YAZARA MAİL GÖNDER "Büyük kırılma senaryosu" ve Türkiye'nin vazgeçilmezliği

YAZARLAR

Dün, G 20 üyesi bazı ülkelerden bir grup diplomatla yemekte buluştuk. Kasımda Antalya'da gerçekleşecek zirve öncesi, Ankara'daki siyasi havayı, bölgesel dinamikleri konuştuk. Merakları kadar, kanaatleri de dikkate değerdi.
İlk noktamız, 7 Haziran seçimlerinin muhtemel sonucuydu. Onların ifadesiyle aktarayım:
"Erdoğan'ın gücünde değişiklik olmaz!"
Yabancı diplomatlar, Türk siyasetini "Erdoğan üzerinden okumayı" sürdürüyorlar.
Kuşkusuz, farklı senaryolar altında seçim analizleri de yapıyorlar. AK Parti'deki liderlik çizgisinin devamına dair fikirlerini paylaşıyorlar. Genel kanı, "AK Parti'nin ülke yönetimindeki ağırlığını koruyacağı" yönünde. Hükümet değişikliği gibi bir seçeneğe ihtimal veren yok! Lakin HDP barajı aşamazsa, "TBMM'de temsil tartışması başlayacağını, bunun da erken seçimi gerektireceğini" savunuyorlar.

***

İkinci nokta, Türkiye'nin yürüttüğü Çözüm Süreci'nin küresel sistem için önemiydi. Çözüm Süreci'nin, silahlı çatışmayla derinleşen bu tarz bir sorunun, demokratik entegrasyonla aşılması halinde, Türkiye'den Çin'e kadar yapısal etkileri olacağına işaret ediliyor. Sürecin teklemesi halinde, "Irak, Suriye, İran, Kafkaslar ve Çin'e kadar uzanan coğrafyada ciddi kırılmalar yaşanacağı, yeni bir çatışma yüzyılına girileceği" kaygısı paylaşılıyor.
Batı blokunun, dünya ekonomisinin merkezi haline gelen Asya-Pasifik'teki kalkınma dalgasını kırmak için, bölgesel karakterli, etnik içerikli krizleri tetikleyeceği bile iddia ediliyor!
***

Üçüncü nokta ise Ortadoğu'da nitelik ve aktör değiştiren gelişmeler! ABD ile İngiltere'nin sahne gerisine çekildiği ama perde arkasından yönlendirdiği "kontrollü gerilim stratejisinin" olası yansımaları... Müslüman ülkelerin açık ve örtülü savaşa girdiği bu dönem, mezhep temelli uzun yıllar onarılamayacak yaralar açacak. Bir tarafta Yemen'den Suriye'ye uzanan hatta "Şii hilali kurmaya ve enerji kaynaklarını kontrol etmeye çalışan" İran. Diğer tarafta "Selefi-Vahabi geleneğin finanse ettiği asimetrik yapılar."
Nihayet Türkiye'nin, temsil ettiği "akıllı güç" olarak tanımlanan fakat ağırlığı giderek azalan rolü... ABD-AB ekseni, Sünni İslam'ı terörle ilişkilendirmeye, Sünni-Şii bölünmesini ise düşük yoğunluklu çatışmayla idare etmeye çalıştıkça, bölgenin huzur bulacağını sanmak saflık olur.
***

Netice olarak... 2013'ten bu yana Türkiye, Mısır ve Ukrayna'da kurgulanan oyunun, son versiyonu ile karşı karşıyayız. Mısır'da darbe ile sonuçlanan, Ukrayna'da toprak kaybına varan global planlama, büyük bedel ödetmesine rağmen Türkiye'de umduğunu elde edemedi. Haziran seçimleri, Türkiye'nin bölgesel dengeleri belirleyen, uluslararası kararları etkileyen, siyasi-ekonomik istikrar ülkesi olup olmayacağını da ortaya çıkaracak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.