Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HASAN CELAL GÜZEL

Dersim ve istismar

Türkiye'de, 73 yıl önce vukubulmuş bir hadise, gündemin başına oturup günlerce siyasî tartışmaların odağında yer alabiliyorsa, Türkiye'nin yakın tarihiyle ilgili ciddî bir sıkıntısı var demektir.
Meseleyi, sadece iktidar ve muhalefet arasındaki kısır bir çekişme; iktidarın muhalefeti köşeye sıkıştırmak için kullandığı bir taktik olarak görmek yeterli bir değerlendirme değildir. Esasen, 2008'deki Onur Öymen olayında olduğu gibi, 2011'de Hüseyin Aygün de, CHP'nin kendi içinden Dersim konusunu gündeme getirmiş ve tartışmaların başlamasına sebep olmuştur.
Başbakan Erdoğan'ın Dersim olayında zamanın tek parti diktasının zulmü dolayısıyla özür dilemesine ve CHP'nin de kendi totaliter geçmişi için özür dilemesini istemesine karşılık, CHP lideri birbirine zıt beyanlarda bulunarak önce özür dilenmesine gerek olmadığını, son olarak da arşivlerin açılmasını ve Dersim mağdurlarına topraklarının verilmesi gerektiğini söylemiştir.
Ayrıca köşeye sıkışmış CHP sözcüleri de Hükûmete, Sivas, Maraş ve Kubilay için de özür dilenmesi gibi Dersim faciası ile ilgisi olmayan karşılıklar vermişlerdir. Aslında sözü edilen bu olaylar da bumerang gibi gene CHP'yi vurmaktadır. Zira aslında mahiyeti tamamen farklı olan Kubilay olayı, CHP tek parti diktasının unutulmaz bir zulmünü ve İstiklâl Mahkemesi rezaletini sergiliyor; 1978'deki Maraş olayı, CHP'li İçişleri Bakanı'nın ve CHP'li Vali'nin sorumluluğunda cereyan ediyor ve Sivas olayı da gene CHP'li yöneticilerin gafleti yüzünden meydana geliyordu.
Kısaca, bütün bu olaylarda da özür dilenmesi gerekiyorsa, dileyecek tarafın CHP yönetimi olduğu görülmektedir.

***

Cumhuriyet tarihi konusunda yaptığım çalışmalarda, yakın tarih üzerinde yapılan araştırmaların son derece kifayetsiz olduğunu müşahede etmiştim. Çünkü üniversitelerin Atatürk İnkılâpları ve Yakın Tarih bölümleri çok büyük bir baskı altındadır. Cumhuriyet'in ilk dönemi karanlık bir dönem olarak mütalâa edilmekte ve üzerinde ciddî çalışmalar yapılamamaktadır.
Şu hakikati artık görmek lâzımdır ki 'Kemalizm' dogmatik bir ideoloji olarak kabul edilmekte ve 'Atatürk İlke ve İnkılâpları' katı bir doktrin şeklinde topluma dayatılmaktadır. Cumhuriyet'in ilk dönemi bir 'tabu' olarak görülmekte ve özellikle Atatürk Dönemi içi boş bir 23 Nisan şiiri gibi sunulmaktadır.
'Yeni Anayasa' çalışmalarının başladığı, hürriyet ve demokrasi atmosferinin geliştiği ve 'İleri Demokrasi'ye geçilmeye çalışıldığı bu dönemde, yakın tarihimizin tabularından sıyrılmanın da vakti gelmiştir. Sadece Dersim'de yapılan zulmün değil, 1923-1950 arasında geçen 27 yıllık tek parti dikta döneminin de değerlendirilmesi, Türk demokrasisinin önünü açacaktır. Bu dönemle ilgili olarak yapılacak bilimsel araştırmalar, günahı ve sevabıyla bu karanlık çeyrek asrı aydınlatacak; bunun neticesinde de 'çağdışı ubûdiyet dogmatizmi' de asılsız ve insafsız saldırılar da ortadan kalkacaktır. Atatürk de siyasetin bir fenomeni olmaktan çıkacak ve bir 'millî lider' olarak tarihteki şerefli yerini alacaktır.
Başbakan Erdoğan'ın Dersim konusundaki tutumunu bu önemli açılımla izah etmek lâzımdır.
***

Dersim olayı münasebetiyle tabuları yıkıp geçmişle yüzleşirken şu hususlarda istismara yol açılmamasına dikkat edilmelidir:
1. Cumhuriyet'in ilk dönemiyle ilgili değerlendirmeler yapılırken âdil olmalı; bu dönemdeki önemli icraatlar, meydana gelen değişim ve modernleşme gözden uzak tutulmamalıdır.
2. Günümüzde terörle mücadele konusunda uygulanan güvenlik tedbirleriyle geçmişte Dersim olaylarında kullanılan yöntemlerin hiçbir ilgisi yoktur. Türkiye, demokratik rejimin hâkim olduğu ve dünyaya açık bir hukuk devletidir. Etnik bölücülerin ve onların dış destekçilerinin Dersim'i istismar etmeleri kabul edilemez.
3. Bir asırdır devam eden Ermeni iftiraları için özür dilenmesi söz konusu değildir. Zira, bu konuda tarihi olaylar saptırılmaktadır.
***

Ezcümle, Türkiye'ye zarar vermeden ve daha fazla istismar edilmeden, artık bu konu gündemden kaldırılmalıdır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA