"BAŞIMIZI KALDIRMALIYIZ"
Kendisinin 1989 yılında milli takıma geldiğinde çok daha kötü durumda olunduğunu hatırlatan Fatih Terim, şöyle devam etti:
"Bu hep beraber olacak bir iş. Başımızı öne eğmenin gereği yoktur. Tam tersi, oyuncularım da dahil olmak üzere başımızı kaldırmalıyız. Utanacak bir şey yapmadık, sadece mağlup olduk. Kalbimize, beynimize, ruhumuza ve gerçeğe hitap eden çok güzel bir maç olduğunu söyleyip, ileride belki çok daha iyi anlayacağız Brezilya karşılaşmasını. Böyle olması için var gücümüzle çalışacağız, bundan emin olabilirsiniz. Ben de mağlubiyetten hiç hoşlanmıyorum. Ama esas mesele, galibiyetlerden ve mağlubiyetlerden çok daha farklı mana ifade eden Türk futbolu meselesi. Bu hoş olmayan ortamdan nasıl çıkarız? Seksen milyonluk bir ülkeyi futbolda tekrar nasıl ayağa kaldırırız? Konu bu olmalı."
Terim, dün izlediği Almanya maçında, devşirme oyuncu sayısının arttığını gördüğünü de dile getirerek, şöyle konuştu:
"Önceleri 5-6 tane olan devşirme oyuncu sayısının, 8-9'a vardığını görüyorum. Mesela bizde yok böyle bir şey. Cebelitarık'ı Ermenistan'ı, Portekiz'i izliyorum. Hepsinde yeni bir arayış var. Özellikle futbolda yeni yeni kalkınmaya çalışan ülkelerin hepsi, bir seviye daha iyi olmaya aday. Müthiş mücadeleleri var. Herkes yeni bir şey arıyor. Bir düşünce devrimi ile beraber devam ediyorlar. Kimse durmuyor. Bizim de durmadan çalışmamız ve uygulamamız lazım. Orada (Brezilya maçı) kalırsak, bizi bir yere götürmez. Ne 3-0 yendiğimiz bir maç Türk futbolunu kurtarır, ne de 4-0 yenildiğimiz bir maç Türk futbolunu batırır. Herkesin bir araya gelip katkı sağlaması lazım. Bu iş, taşın altına hep beraber elini sokan, Türk futboluna hizmet eden insanlarla olur."
"KURALLAR VE KAİDELER BİZİ BİRAZ ZORLUYOR"
Devşirme oyunculardan bahsetmesinin, kendilerinin de böyle bir düşünce içinde olmalarından mı kaynaklandığı şeklindeki bir soru üzerine ise Terim, şunları kaydetti:
"Açıkçası kurallarımızla bize uymuyor. Kanunlarımızda 5 sene gibi bir süre var. En sonunda bir de FIFA'nın koyduğu 5 sene süresi var. Zor oluyor. Ama biz diyoruz ki, böyle bir global dünyada bu çok tuhaf bir şey değil. Kendi oyuncularımıza da güveniyoruz, inanıyoruz. Onlardan daha çok ortaya çıkarmak mecburiyetinde olduğumuzu hissediyoruz, o yönde çalışıyoruz. Kendisini Türk hisseden herkes Türk'tür. Ama bu konuda şu anda herhangi bir yol almış durumda değiliz. Kurallar ve kaideler bizi biraz zorluyor."