Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Osmanlı askerleri 29 Mayıs 1453'te Topkapı-Edirnekapı arasındaki bir yerden şehre girmeye başlayınca Rumlar "şehir düştü" diyerek kaçmaya başladılar. Şehrin düştüğünü anlayan Rumlar Ayasofya'ya koşmuşlardı. Rumlar, Ayasofya'ya sığınarak kendilerini meleklerin ve azizlerin koruyuculuğuna kendilerini teslim ettiklerine inanıyorlardı. Ayasofya'ya doluşan halk eski bir kehanetin gerçekleşmesini bekliyordu. Kehanete göre Türkler Çemberlitaş'a kadar gelecek, ancak burada bir melek gökten adalet kılıcını indirecekti. Melek bu kılıcı Konstantin Sütunu'nun yanında dikilen isimsiz ve gariban bir adama "Bu kılıcı al ve efendimizin intikamını al" diyerek verecekti. Bunun üzerine Türkler kaçmaya başlayacaklar, Bizanslılar da Türkler'i kovalayıp, şehirden atacaklardı. Ardından da Türkler'i sınırına kadar kovalayacaklardı. Ancak kehanet boşa çıkmış ve 29 Mayıs 1453'te tamamen Türkler'in eline geçmişti. İstanbul tamamen Osmanlılar'ın eline geçince artık Fatih ünvanını kazanmış olan İkinci Mehmet şehre yeniçerileri ve vezirleriyle birlikte girdi. Kafile şehrin sokaklarından geçerek, Ayasofya'ya geldi. Burada atından inen genç hükümdar, yerden aldığı bir avuç toprağı kavuğunun üzerine serpti. Bu hareketiyle Allah'a sığındığını belirtiyordu. Ayasofya'ya girdi. Bir müddet sessizce bekledi. Belki de bu zafer için şükrediyordu. Bu sırada bir askerin kilisenin mermerlerini sökmeye çalıştığını gördü. Askere kızarak, bunların ganimet olmadığını söyledi. Bu yapılar padişahındı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER