YAZARA MAİL GÖNDER Mamma mia! Gli Arabi!

YAZARLAR

Size öğretilmiş olanı bir süre papağan gibi tekrarlarsınız, sonra günün birinde "ben ne yapıyorum" diye sormaya başlarsınız.
O gün, kurtuluş gününüzdür.
"Müttefikimiz olan Almanya yenildiği için biz de yenik sayıldık" zırvası, artık Recep İvedik'in bile dalgasını geçtiği bir Kemalist balonudur. Çünkü Recep İvedik bile, bizim Almanya'dan iki hafta önce pes ettiğimizi öğrenmiştir.
"İtalyanlar bize benzer" balonu da, bendeniz gibi önce İtalya'ya sonra İspanya'ya giderseniz patlar örneğin, çünkü İspanyollar'ın bize çok daha fazla benzediğini kendiniz görürsünüz.
"Turist döviz getirir ama ahlak götürür" iddiasının gerçek olması için, turistin bir kısım magazin basınımızdan daha beter olması gerekir ki, bu düşük bir ihtimaldir.
"Yurt dışına çok çıkarsak devletin dövizleri azalır" görüşü de, dövizin devlet elinden kurtarılmasıyla sona ermiştir.
Döviz alıp satma tekeli İsmet Paşa'nın elinde kalsaydı bu tehlike büyüktü.
Dövizin üstüne sekiz düğüm atıp saklamak yerine onu kazanmayı ve harcamayı tercih etmek Türkiye'yi kurtarmıştır.
"Dolar dediğin nedir ki, yeşil bir kâğıt parçası, gerekirse basar basar dış borçlarımızı öderiz" görüşü de ölmüş ve Silivri'ye gömülmüştür.
Devleti ele geçirseydi, sınırlarımızdan içeri bir tek "Arap kılıklı" turist bile sokmayacaktı.
Bunun hesabını da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne veremeyecekti ama bu mahkemeyi iplemeyeceği için sorun yoktu.
Tıraş olmuş, ceket giyip kravat takmış Araplar'ın gelmelerinde herhalde bir sakınca görülmüyordu... Araplar akın akın geldiler, kendi giysileriyle geldiler ve bir sürü de para bıraktılar.
Visa kartlarıyla ilgili bir araştırma yapılmış (Visa'nın kendisi yapmış), Suudi Arap turistlerin bu kartla Türkiye'de yaptıkları harcamalarda yüzde 72 artış görülmüş.
Bu sene tam 94 milyon avro bırakmışlar.
Bir tek bu kartla ha, diğer kartlardan haber yok, nakit harcamalar da bilinmiyor.
İngilizler yalnız bu kartla Türkiye'de 234 milyon avro harcamışlar. (Ruslar, Almanlar ve Amerikalılar da onlara yakın.)
"Memleketin batmakta olduğunu" iddia eden muhalif basın, "Arap turistler kesenin ağzını açtı" demekten de kendini alamıyor.
İstediğiniz sektörü alın, otelcilik, havayolu, hazır giyim, perakende, hepsinde "yabancılara satışta" patlama var.
Soyunmayan Arap kadınlarının hangi ahlakı götürdükleri de bir soru işareti...
Belki ahlakımızın yerinde olmasını, Türkiye'ye artık kolay kolay gelemeyen Fransızlar'a borçluyuz.
Çünkü Fransa'da bu yıl büyüme oranı sıfır (burada yüzde üç olunca battık diye ağlıyorsunuz hani) ve Fransız turisti dünyadan ayağını kesti, kendi kıyılarında debelenmeyi tercih ediyor.
Ne dersiniz, gelmeyen Fransız mı gelmeyip para da getirmesin, yoksa bir tek kredi kartıyla bile 94 milyon avro bırakan Suudi'yi mi tercih edelim?
CHP seçmeni emekli memurlar birinci şıkkı seçeceklerdir. Bir de esnafa sorun bakalım, onlar ne diyorlar?
Sormaya hacet yok, seçim sonuçlarına bakın yeter.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.