Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bende bu kuyruk acısı, sende de bu evlat acısı oldukça hiçbir şey eskisi gibi olamaz demiş ya, hikâyedeki yılan oğlu ölen adama...
Toplumlar da bazı olayları yaşadıktan sonra artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını fark ederler.
Bizim yaşadığımız 15 Temmuz darbe teşebbüsü de bu çeşit olaylardan biridir. Bu olayın üzerinden sadece bir yıl geçti ama devletin yapısı da, toplumun siyasete ve devlete bakış açısı da öylesine değişti ki, sanki yüz yıldır bu yeni düzen içinde yaşıyormuş gibi değil miyiz?

Temel değişiklik
Öncelikle Silahlı Kuvvetler'in bir Kemalist partiymiş gibi algılanması sona erdi. Generallerin bile FETÖ'cü olduklarını, F-16 pilotlarının FETÖ'nün vurucu gücünü oluşturduklarını hayret ve ibretle izledikten sonra, o eski algının hâlâ devam etmesi mümkün değildi. Nitekim 15 Temmuz sonrasında Silahlı Kuvvetler'in yapısı yeniden oluşturuldu. eğitimden hiyerarşik düzene ve çeşitli hizmetlere kadar uzanan her alanda radikal değişiklikler gerçekleşti.

Sözde dostlar
15 Temmuz'un tam olarak saptanamayan dış ayağı da, bu alanda hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının işaretçisiydi.
Darbe teşebbüsünün başarısız olmasından sonra kaçan hainlere dost ve müttefik olarak bildiğimiz ülkelerin adeta kucak açması, bu dış ayağın bir nevi işaretiydi.
Darbe teşebbüsü sonrasında ilan edilen olağanüstü halin demokrasiyi zedelediğini ileri süren dost ve müttefikler de, dış ayak konusuna ışık tutuyorlardı.

Katar krizi
Kısacası 15 Temmuz sonrası Türk dış politikasında sözde dost ve müttefik ülkelere karşı "Gölge etmeyin, bu bile yeter" çizgisinde bir yaklaşım izlenmeye başladı. Özellikle ABD'nin PYD'yi silahlandırması ile bu yaklaşım daha da etkinleşti.
Bazı Körfez ülkelerinin darbe teşebbüsünü desteklediği yolundaki iddialar, Katar'a verilen sınırsız desteğe kadar dayandı.

Anayasal düzen
Evet... Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Son Anayasa değişiklikleri ile de bu yeni düzenin ana hatlarının etkin olduğunu biliyoruz artık. Örneğin bir siyasi parti lideri artık cumhurbaşkanı adayı olmadan parti başkanlığını sürdüremeyecek. Örneğin adayı Cumhurbaşkanı seçilemeyen bir partinin yürütme erkinde söz sahibi olması da imkânsız hale gelecek. Kısacası artık hiçbir şey eskisi gibi değil.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER