X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Tiroid kanseri 5 kat arttı!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Tiroid kanseri 5 kat arttı!

  • Giriş Tarihi: 25.6.2015 12:07 Güncelleme Tarihi: 25.6.2015 12:29
Tiroid kanseri 5 kat arttı!
Tiroid kanseri 5 kat arttı!

Çağımızın korkulan hastalıklarından biri, sinsice ilerliyor, uzun süre belirti vermiyor…

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de Tiroid kanserinin sıklığı hızla artıyor! Sinsice ilerlediğinden uzun süre belirti vermeyen hastalık, erken teşhis edildiğinde ise tedavi edilebiliyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Acıbadem Fulya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Rüştü Serter, sabah.com.tr okurları için önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Tiroid, boyun bölgemizin ön tarafında 'adem elması' adı verilen kıkırdak çıkıntının hemen altında yerleşen ve vücudumuz için hayati öneme sahip hormon salgılayan kelebek şeklinde bir bez. Bu bezle ilgili tüm hastalıklarla Endokrinoloji ve Metabolizma bilim dalı uğraşıyor. Tiroid nodülü ise tiroid dokusu içinde oluşan farklı yapıda ve değişik büyüklüklerde olabilen anormal yumrular veya kitleler. Yaygın görülen bir problem olmakla birlikte önemli olan bunlar içerisinde kanser olabilecek nodüllerin teşhisi ve tedavisi. Son yıllarda tiroid kanserlerinin görülme sıklığı dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla artıyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Acıbadem Fulya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Prof. Dr. Rüştü Serter, tiroid kanser sıklığının son 20 yılda tüm dünyada yaklaşık 5 kat arttığını, bunda tanı yöntemlerinin gelişmesinin de etkili olduğunu belirterek "Tiroid kanserleri için risk kabul edilen faktörler arasında iyot eksikliği ile beraber guatr sıklığında artış, boyun bölgesine radyasyon uygulanması, aile hikayesi ve genetik mutasyonlar gelmektedir. Tomografi gibi tıbbi görüntüleme yöntemlerindeki artış ve Çernobil nükleer kazası, radyasyona maruziyetteki artışın en önemli sebepleri olarak kabul edilmektedir" diyor.


NODÜLLERİN DÜZENLİ TAKİBİ ŞART


Tiroid kanserinin büyük çoğunlukla yavaş geliştiğini ve geç yayıldığını, özellikle erken teşhis edildiğinde ise tedavi edilebilir bir kanser türü olduğunu belirten Prof. Dr. Rüştü Serter, "Tiroid kanserinin dünyada ve ülkemizde sıklığı hızla arttığından, ülkemizde uygulanacak tüm check-up paketlerinde mutlaka tiroid ultrasonu ve tiroid fonksiyon testi de bulunmalıdır. Tiroid nodüllerinin kanser açısından değerlendirilmesinde iğne biyopsisi güvenilir, kolay bir yöntemdir" diyor. Peki sinsi ilerlediğinden uzun süre belirti vermeyen hastalığın varlığından nasıl haberdar olabiliriz? Tiroid kanserinin büyük çoğunlukta bir şikayete sebep olmadığını, belli bir seviyeye ilerledikten sonra, ileri derecede büyümesi, ağrı yapması, nefes borusuna baskı yapması, boyunda lenf bezlerine yayılması sonrasında kendisini belli ettiğini belirten Prof. Dr. Rüştü Serter; hastaların az bir kısmında boğazda sıkıntı hissi, ağrı, nefes almada güçlük çekme, ses kısılması ve yutma güçlüğü olabildiğini söylüyor. Tiroidde nodüllerin toplumda sık görüldüğünü ve bu nodüllerden sadece yüzde 1-5'inin kanser olabildiğini belirten Prof. Dr. Rüştü Serter "Tiroidin nodül açısından değerlendirilmesi, riskli nodüllerin tespiti ve cerrahi olarak alınması diğer nodüllerin de düzenli takibi erken dönemde en önemli yaklaşımdır" diyor.


NODÜLLERDE AĞRI VE ANİ BÜYÜMEYE DİKKAT!


Tespit edilen nodüllerin kanser riski yönünden gerekirse iğne biyopsisi yapılarak değerlendirilmesinin önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Rüştü Serter, kanser veya kanser şüphesi tespit edilenlerin ameliyatla çıkarılması, diğerlerinin ise risk düzeyine göre muayene ve ultrason ile düzenli takip edilmesi gerektiğini söylüyor. Nodüllerde ağrı ve ani büyüme kansere işaret edebildiğinden dikkatli olunması gerekiyor. Tiroid muayenesinde nodüllerin büyüklüğü, sertliği, kıvamı, hassasiyeti, çevreye yapışıklığı; ultrasonda ise büyüklüğü, şekli, yapısı ve içeriği bu konuda ip uçları veriyor. Boyundaki şüpheli lenf bezleri de bu konuda uyarıcı. Prof. Dr. Rüştü Serter kanserde temel tedavinin cerrahi olduğunu belirterek "Cerrahiden sonra nüks olasılığını azaltmak için bir kez radyoaktif iyot tedavisi uygulanır ve takiben tiroid hormonu ile baskılama yapılır. Çok nadir grupta radyoterapi veya kemoterapi ihtiyacı doğar" diyor.