YAZARA MAİL GÖNDER "Yeni Türkiye" eski paradigmaya ters düşüyor
kapat

YAZARLAR

"Yıkanmak"sonucu açısından "Temizlenmek" anlamını da taşır... Ama resmi ideoloji tarafından beyinleriniz ilkokuldan başlayarak yıkanıyorsa ve yıkanmış beyinlerin oluşturduğu "Paradigma" kirlenmemiş beyinlere söz hakkı tanımıyorsa ya da onları "Tehdit" olarak görüyorsa, yıkanma kirlenmeyi de getirmez mi gündeme?
Sevgili Herkül Millas yıllar önce kesip sakladığım bir yazısında "Paradigma" meselesini şöyle ele almıştı:
"- Toplumlar ister inanç ve mitoslarını, ister 'bilim' sistemlerini olsun (anlaşarak ve birbirlerini teyit ederek) aralarında bir 'tutarlılık' sağlayacak biçimde oluştururlar. Khun bu görüşlerin bütününe 'paradigma' demişti. Artık paradigmaya yöneltilecek her tür eleştiri sağır kulakların aşılmaz duvarıyla ya da sistemi savunmaya hazır inançlı taraftarların sözde 'mantıklı' ısrarıyla karşılaşacaktır...

Kendi evinde yabancı olmak
- Bu durumda basmakalıp görüşlerin dışında yeni bir şeyi görebilmek ve savunmak, paradigmanın dışındakilerden sağlanıyor. Yani 'yabancıdan'... Ancak bu yabancı genellikle hoş karşılanmıyor toplumca. Tarih içinde farklılık tepkiler doğurmuştur. Sokrates ve G. Bruno'yu klasik örnek olarak hatırlatıyorum. Birine zehir içirdiler, ötekini canlı ateşe verdiler. Oysa masum şeyler söylüyorlardı, bugünün anlayışına göre... Zamanımızda bu öfkenin en yaygın ve üzücü biçimi 'yabancı düşmanlığıdır.'
Millas'ın "Kendi evinde yabancı olmak" sonucu ile özetlediği bu tabloyu bugünkü Türkiye'nin siyaset ve düşünce hayatına yansıttığınız zaman, yıkanmış beyinlere dayalı biçimde oluşturulan eski paradigmanın "Yeni Türkiye" olgusuna neden öfke duyduğunu anlayabilirsiniz.

Kim ilerici kim gerici?
Çünkü "İlerici" oldukları ezberletilen kişilerin ve siyasal akımların, gerçekte gerici ve statüko bekçileri oldukları, paradigma dışındaki beyinler tarafından topluma duyuruldu... Kendilerini solcu olarak sunanların halk düşmanlığı yaparak varlıklarını sürdürdükleri anlaşıldı. Paradigmanın "Batılılık" şeklinde sunduğu olgunun, özünde yine bir Batı ürünü olan "Faşizm"den fazlaca etkilendiği açığa çıktı.
Dün Turgut Özal'ı hedef alan komploların bugün Tayyip Erdoğan için de, aynı paradigmanın rejisörleri tarafından sahnelenme girişimlerine baktığınızda, olayın özüne daha rahat girebilirsiniz... 40 yıldır beraber olduğunuz çevrede onlara ters düşen bir görüşü savunduğunuzda ve tek başınıza kaldığınızda, bu gerçeği daha derinine hissetmez misiniz?
Ama bütün bunlar geçicidir... Çünkü "Yeni Türkiye" ile eski paradigma da yenilenmektedir...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.