X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Aşık Veysel'in ölümünün 42. yıldönümü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'in ölümünün 42. yıldönümü

  • Giriş Tarihi: 21.3.2015 10:18 Güncelleme Tarihi: 21.3.2015 12:21
Aşık Veysel'in ölümünün 42. yıldönümü
Aşık Veysel'in ölümünün 42. yıldönümü

Büyük halk ozanı , aramızdan ayrılalı tam 42 sene oldu...

21 Mart 1973'te aramızdan ayrılan büyük halk ozanı , ölümünün 42'nci yılında çeşitli etkinliklerle anıldı. İstanbul'da düzenlenen konsere çok sayıda vatandaş katılım yaparken, sahne alan TRT Türk Sanat Musiki Sanatçısı Sabahat Arslan, Aşık Veysel'in sevilen türkülerini seslendirdi.

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN

AŞIK VEYSEL'E YAZILAN ŞİİR ROCK ŞARKISI OLDU

"Özyanık" mahlaslı dedesi Mehmet Özçelik ve ünlü halk ozanı Aşık Veysel'in dostluğunu, bestelediği bir şarkıda perçinleyen İzmirli şarkıcı ve ziraat mühendisi Taylan Yeşildağ, 2. tek şarkılık albümünü bugün piyasaya sürecek.

Dedesinin 1963 yılında yayınladığı 125 kuruşa satışa çıkardığı Sapsarı adlı şiir kitabında, Aşık Veysel'e hitaben yazdığı 'Körükle Yansın' şiirini besteleyen Yeşildağ, dedesinin Aşık Veysel ile Köy Enstitüleri döneminde tanıştığını ve yakın dostlukları bulunduğunu belirtti.

"AŞIK VEYSEL İLE TÜRKÜ SÖYLERMİŞ"

Köy Enstitüleri döneminde dedesinin müzik öğretmeni olan Aşık Veysel'in dedesiyle yaşadığı hikayeleri anlatan Yeşildağ, "Aşık Veysel, dedemin müzik öğretmeni daha sonra kaynaşmışlar ve samimi olmuşlar. Konya'da aşıkların atıştığı, şiir yazdıkları derme çatma bir yer varmış orada Aşık Veysel ile türkü söylerlermiş. Dedem, Aşık Veysel'i çok seviyor ve bu yüzden ona bir şiir yazıyor. Sonra bir konferans salonunda Aşık Veysel ön sırada otururken sahnede bu şiiri okuyor. Ayakta alkışlıyorlar. Ben de yıllar sonra hem Aşık Veysel'i hem de dedemi anmak için bu şiiri besteledim" dedi.

"AŞIK VEYSEL BİR EFSANE"

Maddi bir beklentisi olmadığını, ikinci tek şarkılık albümünü manevi nedenlerle piyasaya süreceğini ifade eden Yeşildağ, "Aşık Veysel bir efsane. Dedem de onu örnek alan bir insandı. İkisi de benim hayatımda önemli yer tutuyor. Ben de bunu bir vefa örneği olarak yaptım. Çok mutluyum ve heyecanlıyım. Yıllardır böyle bir projeye imza atmak istiyordum. Dedem şarkımı dinleseydi gurur duyardı diye tahmin ediyorum" dedi.

İKİ GÖZÜ DE KÖR OLDU AMA...

Aşık Veysel Şatıroğlu, 1894'te Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Annesi Gülizar, babası "Karaca" lakaplı Ahmet adında bir çiftçiydi. Veysel'in iki kız kardeşi, yörede yaygınlaşan çiçek hastalığına yakalanarak yaşamlarını yitirdi. Ardından Veysel de yedi yaşında aynı hastalıktan dolayı iki gözünü de kaybetti. Kendi anlatımına göre:

"Çiçeğe yatmadan evvel anam güzel bir entari dikmişti. Onu giyerek beni çok seven Muhsine kadına göstermeğe gitmiştim. Beni sevdi. O gün çamurlu bir gündü, eve dönerken ayağım kayarak düştüm. Bir daha kalkamadım. Çiçeğe yakalanmıştım. Çiçek zorlu geldi. Sol gözüme çiçek beyi çıktı. Sağ gözüme de, solun zorundan olacak, perde indi. O gün bugündür dünya başıma zindan."

Babasının, Âşık Veysel'e oyalanması için aldığı sazla önce başka ozanların türkülerini çalmaya başladı. 1933'te tanıştığı Ahmet Kutsi Tecer'in teşvikleriyle kendi sözlerini yazıp söylemeye başladı.

Âşık geleneğinin son büyük temsilcilerinden olan Âşık Veysel, bir dönem yurdu dolaşarak Köy Enstitüleri'nde saz hocalığı yaptı. 1965'te özel kanunla maaş bağlandı. 1970'li yıllarda Hümeyra, Fikret Kızılok, Esin Afşar gibi bazı müzisyenler Âşık Veysel'in deyişlerini düzenleyerek yaygınlaşmasını sağladı. Şarkışla'da her yıl adına şenlikler yapılır.

Eserlerinde Türkçe'si yalındır. Dili ustalıkla kullanır. Yaşama sevinciyle hüzün, iyimserlikle umutsuzluk şiirlerinde iç içeydi. Doğa, toplumsal olaylar, din ve siyasete ince eleştiriler yönelttiği şiirleri de vardır. Şiirleri, Deyişler (1944), Sazımdan Sesler (1950), Dostlar Beni Hatırlasın (1970) isimli kitaplarında toplandı. Ölümünden sonra Bütün Şiirleri (1984) adıyla eserleri tekrar yayınlandı. 1973'te akciğer kanseri nedeniyle vefat etti.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.