YAZARA MAİL GÖNDER Yemezler koçum

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR

Cumhurbaşkanı ancak ve ancak "vatana ihanetten" yargılanabilir. Cinayet işlese, çekip adam vursa, kılına dokunamazsınız. Sözü edilen başkan Recep olmuş, Abdullah olmuş, Ahmet olmuş, Süleyman olmuş, Turgut olmuş, bu kural değişmez.
Vatana ihanet suçlamasından başka hiçbir suçlamayı, görev süresi bittikten sonra "geriye dönük" olarak da gündeme getiremezsiniz. Haa, cumhurbaşkanlığı bittikten iki saat sonra trafik suçu bile işlese, o başka tabii, o zaman sıradan vatandaş olarak yargılanır.
Bu kuralı Recep Tayyip Erdoğan koymadı, Kenan Paşa'nın hukukçu kılığına girmiş mutemet adamları koydular.
Dolayısıyla, "Yüce Divan'a göndereceğiz" falan diye hiç boşuna efelenmeyin. Gönderemezsiniz. (Ayrıca bunun ön adımı olarak mecliste salt çoğunluğu değil "nitelikli çoğunluğu" ele geçirmeniz de şarttır ama hiç de öyle bir görüntü vermiyorsunuz...)
Öyle olsa bile bu yolda herhangi bir girişim "darbe" anlamına gelir ki, sonuçlarına da katlanırsınız...
Yani, "hiçbir şekilde suçlanması mümkün olmayan Celal Bayar'ı idama mahkum ettirmeniz" gibi bir rezillik ortaya çıkar! Hesabı da sorulur.
Yüce Divan sıfatına bürünmüş Anayasa Mahkemesi de böyle bir davayı kabul ettiği anda, bırakın şöyle ya da böyle karar vermeyi, davaya bakmayı dahi kabul ettiği anda anayasa dışına düşer.
Nitekim bakın, "cumhurbaşkanı tarafsız davranmıyor" şeklindeki cahil cüretinden kaynaklanan şikayetiniz, Yüksek Seçim Kurulu tarafından reddedildi. YSK, yetkisizliğini gerekçe gösterdi.
Haklıdır. YSK hiçbir şekilde, ister olumlu ister olumsuz yönde, cumhurbaşkanının icraatını denetleme ve bu konuda fikir belirtme hakkına sahip değildir.
Bu kurallar, "muvazaayla meclisin seçtiği, tercihan emekli bürokrat" bir cumhurbaşkanı için geçerliydi, şimdi halkın seçtiği cumhurbaşkanı için de geçerli.
Eh, ne yapalım, "altyapıyı" değiştirmek istemediniz! Yeni bir anayasa istemediğiniz gibi, mevcut anayasada gerekli değişikliğe de yanaşmadınız, kaçtınız. Size "halkın seçeceği cumhurbaşkanının konumu farklı olacaktır, gelin şunun hukuki durumunu tartışalım, kuralları yeniden saptayalım" denildi, yan çizdiniz.
Şimdi, eski Türkiye'nin cumhurbaşkanları için çizilmiş altyapıyı, halkın seçtiği cumhurbaşkanı rahatça kullanıyor! Hiçbir şey yapamazsınız.
Evet, bu "ucube" bir durumdur. Bundan cumhurbaşkanının kendisi de memnun değildir.
İki çözümü vardır: Ya anayasa "tamamen" değişecek ve başkanlık sistemine geçilecektir...
Ya da çıkmaz ayın son çarşambasında iktidara geleceksiniz ve eski sisteme, yani cumhurbaşkanını "meclisin seçmesine" geri döneceksiniz.
Bu da keyfinize göre olmaz, bu kez ters yönde yeni bir anayasa değişikliği, demek ki referandum gerektirir.
Hadi halka gidin de sorun, "cumhurbaşkanını kendin seçme hakkından feragat ediyor musun, eskisi gibi gene meclisin seçmesini kabul ediyor musun" diye, bakalım ne cevap alacaksınız?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.