Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Artık çok net...
Dünya egemenleri bir bölgeyi yeniden düzenlemeden önce üzerinden siyasal, ekonomik ve askeri buldozerlerle geçiyorlar.
Orada yaşayan halkların zor durumlarda ayaklarını sağlam basacakları medeniyet zeminini hedef alıyorlar.
Şehirleşme sürecini...
Farklı sosyolojilerin birlikte yaşama iradesini...
Ekonomik gelişme potansiyelinin kırıntısını bile...
Ezip geçiyorlar.
Hürriyet ve demokrasi getirme vaadiyle gelip geride kaos bırakarak gelişmeleri seyrediyorlar.
Birkaç yazıda buna "toz topraklaştırma" dedim.
Afganistan'ın on küsur yıl içinde içine düştüğü çıkmazı ve Afganistan'daki tozu toprağı güneye taşıyarak Pakistan'ı bölüp bitirme stratejisini örnek gösterdim, hatırlayacaksınız.
Çok acımasız bir strateji bu; dış politikayla, uluslararası çıkarlarla falan bağlantısını kuranlar olabilir ama insanlıkla alakası yok!

***

Medeniyet ve gelenek namına ne varsa altüst etme; halkların birlikte yaşama iradesini kırıp bölme ve bölgeyi çölleştirme operasyonunun bir başka hedefi bizim güney sınırlarımızın hemen altında kalan coğrafyadır.
Bunu görüp kabullenmeliyiz.
Batı koalisyonu, Rusya ve bölge egemenleri İsrail, İran ile Suudi Arabistan yeniden dizayn edilecek Ortadoğu'dan kendilerine pay çıkarmaya çalışıyorlar.
Bunu tekrar tekrar söylememe gerek yok.
Fakat "kontrollu kaos" stratejisinin (ki bu stratejinin İngiliz anahtarı IŞİD'tir) bölgenin nispeten rahat ve gelişmeye açık görünen şehirlerini de hedef aldığını ve bu şehirlerin "toz topraklaşma" tehdidiyle karşı karşıya kaldığı gerçeğini zihnimizin bir kenarına yerleştirmemiz gerek.
***

IŞİD neden Bağdat'a değil de, ilk olarak Musul ve Erbil'e yöneldi, sorusu hayati önemdedir.
Bu iki şehirden birincisi artık "şehir" falan değildir. Birkaç ay içinde "toz" oldu, ne yazık ki!
Erbil ise geçen yılki Erbil değil.
Gelen haberlere bakılacak olursa, şehrin sakinleri artık ekonomik pırıltı ve Türkiye ile iyi ilişkilere falan kafa yormuyor. Tedirginler.
Bölgenin on yıldır hızla gelişen ve geleceğe güvenle bakan en önemli şehri neresi peki?
Barış sürecinin ufkunu açtığı şehir hani?
Biliyorsunuz...
Diyarbakır.
Kaç gündür ne halde olduğunu, şehir sakinlerinin son olaylar nedeniyle nasıl bir iç çatışmaya itildiğini de biliyorsunuz.
Halklara düşman, çıkarlarına âşık dünya egemenleri Diyarbakır'ı da toz toprak coğrafyasına katmak istiyor.
Olay budur.
Oyun budur.
Kazanamayacaklar!
Fakat Ankara da kesinkes şunu anlayıp planlarını ona göre yapmalı...
Bu egemenlerin hiçbirinin ipiyle "kuyu"ya inilmez!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER