YAZARA MAİL GÖNDER "Aldatılmışlık duygusu" toplumda o kadar yaygın ki
kapat

YAZARLAR

"Sigara içtiğini çevresinden gizleyen kişi için en uygun ortam sisli havalardır" denilir ya... Bu deyişi siyasete aktardığımızda da "Kendilerine inanan insanları aldatanlar için de en uygun ortam sisli havalardır" diyebiliriz herhalde...
HDP Eş Başkanı Demirtaş'ın Sur'daki terörist eylemlere destek vermeleri için partililerini yine sokağa davet etmesini izlerken, onun aday olduğu Cumhurbaşkanı seçimi kampanyasında "Biz bütün Türkiye'nin partisiyiz" demesini yine hatırladım. Ona oy veren aldatılmışlar, acaba şimdi başlarını taştan taşa vuruyorlar mı?

Aldatılmışlık duygusu

Bu "Aldatılmışlık duygusu" şu anda Türk toplumunda en ağır basan ruh haletidir...
Hatırlayın Ergenekon ve Balyoz gibi davaların kamuoyunda heyecanla izlendiği günleri... Darbe hazırlayanlar önce Fatih Camisi'nde bomba patlatıp, toplumu ayaklandıracaklarmış benzeri haberleri, suçlu ilan edilerek tutuklananları hatırlayın. "

Dini cemaat"miş...

Meğer onlar da aldatmacaymış... Meğer kendilerini "Dini cemaat" olarak sunan kökü dışarıda bir örgütün polisteki ve adliyedeki imamları ve basındaki uzantıları aracılığıyla sahneledikleri bir tezgâhmış bu davalar... Meğer "Cemaat" de dışarıdaki "Büyük Akıl"ın yazdığı senaryoyu sahneleyen figüranlar topluluğuymuş...
Şöyle bir hatırlayın... Bu tezgâhı sahneye koyanların militarizme ve vesayetçi demokrasiye karşı mücadele ettiklerini zannetmiyor muyduk? Marangoz Cepetto'nun ürettiği Pinokyo yalan söylediği zaman burnu uzar... Bizi sürekli aldatanların ise bırakın burunlarının uzamasını, yüzleri kızarmadı bile...

Kronik yalancılar

Hiç merak etmez misiniz? Seçilip TBMM'ye gelen ve milletvekili yemini edenler acaba kürsünün arkasında tek ayaklarını kaldırarak mı bu yemin metnini okuyorlardı? Ankara yerine Kandil'e veya Moskova'ya gözlerini ve kulaklarını dikenler, bu davranışlarını hangi yeminle izah edebilirler ki?
İbsen'in "Per Gynt"ündeki kişi hep yalan söyler ve sonunda yaşadığı köydeki hiç kimse ona inanmaz... O da kendisini yeni serüvenlere atarak, inanılmazların dünyasında dolaşır. Sosyopolitik yaşamımızda sürekli yalancıların rol aldığı ve biz seyircilerin de bu yalanlara inandığımız bu traji-komik oyun acaba daha ne kadar sahnelenecek?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.