turiste alttaki ateşi körükleyen yamyam bir ara "Senin adın ne" diye sorunca Avrupalı turist öfkelenmiş, "Benim adımdan sana ne" diye bağırmış. Bu cevap yamyamı sinirlendirmiş... "Adını bilmezsem, şefimizin yemek listesine ne yazarım" diye azarlamış adamı.
Bakalım seçimde kaybedenlerin kurultaylarındaki yemek listelerinde, kimlerin isimleri olacak?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA