Türkiye'nin en iyi haber sitesi
AYŞE ÖZYILMAZEL

İtalyan erkekleri ne ister?

İtalyan erkekleri... Her kadının rüyası.
Amoreee.
O esmer saçları, kaslı vücutları, o seksi giyim stilleri, sıcakkanlılıkları, gözlerinize derin derin bakmaları...
Diyelim Milano sokaklarında ağzı beş karış açık kalmadan dolaşabilecek bir turist kadın tanımıyorum.
Hani kendimden biliyorum. Normalde karşı cins konusunda burnum yere düşse almam. İçimde fırtınalar kopsa, oracıkta geberecek kadar etkilensem çıtımı çıkartmam.
Bakmayın siz benim "misafir ol gel bana, börekler açarım sana" kıvamındaki yazılarıma.
Bir erkeğe bayıldığım anda domuz olurum. Bir çeşit kadın hastalığı benimkisi.
Yahu karşına lokum gibi adam çıkmış, iki göz kırp, şöyle saçlarını sağdan sola atıver, gözlerini devir, şuh kahkahalar patlat, biraz kadın ol, seksi ol, dişi tavırlar sergile değil mi.
Yok! Taş kesiliyorum, taş. Dört bir yanım buzzz bağlıyor sanki.
Meğer İtalya başkaymış. Daha önce İtalya seyahatlerine sevgilimle gittiğim için gözüm görmemiş.
Milano'ya ayak bastığım andan itibaren beş dakikada bir kendimi tokatlıyordum sayın seyirciler.
Sor bana tarihi eserleri, müzeleri, meydanları bir cümle kuramam. Amaaa sor bana İtalyan erkeklerini; roman yazarım.
Gözüm döndü gözüm. Tek istediğim sabahtan bir kafeye oturup akşama kadar gelen geçene bakmaktı. İkinci gün hızımı alamayıp her erkeğe "Roberto" diye sesleniyordum, düşünün artık. Hayır yani bu ne mantıksa, adam dönüp gelse ne diyeceğim belli değil. Roberto da Roberto.
Tabii tüm hayallerim gibi bu İtalyan erkeği balonu da fıss diye söndü.
Beş günde birçok İtalyan erkeğiyle tanıştım, onlarla tanışmak çok kolay çünkü. Barda, restoranda, kafede, alışverişte fark etmez, göz göze geldiğiniz an tanışıyorsunuz zaten.
Sonuç bir Ayşe klasiği; elde var sıfır. Sebep; çok güzeller ama o kadar. E kuzum, güzellik de nereye kadar? Kim arar söyle kim arar vefasız olanı kim arar.
Peki bu kadın yakan İtalyan erkekleri ne ister acaba? İşte İtalya yollarına dökülecek, azimli kızlara benden hizmet.
İtalyan erkekleri her şeyi ve tüm kadınları ister, hem de aynı anda.
Kendilerini kadın zanneder, cilveleşmek isterler. Kırıtırlar. Flört isterler.
Hayallerindeki iş; gün boyu mavi boncuk dağıtmaktır. Gerisi yüktür, zordur, güzelliklerine zarardır.
Üç saat içinde dünyanın en ateşli aşkını yaşayıp toz olmak isterler.
Mümkünse hesabı sizin ödemenizi isterler. Aaa o bir İtalyan erkeği, pardon yani.
Bildikleri tüm romantik cümleleri peş peşe sıralayıp başınızı döndürmek isterler. Şampanyaya şampanya demezler. Ertesi gün de toz olup havaya karışıverirler.
Siz İngilizce konuşabilmelerini istersiniz ancak onlar bunu istemezler. Karizmalarının her şeye yettiği bir dünya isterler.
Rengârenk giyinmek isterler, takılara, ayakkabılara bayılırlar.
Saatlerce şarap içip, nasıl harika bir gün geçirdiklerini anlatmak isterler.
Mümkünse hiç çalışmak istemezler.
Güzel arabalara binmek, güzel kadınlarla salınmak isterler.
Kulağınıza şarkılar söylemek, şiirler okumak, iltifat kusmak isterler.
Uzun süreli ilişkilerinde sevgili değil anne isterler.
Zevk içinde bandıra bandıra yemek yiyen kadın isterler.
Sabah ekmek almak için çıkıp, beş ay sonra dönmek ve törenlerle karşılanmak isterler.
Sevişmek isterler, uyuklamak isterler...
Ve işin en fenası o kadar yakışıklı ve çekicidirler ki siz de bu tuzağa küt diye düşersiniz.
Aklınız başınıza geldiğinde onlara sadece vitrindeki rengârenk şekerler muamelesi çekersiniz.
"Oooo Robertoooo çok tatlısın ama ben diyetteyim, başka niyetteyim".

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA