YAZARA MAİL GÖNDER İyi iyi, kilitleyin bakalım sistemi, kilitleyin

YAZARLAR

Daha şimdiden insanları yormaya başladılar.
Daha meclis toplanmadı, bırakın meclisin toplanmasını daha Yüksek Seçim Kurulu resmi sonuçları bile açıklamadı, daha kimse mazbatasını almış değil, türlü çeşitli "koalisyon formülleri" ortalığı kasıp kavuruyor.
Bazı meslekdaşlarımız "sıcak yaz ayları boyunca konu çıktı" diye sevinebilirler, biz sevinmiyoruz. Sakin bir dönemi tercih ederdik.
Madem ki HDP aklını başına toplayıp AKP ile işbirliğine yanaşmayacak... Ekmeğini "Tayyip nefretinden" çıkarmayı, yani kendi kırsal kökenlerine yakışan kolay, ucuz ve güdük "taşra politikacılığını" tercih edecek... Madem ki çapı bu kadarcık...
Madem ki kimsenin de "değişmeye" niyeti yok, öyle de olur böyle de. Öyle de bir koalisyon kurulur böyle de. "Memleketi hükümetsiz bırakmamak" falan filan, klasik politikacı ağızlarıdır.
Bize ne hemşerim? Herkes işinde gücünde, herkes kendi derdinde... Futbol dünyasının şimdi mevsim gereği ayyuka çıkan ve yüzde doksanı da palavra olan "transfer haberleri" daha heyecan vericidir.
Sistem değişmedikçe, yeni bir anayasanın yolu açılmadıkça, bize ne falanca bakanlığa kim gelmiş de filanca bakanlık feşmekân partinin eline geçmiş?
Ama madem bunu bekliyorsunuz (öyle ya, yazar dediğin başka ne yazar?), devam edelim:
Herhangi bir koalisyon, muhtemeldir.
Hiçbir koalisyon kurulamaması, daha büyük ihtimaldir. "Nafile turlarla" temmuz geçer, ağustosa varılır. "Görev iade edilir", kırk beş gün dolduğu için meclis feshedilir, tekrar seçime gidilir.
Heh heh hee, bu arada Davutoğlu ve "esbak" AKP hükümeti, koltukları boş bırakmamak için ve de cumhurbaşkanının "ricası" doğrultusunda hep fiilen işin başında kalacaktır ha! Bunu da unutmayın.
Kasım sonunda yeni bir seçim yapılır, "tablo" gene değişmezse ilkbaharda bir seçim daha... Ama Davutoğlu hep koltukta...
Erdoğan "zaten" görev başında...
Muhalefetin istediği bu muydu?
İster misiniz o arada "biz ne halt ettik" diye dövünenlerin emanet oyları AKP'ye geri dönsün de Selahattin Efendi'nin ekibi seksenden diyelim küt diye elliye düşüversin?
Daha beteri, belki de meclis dışı kalsınlar?
Bu sefer Kürt politikacıları biz ne halt ettik diye dövünmezler mi?
İşte bu nedenle, aklın yolu hemen şimdi bir AKP-HDP işbirliğidir.
Bunun dışında her türlü formül, herhangi bir parti tek başına seçimi kazanıncaya kadar, ülkemiz için vakit kaybıdır, patinajdır, fetret devridir.
Üzülmeyin canım, belki de CHP kazanır! Pişkin Kemal başbakan, zalim Gürsel zaptiye nazırı...
2044 gibi falan... Biz hayatta olmayız, siz kendi aranızda eğleşirsiniz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.