5 günlük hava durumu
12 Nisan 2013 Cuma

Peygamberimiz (s.a.v.) gelecekten haber verdi

Hz. Peygamber (s.a.v) gelecekte meydana gelen olaylara dair bilgiler vermiştir. Bunlar birer mucizedir. Bu tür mucizelerin sayısı yüzlercedir. Biz örnek sadedinde sadece birkaçını ileteceğiz. Bu mucizelerin en büyük delili ise, bildirildiği şekilde gerçekleşmesidir.
1- Hz. Peygamber (sav) Hz. Ali'nin şehit edileceğini haber vermiştir. Ehl-i Beyt'e kötülük yapanların en şerlisi ise (sakalını göstererek) şurayı kana boyayandır diye bildirmiştir. Hz. Ali'nin cehennemlikleri ayıran kimse olduğu, onun dostlarının cennete, düşmanlarının da cehenneme gideceğini haber vermiştir. Nitekim Hz. Ali'ye karşı çıkanlar arasında Hariciler en başta yer almıştır.
2- Resulullah Efendimiz (s.a.v.), Hz. Osman'ın Kuran okurken şehit edileceğini, insanların ona halifelikten vazgeç diyeceklerini, Allah'ın ona insanların çıkarmak istedikleri gömleği giydireceğini -yani halife yapacağını-, kanının, "Onlara karşı Allah sana yeter" manasındaki ayetlerin üzerine akacağını bildirmiştir. Hz. Ömer hayatta olduğu sürece fitnenin ortaya çıkmayacağını haber vermiştir.
3- Peygamberimiz (s.a.v), içlerinde Ebu Hureyre, Semüre b. Cündüb ve Huzeyfe'nin (r.a) de bulunduğu bir topluluğa "Sizden en son ölen kimsenin ölümü ateşten olacaktır" buyurdu. Onlar kim öldü kim kaldı diye hep birbirlerini sorup dururlardı. Onlardan en son vefat eden kişi ise Semüre idi. Semüre çok ihtiyarlamıştır. Bir gün haylice zayıf ve bitkin halde iken ısınmak üzere bir ateşin yanına sokulmuştu. Ateşin sıçraması sonucunda kendini kurtaramamış, tutuşarak yanmış ve ölmüştür. Tıpkı Hz. Peygamberimizin buyurduğu gibi.
4- Hz. Peygamber (s.a.v), Uhud savaşında şehit düşen Hz. Hanzala hakkında, "Onu meleklerin yıkadığını gördüm. Eşine sorun bakalım bunun sebebi nedir" buyurdu. Çünkü şehitler yıkanmadan gömülür. Oysa Hanzala'yı melekler yıkamıştı. Eşine sorduklarında şu cevabı verdi: "Dün gece evlendik. Gerdek gecesinden sonra, savaşa çağırıldığında cünüp idi; aceleden yıkanmaya fırsat bulamadan çıkıp gitmişti." Ebu Said diyor ki; "Hanzala'nın başından suların damladığını gördük."
5- Resulullah (sav) buyurdu ki: "Sakif kabilesinin içinden bir yalancı ve bir de sahtekâr çıkacaktır. Âlimler bu kişilerin Muhtar'üs-Sakafi ile Haccac olduğunu söylemişlerdir.
6- Hz. Peygamber (s.a.v.), yalancı peygamber Müseyleme'nin öldürüleceğini haber verdi. Ailesinden kendisine ilk kavuşacak olan kişinin kızı Hz. Fatıma olacağını haber vermiştir. Mürtedlerle yapılan savaşta Müseyleme öldürülmüştür. Hz. Fatıma da Peygamber'in vefatından altı ay sonra vefat etmiştir.
7- Kendisinden sonra halifeliğin otuz yıl süreceğini, bundan sonra halifeliğin saltanata dönüşeceğini haber vermiştir. Hilafet, Hz. Hasan'ın halifeliği ile birlikte otuz yılı doldurdu. Bu hususta Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Şüphesiz bu iş, peygamberlik ve rahmet olarak başladı. Sonra rahmet ve hilafet olacak; sonra merhametsiz bir saltanat, sonra zulüm olacaktır. Sonra da fesat olacaktır.
8- Yine Hz. Peygamber (s.a.v.), ganimet taksimi sırasında bir gayrimüslimin incilerini sahtekârlıkla alan birisinin adını söylemiş, adam öldüğü zaman bu inciler evinde bulunmuştur.
9- Mekke'nin şımarık liderlerinden -müşriklerinden- Ubey b. Halef'in öldürüleceğini, Utbe b. Ebi Leheb'in bir yırtıcı hayvan tarafından parçalanacağını, Bedir Savaşı'nda müşriklerden kimlerin öldürüleceğini tek tek haber vermiş ve söyledikleri aynen çıkmıştır. Hatta Peygamberimiz Mekkeli müşrik aşiret liderlerinin her birinin düşeceği yeri belirtmiş ve savaş sonunda ise aynen dediği gibi her birisi onun belirttiği yerde ölü görülmüştür.
10- Mute savaşında şehit olan komutanların şahadetlerini aynı anda haber vermiştir. Oysa Peygamberlerin bulunduğu Medine ile Mute arasında bir aylık veya daha fazla mesafe vardı. Habeş kralı Necaşi'nin ölümünü aynı gün haber vermiştir. Kalkmış ve gıyabi cenaze namazı kıldırmıştır.
11- Hz. Ebuzerr'e Medine'den çıkarılacağını haber vermiş ve öyle de olmuştur. Onu mescitte uyurken görmüş ve "Buradan çıkarıldığın zaman durumun nice olacak" demiştir. Ebuzerr de, "Mescid-i Haram'da otururum" diye karşılık vermiştir. Sonra Hz. Peygamber (s.a.v.) "Ya oradan çıkarılınca ne yapacaksın" demiş, tek başına yaşayacağını ve tek başına öleceğini haber vermiştir. Efendimizin haber verdiği gibi olmuştur aynen. Hz.Ebu Zerr'in (r.a) hayatı ve vefatı, Hz. Peygamber'in bildirdiği gibi aynen vaki olmuştur.
12- Vefatından sonra, zevcelerinden kendisine en erken elleri uzun olanın kavuşacağını haber vermişti. İlk vefat eden eşi, Hz. Zeynep oldu. Çok sadaka verdiği için Zeynep annemize "uzun elli" diye hitap edilirdi. Bu hanım fakirlerin annesi diye anılırdı.
13- Zeyd b. Suhan hakkında "Vücudunun bir uzvu kendinden önce cennete girecektir" buyurmuştu. Bu zatın savaş sırasında elinin birisi kesilerek vücudundan ayrıldı.
14- Bir gün Uhud dağında kendisi ile beraber olanları kastederek "Sağlam dur! Zira senin üzerinde Peygamber, Sıdık ve şehit vardır" buyurdu. Orada bulunanlardan Hz. Ali, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Talha ve Hz. Zübeyr şehit oldular, Hz. Sa'd da aldığı yara sonucu ölmüştür.
15- İstanbul'un fethedileceğini haber vermiştir. 1453'te İstanbul Fatih tarafından fethedildi.
16- Hz. Peygamber (s.a.v.), Mirac'dan döndüğünde olayı kabul etmek istemeyen Kureyş kâfirlerine, Mescid-i Aksa'yı gözünün önündeymişçesine tarif edip anlatmıştı. 'Madem Kudüs'e gittin, yolda bizim kafileyi görmen gerekirdi' diyenlere kafilenin nerede olduğunu ve Medine'ye ne zaman ulaşacağını söylemiştir. Bu da aynı şekilde söylediği gibi çıkmıştır.
Saydıklarımız, Hz. Resul'ün (s.a.v) saydıklarından sadece küçük birkaç örnektir. Bu haberlerin sayısı binlercedir. Ve Hz. Peygamber (sav) bunun çok ötesini hak etmektedir. Sonsuz salat ve selam o kutlu elçiye olsun.

***
Peygamberler geleceği bilmişler midir?

Hiçbir insan ve hiçbir peygamber Yüce Allah bildirmedikçe geleceği bilemez. Geleceğin anahtarı ve kontrolü elbette Yüce Allah'a aittir. Kuran-ı Kerim' de; "Gaybı -geleceği- sadece Allah bilir" şeklindeki bütün ayetlerin anlamı budur. Gelecek hakkındaki bütün bilgiler ancak Yüce Rabbin emrinde, bilgisinde ve kontrolündedir. Çünkü yaratan sadece O'dur. O istediği bilgiyi istediğine verir, istediğini ise saklar. Hüküm O'nun. Karar O'nundur.
Yüce Allah geleceğe ait bazı bilgileri seçtiği peygamberlerine vermiştir. Kuran-ı Kerim'de buna dair örnekler vardır. Hz. İsa insanların evlerinde ne yediklerini ve neler biriktirdiklerini onlara haber verirdi. (Ali İmran, 49. ayet) Hz. Musa'nın yol arkadaşı (Hz. Hızır) geleceğe ait bilgiler vermiştir (Kehf, 60-82).
Allah, gaybı bilendir. Hiçbir olay, Yüce Rabbımızın bilgisi dışında olamaz. Yüce Allah'ın geleceğe ait teferruatı bilmeyeceğini iddia eden kişi elbette ki İslam dininden çıkar. Çünkü bu, ayetleri ve Kuran'ın tümünü inkâr etmek demektir. Yüce Rabbimiz, geneliyle ve ayrıntısıyla tüm gaybın sahibidir. Aklını yitirmemiş her insan bunun böyle olduğunu bilir. Yüce Rabbimiz, geleceğe ait bilgiyi kimseye bildirmez.
Ancak razı olduğu elçilere gösterir (Cin suresi, 26-28).
Hz. Peygamber (s.a.v.) dahil olmak üzere hiçbir Peygamber, Yüce Allah perdeyi açmadıkça, aralamadıkça geleceği bilemezdi.
Hz. Peygamber'in (s.a.v.) "Gaybı da bilmem, size ben meleğim de demiyorum" (En'am, 50) türünden cevabı bu türden külli (mutlak, bütüncül) geleceğe ait bilgilere dair verdiği bilgidir. Yoksa biz biliyoruz ki, Hz. Peygamber (s.a.v.) geleceğe ait birçok bilgiyi bizlerle paylaşmış ve o haber verdiği bilgiler de zamanı gelince birer birer gerçekleşmiştir.
Cinler de, gaybı -geleceği- bilmezler. Hz. Süleyman'ın (a.s.) vefat olayını anlatan ayetler buna apaçık işaret eder (Sebe suresi, 14).
Yüce Allah, meleklere bize göre meçhul, gayb olan bilgileri verir. Kimin ne rızık kazanacağını Hz. Mikail bilir. Kimin ne zaman öleceğini Hz. Azrail bizden önce bilir.
Demek ki gayb -gelecek- hakkındaki bilgiler de kademe kademedir. Yüce Rabbimiz dilediğine dilediği zaman aralığındaki bilgiyi verir. O isterse verir, karşıdaki de alır. O istemese vermez, karşıdaki talep etse de bir sonuç almaz.
O halde, geleceği yaratan yüce Allah'tır. Gelecek hakkındaki bilgiyi dilediği kadarıyla dileklerine bildiren de Yüce Allah'tır.

İyi insanlar geleceği bilir mi?
İyi bir insan hakkında -ki bu iyi kişi salih, takva sahibi, gerçekten kamil insan da olabilir- geleceği biliyor, bütün geleceği görüyor, geleceği haber veriyor şeklinde konuşma, kişiyi dinden çıkarır. Çünkü peygamberlerden başkası hakkında, -ki peygamberlerinki mucizedir- böyle bir iddia son derece tehlikelidir.
Salih bir insan rüya yoluyla veya kalbine doğan ilhamla ileride olacak bazı şeyleri hissedebilir. Verdiği bazı bilgilerde isabet de edebilir. Bu kişi keramet sahibi de olabilir. Ama bunların hiçbiri, o insanın geleceğe ait vereceği bilginin doğru çıkacağını göstermez. O kişi yanılabilir, şeytan vesvese vermiş olabilir veya Yüce Allah onu imtihan etmiş olabilir. Bütün bu ihtimalleri göz önünde tutmak lazımdır. Bizler ancak peygamberleri ve son peygamber Hz. Muhammed'i (s.a.v.) doğrulamak zorundayız. O'nun dışındaki herkesin sözü kabul veya reddedilebilir. Sözü reddedilemeyecek tek kişi Hz. Peygamber'dir (s.a.v).

Yazarın tüm yazılarını Facebook ve Google + sayfalarından takip etmek için tıklayın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Ramazan bitince defteri kapatmayın ( 27.07.2014 )
Mümin kalpte kibir olmaz ( 26.07.2014 )
Ramazanda tövbe fırsatını kaçırmamalı ( 25.07.2014 )
Cömert insanlar cennete yakın olur ( 24.07.2014 )
Kadir gecesi selamdır esenliktir, barıştır ( 23.07.2014 )
Yetimin başını okşa fakiri doyur ( 22.07.2014 )
Her atılan bombayla vicdanlar vuruluyor ( 21.07.2014 )
Diline hakim olan, beladan uzak olur ( 20.07.2014 )
Ahirete günahlarıyla giden bedelini öder ( 19.07.2014 )
Gönüllerin sultanı ( 18.07.2014 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol