X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Alternatif tıp son çare olmamalı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Alternatif tıp son çare olmamalı

  • Giriş Tarihi: 3.11.2014 14:28
Alternatif tıp son çare olmamalı
Alternatif tıp son çare olmamalı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yüksel Kesim, çağdaş tıbbın bir kenara itilerek tek tedavi veya tek çare gibi alternatif tıbbın sunulmasının etik açıdan sakıncalı ve yanlış olduğunu belirtti.

Kesim, çağdaş tıbbın insanın bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklarla mücadelede rol oynayabilecek yöntemleri reddetmeyeceğini söyledi.

Son zamanlarda kamuoyunun gündemine sık sık bitkisel ürünler ile alternatif tıp reklamlarının ve uygulamalarının geldiğini belirten Kesim, "Alternatif tıp ürünleri ilaçlardan yeterli verim alamayan hastalar tarafından alternatif olarak kullanılıyor. Herhangi bir tıp eğitimi almamış, hatta sağlıkla ilgili bir meslek mensubu bile olmayanların hasta kabul edip, hatta ilanlar vererek medya kuruluşlarında boy göstermesi etik değildir. Bazı ürünler her derde deva olarak pazarlanıyor" dedi.

Kesim, çağdaş tıpta güvenilirliği tamamen ispatlanmamış, muhteviyatı belirsiz, farmakolojik özellikleri aydınlanmamış, kontrollü deneylerle güvenilirliği ispatlanmamış yöntemlerin kullanılmayacağını anlattı.

İnsanların son çare olarak alternatif tıbba yöneldiğine dikkati çeken Kesim, şöyle devam etti:

"Alternatif tıp, tamamlayıcı tıp adıyla gündeme gelen uygulamalar sadece bitkisel tedavilerle ilgili değil, akupunktur, meditasyon, hipnoterapi, biyoenerji gibi farklı yaklaşımlarla da pazarlanıyor. Bu uygulamaların bir kısmının bazı tedavi edici etkilere sahip olması mümkün ancak bu tür uygulamalar, modern tıbbın tamamlayıcısı ve hatta alternatifi olarak kötü kullanımlara bırakılmadan hastaların hizmetine sunulabilir."

Prof. Dr. Kesim, insanların bağışıklık sistemini güçlendirmenin en iyi korunma ve tedavi mekanizması olduğuna değinerek, şöyle konuştu:

"Bağışıklık sistemi, bilinen tüm hastalıkları, kanserleri yenebilecek mükemmel bir sistemdir ve herkesin organizmasında mevcuttur. İyi beslenen, temiz hava alan, fiziki ve mental egzersizlerle kendisini zinde tutan, stres altında kalmayan insanların bağışıklık sistemi güçlüdür. Stres, kötü beslenme, hareketsizlik, kaygı, endişe, üzüntü, ağır depresyon, şizofreni, radyasyon, radyoterapi, kemoterapi, bazı viral enfeksiyonlar diyabet, ağır enfeksiyonlar, kirli hava, ağır çalışma koşulları, partiküler sanayi tozları bağışıklık sistemini zorlar. Zorlanan bağışıklık sistemi vücudu yeteri kadar koruyamaz. Fırsatçı organizmalar veya normalde insan vücudunda bulunan ve zarar vermeyen diğer mikroorganizmalar atağa geçer, sağlık olumsuz etkilenir."

Kesim, "Çağdaş tıp, insanın bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklarla mücadelede rol oynayabilecek yöntemleri reddetmez ancak bu yöntemlerin, çağdaş tıbbı bir kenara iterek tek tedavi veya son çare gibi sunulması etik değildir" ifadesini kullandı.

"ALTERNATİF TEDAVİLERİ UYGULAYAN KİŞİLERİN SORUMLULUKLARI YOK"

Aktarlardan ya da alternatif tıp ürünleri satılan yerlerden alınan ürünlerin içeriğinin bilinmediğine dikkati çeken Kesim, şunları kaydetti:

"İlaçlarla ilgili içerik, doz, imal edildiği yer, imal eden kişi ya da kurum bilgileri, yan etkileri biliniyor. Oysa aktar ya da alternatif ürün satılan yerlerde satın alınan ürünlerin içinde ne tür karışımlar olduğu, kim tarafından imal edildiği yazmıyor. Bir hekim hastasıyla ilgili bütün sorumlulukları üzerine alabiliyor. Alternatif tedavileri uygulayan kişilerin sorumlulukları yok. Denenmemiş veya muhteviyatı bilinmeyen maddeleri insan üzerinde uygulamak insan haklarına aykırıdır. Bu nedenle insanlarımızın daha bilinçli olması gerekiyor."