Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Fransa Cumhurbaşkanı Hollande Paris'i hedef alan terör saldırısı ertesinde, Antalya'daki G-20 Zirvesi'ne gelmeyeceğini açıkladı. Ama belli ki bu zirvenin gündemi artık özellikle IŞİD kaynaklı "Terör tehdidi" ve "Suriye Krizi" dışında pek başka bir konuyu içermeyecektir.
Biz Türkiye olarak terörist saldırılara uzak ve yakın geçmişimizde defalarca hedef olmuş bir ülkeyiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Paris Katliamı" ertesinde yaptığı açıklamadaki vurgular, hem duygularımızı, hem de gerçekleri yansıtmaktadır.

Terörün dini dili olmaz
"-Artık terörizmle mücadele konusunda sözün bittiği yerde olduğumuzu hatırlatmak istiyorum. Bunun artık ön plana çıkması gereken bir dönemde olduğunu özellikle hatırlatmak istiyorum. Terörün dili dini ırkı milleti olmaz. Teröristin terörün hepsi kötüdür. Senin teröristin kötü benimki iyi mantığını artık kenara bırakmak gerekir.
-Türkiye olarak terörizm konusunda ilkeli tavrımızı bundan sonra da aynı şekilde devam ettireceğiz. Ankara'daki, Suruç'taki, Gaziantep'teki, Diyarbakır'daki, Şırnak'taki ülkemin insanları bunları çok iyi bilir, ne düşünüyorsak ne düşündüysek şunu bilmenizi
isterim ki, Paris'teki eylemler için de aynısını düşünüyor, hissediyoruz."

Tehdit bir gerçektir

11 Eylül'den beri bir Batı ülkesini hedef alan en büyük terörist saldırı olan "Paris Katliamı"na dayanan günlerde, 224 yolcusuyla Sina'da düşürülen Rus yolcu uçağı bu kadar yoğun bir öfkeye ve ilgiye sebep olmamıştı. Ama artık bütün dünya devletleri gündemde sınırlar ötesi global bir tehdidin söz konusu olduğu bir saldırının varlığını kabullenmek durumundalar.
Bu noktada mesela Beşar Esad'ın Paris Katliamı ertesinde "Fransa, Suriye'nin beş yıldır yaşadığı terörü dün akşam yaşadı" şeklindeki sözlerini kabullenmek de mümkün değildir. Veya Fransa'nın muhalif siyasetçilerinin ve medyasının bu saldırı ertesinde neden Devlet'i veya Fransa Cumhurbaşkanı Hollande'ı suçlamadığına şaşırmak da, ancak bizdeki bazılarının mantığına sığar.

Bazi sonuçlar

Paris Katliamı'nın hissedilebilecek sonuçlarından birinin zaten Avrupa'da var olan "Yabancı Düşmanlığı"nın ve "İslamofobi"nin tırmanması olacağı tahmin edilebilir. Bu olay Suriyeli mültecilere Avrupa kapılarının daha da şiddetle kapanmasına yol açacaktır. Fransa'da olay ertesinde bir mülteci kampına yapılan saldırı bunu gösteriyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER