YAZARA MAİL GÖNDER 'Bebek katili' diyerek barış yapılamaz

YAZARLAR

Barış süreciyle ilgili sorunlardan biri de, yıllardır devlet propagandasına maruz kalan "Türk" kitlelerin tepkisi...
1980'leri, 90'ları hatırlayalım... Askerler, sivil siyasetçilere, "Siz kenara çekilin, biz bu işi silahla çözeriz" diyordu.
Şiddet siyaseti elbette propagandasız yürümezdi. Başta Abdullah Öcalan olmak Kürtçü siyasetçiler, medya üzerinden şeytanlaştırıldı.
Şeytanlaştırma savaş dönemine uygundu. Ancak iş şimdiki gibi barış yapmaya geldiğinde... Apo'nun şeytan olduğuna inandırılanlar... "Öcalan barış anlaşması yapılacak makul bir politikacıdır" fikrini kabul edemiyor. Yani bugünün sorununu, dünün çözümü oluşturuyor.

Kör milliyetçilik

Mesela dünkü yazıda şöyle demiştim: "Öcalan (...) zeki ve serinkanlı bir politikacı." Bazı okurlarımız itiraz etti. Özetle şöyle dediler: "Terörist ne zamandan beri politikacı oldu?"
Sevgili arkadaşlar... Bu tür itirazlar, tam da devlet propagandasını benimsediğinizin işareti.
Türkiye'yi böyle bir zihniyet yönettiği için Kürt ve PKK sorunlarına çare bulunamadı.
Bunun tipik örneklerinden birini, "Biz örgütü 6 kere yok ettik" diyerek eski GK Başkanı İlker Başbuğ sergiledi.
Başbuğ basit bir gerçeği göremiyor... "PKK bunca militan kaybetmesine rağmen kendini yeniliyor. Sorun ciddi ki Kürt gençleri öleceklerini bilmelerine rağmen dağa çıkıyor" diyemiyordu.
Ulus devletçi, merkeziyetçi, nasyonalist bir kafaya sahip olanların, burunlarının dibini görememelerine acı bir örnektir Başbuğ'un sözü... "

Terör" değil "savaş"

Gelelim "Siyasetçi Öcalan" meselesine... Sadece deliler savaşmak için savaşır. Onun dışında savaş, belli bir hedefe ulaşmak için yapılır. Ünlü savaş filozofu Clausewitz'in dediği gibi, "Savaş, siyasetin başka araçlarla sürdürülmesidir."
PKK bir terör örgütü değildir. 100 kişiyle sınır karakoluna saldıran, ağır makineli tüfekler kullanan, halktan destek alan, 30 bin ölüme rağmen varlığını sürdüren bir örgüte terör örgütü demek kendini kandırmaktır.
Dolayısıyla Öcalan'a terörist demek, denize 'göl' demek gibi bir şey: Bir Kürt ulusalcısı olarak, siyasi amacına ulaşmak için şiddeti kullanan bir politikacıdır Apo.

Ötekini anlamak
Unutmayalım:
Bizim taraftaki milyonların "terör" dediğine, karşı taraftaki milyonlar "özgürlük mücadelesi" diyor. Bu noktada sayısal çoğunluk haklılığı garantilemez.
Bugünün MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Oslo görüşmeleri sırasında Apo'dan "Sayın Öcalan" diye söz ediyordu. Niye?
Çünkü barış yapacaksan, muhatabına belli bir düzeyde saygı göstereceksin. "Hem Apo'ya bebek katili diyeyim, hem de onunla barış görüşmesi yapayım..." Gülünç bir hayal!
Apo ile masaya oturduğunuzda size, "Hoş geldin Türk faşisti" demesini ister miydiniz?
Özetin özeti: Medya 30 yıldır savaşın diline alıştı. Siyasi meşrebi ne olursa olsun, kadrolar bu dili konuşan elemanlarla dolduruldu. Halbuki savaşın dilini bırakıp, barışın dilini konuşmak zorundayız...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.