Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Feda sezonu

Giriş Tarihi: 14.5.2015 11:23
Feda sezonu
"Oyuncularım 1-1'e reaksiyon gösterdi" dedi İsmail Kartal maçtan sonra.
Her takımın harcı değil… Şampiyonluk için tek çarenin kazanmak olduğu maçta, düşmesi neredeyse kesin lig sonuncusuna karşı üstelik de kendi evinde reaksiyon göstermek.
Çok az takım yapabilir!..
Hoş reaksiyondan kasıt ne o da başka bir soru tabii… Oyunu tutup 2'nci golü yememek herhalde.
Dünkü maçla ilgili çok da yazıp çizecek bir durum yok. Bu durumdaki rakibine, üstelik böylesi bir aşamada Selçuk-Topal tandemiyle çıkacak kadar özgüvenden ve cesaretten yoksun bir zihniyet yönetti bu sezon Fenerbahçe'yi… Sonuç kaçınılmazdı.

Koca bir sezon, Emenike'yi kazanma seferberliğine feda edildi.
4'üncü yıldız hedefi, "Ben herşeyi bilirim" zihniyetine feda edildi.
Yıllar sonra kapıyı çalan Şampiyonlar Ligi geliri, prestiji, morali, bir kişinin inadına feda edildi. (muhtemelen)

Aslında şaşılacak bir durum yok ortada. Teknik direktörlük müessesine inanmıyor F.Bahçe başkanı zira. "Primlerini verdim o sayede olduk" diyor. "Rakipler kötüydü" diyor. Takım başarınca, hocanın kendisinden rol çalmasından rahatsız oluyor. Ama ironiktir başarısızlık durumunda fatura hep başkalarına, en çok da yine hocalara çıkıyor. Geçmişteki bütün hocalar kötü... Ama bir Allah'ın kulu da çıkıp "O hocaları kim seçti peki" diye sormuyor.
Okullarda, kalan son birkaç taraftarının da alay malzemesi haline geldiği, utancından tuttuğu takımı gizlediği Atletico Madrid'i 2 yılda Avrupa'nın en tepesine kadar taşıyan Simeone…
İflas etmiş Borussia Dortmund'u Bayern Münih gibi bir devin önünde 2 sezon üst üste şampiyon yapan, bir de kupa alıp Şampiyonlar Ligi'nde de finale çıkaran Klopp...
Kariyerinde her 18 maça bir kupa sığdıran Guardiola... Ve daha niceleri…
Bu kadar somut ve çarpıcı örnekler varken dahi, teknik adam faktörüne değil, yönetim olarak antrenmana "çıkarma yapmanın" etkinliğine, barbekü partileriyle moral vermeye inanıyor.
Fakat Fenerbahçe futbol takımı için bu sezon muhtemelen kaçan, gelecekte de kaçacak muhtemel şampiyonluklardan daha büyük bir tehlike var gözden kaçan.
Camia, taraftar, vasata alışıyor, alıştırılıyor. Şampiyonluk yolunda en ağır darbenin alındığı, yıllar sonra bir maçta kaleyi bulan tek şut dahi çekemeden biten Eskişehir deplasmanı sonrası "Altın değerinde bir puan aldık" diyen, derbi maçında sırtındaki çubukluyu çıkaran oyuncusuna "N'olur sahaya dön" diye neredeyse yalvaran teknik direktörlere...
Tek adam eksiltemeyen, şu haftaya kadar ancak 4 gol atabilen forvetlere…
10 yıldır futbolunu bir adım olsun geliştiremeyen ön liberolara…
Oturduğu yerden tıkır tıkır parasını alan Krasiç gibi transfer skandallarına…
Bekleri ve biraz Alper dışında takımı öne taşıyan, çalım atan silahı olmayan, Avrupa'nın en yaşlı kadrolarına…
Dolmayan tribünlere…
Alex'e bir jübileyi çok gören kuru öfkeye…
Basket takımını Obradovic'in çalıştırdığı bir kulübün futbol takımının, İsmail Kartal'a teslim edilmesindeki çelişkiye…
Takım otobüsüne silahlı saldırıda, ilk 24 saat sonrası köşesine çekilip "Tetikçi bulunacaktı hani, ne oldu o iş" diye hesap soramayan yöneticilere…
Vizyonsuzluğun, başarısızlığın sıradanlığına alıştırılıyor.
Fenerbahçe küçük düşünerek küçük düşürülemez! Bunu unutturuyorlar insanlara, bunu bilmeden büyüyor genç kuşaklar.
Evet, günümüz futbolunda, taraftar dediğin "müşteri" hatta hissedar ama aynı anda bir sivil toplum örgütü de artık. 3 Temmuz sürecinde Fenerbahçe taraftarı gösterdi ki bir kamuoyu yaratma silahı aynı zamanda... Lobi faaliyeti yürüten bir örgütlü oluşum... Buna rağmen, onlardan "sunulanla yetinmeleri" "neden" diye sormamaları isteniyor, bekleniyor. Sorgulamanın, eleştirmenin ihanet olduğu algısı yerleşiyor.
Ve asıl ilginç olan, iri kıyım bir futbol mucizesi Fenerbahçe'yi bu saatten sonra şampiyon da yapsa, bu gerçekler değişmeyecek. Hiçbir kupa bu tabloyu temize çekemeyecek…
İsmail Kartal "Bu takım ligin en iyi futbolunu oynuyor. Aksini söyleyen art niyetlidir" demişti. Ama bu tabloya bakınca asıl art niyet, Fenerbahçe'ye, Fenerbahçeliler'e "Doğru yoldasınız, böyle devam edin" demektir.
Dost acı söyler…

Bülent DEĞERLİ
ARKADAŞINA GÖNDER
Feda sezonu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz