YAZARLAR
HINCAL ULUÇ
HINCAL ULUÇ
Yazıyı Dinle
İletişim
Tel: 0212 3544813
Fax: 0212 3544891
SMS: HU yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
Hıncal'ın Yeri
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Demokrat, gerçek demokrat olabilmek..
Niye Tempo!..
Bizim duvar
Bir güzel oyun daha..
Yaka kartları!..
Sevdiğim laflar
Tebessüm
Statüye gel!..

Bir güzel oyun daha..

Vahşet Tanrısı.. Adı değil, yazarı çekti dikkatimi.. Yasmina Reza.. Yıllardır bu ismi arıyorum, tiyatro ilanlarında..
Kaç yıl oldu bilmem.. 1997 mi, 98 mi?.. Gencay Hanım (Gürün) Tiyatro İstanbul'unda Sanat (Art) diye bir oyun.. Cihan Ünal, Cüneyt Türel ve Can Gürzap, üç dev oyuncu.. Ama oyun da muhteşemdi.. Yazarı da adını ilk defa duyduğum Doğu asıllı bir kadın..
"Bu kadını izlemem gerek" dedim. Ama bir daha karşıma çıkmadı.. Ta ki, Vahşet Tanrısı'na kadar.. Bir baktım gazetedeki ilana "Yazan: Yasmina Reza.."
Fırladım gittim, Küçük Sahne'ye..
Gene müthiş bir oyun yazmış Reza.. Ve gene müthiş oynanıyor.. Bu defa üç değil, dört oyuncusu var, Reza'nın.. Okulda kavga eden çocuklarının yarattığı sorunu aklı başında insanlar gibi çözmek için bir araya gelen iki anne ve baba..
Böylesine iyi niyetli bir oturum, çok sakin, çok kibar başlayan konuşmalar, giderek insanın iç yüzünü ortaya koyan sataşmalara, atışmalara, kavgalara dönüşür.. Bir Vahşet Tanrısı hükmünü koyar ortaya.. Güçlü olan kazanacaktır. Çünkü güç kimdeyse, haklı odur..
Evin erkeği rolünde Zafer Algöz bir kez daha harikalar yaratıyor.. Zafer'i her defasında çok farklı kompozisyonlarda görüyorum. Her defasında bayılıyorum. Oyunculuk da bu işte..
Konuk kadında Zerrin Tekindor muhteşem.. Sessiz, sakin, durağan başladığı oyunda giderek volkana dönüyor.. Rol zor. Ama Zerrin öyle oynuyor ki, sırf onun için dahi gidip görmeye değer..
"Şu erkekler oyuncaklarına pek düşkündür. Yazık ediyorlar kendilerine. Bütün otoriteleri kayboluyor. Erkek dediğin elleri serbest dolaşmalı. Elinde çanta taşıyanlar bile beni rahatsız ediyor. Erkek yalnız olduğunu hissettirmeli. Yani yalnız olabilme gücü hissettirmeli. Yalnız olduğunu hissetmediğiniz adamın hiç tadı yoktur" deyişine, ne dersiniz?..
Ülkü Duru.. Işıldar Gökseven.. İkisini de ilk kez izliyorum. İkisini de finalde ellerim kızarana dek alkışladım.
Oyunu Celal Kadri Kınoğlu sahneye koymuş. Tiyatroyu da, seyirciyi de biliyor. Başından sonuna arasız süren 1.5 saat boyu seyirciyi bir an olsun sıkmayacak, oyundan koparmayacak ritmi tutturmak, yönetmenliğin en zor yanı. Kınoğlu başarmış.
Zeynep Avcı'nın çevirisi mükemmel.. Serpil Tezcan'ın dekor ve giysileri çok klasik, hatta sıradan geldi bana..
Bir alkış da, oyunun dergisini hazırlayan Esra Özmener'e.. Ben bugüne dek bu kadar güzel, bu kadar özenli bir Oyun Dergisi gördüğümü hatırlamıyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Tarkan'a vurmanın dayanılmaz zevki.. ( 04.03.2010 )
Cabaret'nin medyatik talihsizliği.. ( 03.03.2010 )
Hukuk Devleti yolunda Hukuk Reformu.. ( 02.03.2010 )
Öncelikler.. Öncelikler.. Öncelikler.. ( 28.02.2010 )
Kurallar ya vardır, ya da vardır!.. ( 27.02.2010 )
Ak'ı aklamaya çalışmak.. ( 26.02.2010 )
NTV'ye hem de nasıl alkış.. ( 25.02.2010 )
Halkın gündemi çok farklı.. ( 24.02.2010 )
İşte Avrupa Kültür Merkezi.. ( 23.02.2010 )
Benim güzel Türkiyem ( 21.02.2010 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol