YAZARA MAİL GÖNDER Sekürü

YAZARLAR

Hani şu öldürülen binbaşı Cem vardı ya... JİTEM'in kilit isimlerinden biri... Hani sevgilisi vardı, Nevval, aynı gün o da öldürülmüştü... Vay canına, aradan yirmi iki yıl geçmiş, gençler şimdi "o da kim" diye soracaklar.
İşte bu merhum binbaşı, "özel güvenlik şirketlerinin elemanlarını örgütleyip aynı çatı altında toplayarak bir tür 'para-militer' güç oluşturmak" niyetindeydi.
Alman Nazi Partisi'nin SA örgütü gibi... Bununla ne yapacaktı, Musul'u mu alacaktı Kerkük'ü mü, bilinmez. Darbeye yaramazdı çünkü ellerinde ağır silah yoktu. Gerçi bu memlekette polisle darbe yapmaya kalkan psikopat da görmedik değil ama...
Ömrü vefa etmedi, bir de bu özel güvenlikçilerin pek bir işe yaramadıkları görüldü. Biz televizyon ve gazete baskınlarında atılan taştan korkup kaçacak delik arayan güvenlikçi de gördük, kadınlardan dayak yiyen güvenlikçi de...
Fakat onları da anlamak gerekirdi. Banka yönetimi "soygun olursa direnmeyin, bırakın kaç para alırlarsa alsınlar" talimatını verirse, güvenlikçi ne yapabilirdi?
Çekip vursa, soyguncuyu adam yerine koyup hesabını soruyorlardı. Güvenlikçi kendini kodeste buluyor, derdini anlatıp temize çıkana kadar aylar geçiyordu.
Özel güvenlik ancak "dilenci ya da ramazan davulcusu kovalamaya" falan yarıyordu! Bohçacıları, kapı kapı dolaşıp çelik tencere satanları uzak tutmakta da faydalıydı.
Öte yandan, "emekli polislere ek gelir kaynağı" olarak da önemliydi tabii, Amerika'da emekli polislerin özel dedektif, emekli CIA ajanlarının da "adam kaçırma uzmanı" olarak iş buldukları gibi.
Fakat teröre karşı en ufak bir etkinliği yoktu. "İtle kopukla" başa çıkabiliyor ama "profesyonelin" karşısında çaresiz kalıyordu.
Bu arada güvenlikçileri çanta taşıma, pizza getirme, ayakkabıları boyacıya götürme gibi "yan işlerde" kullanan yönetici de yok değildi ha!
Bu durumda bunlar "security" değil, telefon reklamında Selime Hemşire'yi oynayan Şafak Sezer'in diliyle "sekürü" olurlardı ancak...
Sabancı cinayetiyle varlığı ve faydası sorgulanmaya başlanan özel güvenlik, savcı cinayetiyle yeniden gündeme geldi.
Cumhurbaşkanı "artık tarihe karışmalıdır" diyor.
İyi de, eldeki özeller ne olacak? Ülkemizde 244 bin polis, buna karşılık 233 bin özel güvenlik elemanı var. Bunların bağlı oldukları tam 1.358 de şirket. Bugüne kadar bir milyon kişi de sertifika almış. Üniversitelerde fizik kimya bölümü gibi özel güvenlik kürsüleri kurulmuş. Yani, bu işin suyu çıkmış.
Bu istihdam kapısı artık kapanacak ama bu işten ekmek yiyenler ne olacaklar? Şaka değil, bu sektörde tam 6 milyar dolar dönüyormuş, 15 milyar lira eder.
"Koruma memuru statüsü" verilecekmiş. Polisle bekçi arası bir şey. Bu neyi çözecek? Bunların yüzde 94 gibi ezici bir çoğunluğunun da "polislik için yetersiz" olduğu söyleniyor.
Bunu halledin, sonra da magandalara bol keseden dağıtılan silah taşıma ruhsatlarının nasıl geri alınacağını ve düğünlerde damat ya da gelin vurma geleneğimizin önüne nasıl geçeceğimizi tartışırız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.