YAZARA MAİL GÖNDER Eski Türkiye hortlarsa!

YAZARLAR

Bilmem farkında mısınız? Bu sıralar görünmez bir el "koalisyon senaryosunu" siyaset borsasına yeniden kote etmeye çalışıyor.
Lafı eğip bükmeye gerek yok. Ülkede olacaksa "tek başına iktidar olsun!" Vatandaş, hangi politik tercihle yönetileceğini bilsin, 4 yıl sabretsin.
Bugün "koalisyon" diyenlerin, "ileri demokrasi ve uzlaşma" aramadığı da çok açık. Öyle olsa, tek başına iktidar olamayacağını baştan kabul eden liderler, hangi ilkeler etrafında ve hangi partilerle koalisyona açık olduklarını bugünden ilan ederler. Seçmen de ileri sürülen ortak payda vaadine ikna olursa oyunu verir.
Türkiye deneyiminde koalisyonların "uzlaşma" değil, "yozlaşma" getirdiği de bilinen gerçek. Programları birbirinden oldukça farklı partilerin, iç ve dış güç odaklarının telkini ile zorlama gerekçelerle bir araya getirilmesi ülkenin hayrına sonuçlar vermedi. Bu modeller vesayeti kurumlaştırırken hem siyaseti hem de ekonomiyi zayıflattı.

***

Bir başka ilginç gelişme de seçimleri HDP üzerinden okuma çabası. HDP'ye baraj aşırtılır, AK Parti aşağıya çekilirse, mutluluk duyacağını söyleyenlerin önemli bölümü bir tür siyasi mazoşizm yaşadıklarının farkında bile değil. Barajı aşmış, silahla donanmış parti görünümlü yapıyla nasıl bir demokrasi arayışına karşılık bulduklarını açıklayamıyorlar. Barajı aşmamış, alternatif meclis kurmuş, çözüm sürecini baltalamış, siyaseti kaotik düzleme taşımış bir parti ile ne tarz birliktelik sürdüreceklerini ise hiç bilmiyorlar!
***

Nihayet CHP'nin Seçim Bildirgesi ile heyecan dalgasına kapılanlar... Ana muhalefet partisinin yıllar sonra ilk kez ismindeki "halkı" hatırlaması memnuniyet verici. Bu noktada, AK Parti'nin sosyal devlet uygulamalarının, CHP'ye ilham kaynağı olduğu da aşikâr. Tabii ki CHP vaatlerinin "ekonomik boyutunu" sorgulamak, "kaynağını" sormak zorundayız. Benim yaptığım bir iki hesabı paylaşmak isterim. Örneğin, en düşük emekli aylığının 1.500 TL olmasına eyvallah. Ama maliyeti en az 37.5 milyar lira. Veya aylık seviyesine bakılmaksızın yani sosyal adalet gözetilmeksizin, tüm emeklilere yılda iki maaş ikramiye verilmesine de amenna. Lakin maliyeti 26.6 milyar lira. Kamuda çalışan 700 bin taşeronu, işçi statüsünde devlette kadrolu istihdamın faturası 21 milyar lira. Engelliler, öğrenciler, kadınlar, çocuklar, yaşlılar, esnaflar ve çiftçilerle ilgili maliyetleri tek tek anlatarak yazıyı uzatmayayım. CHP bildirgesinin mali büyüklüğü yıllık 150 milyar lirayı buluyor. Bu yılki bütçenin 472 milyar lira olduğu dikkate alınırsa, bütçenin üçte birinin sadece o vaatlere ayrılması gerekiyor. Ki bu imkânsız. Yanlış anlaşılmasın. CHP'nin vaatlerinin hatırı sayılır kısmı zaten AK Parti uygulamalarında karşılık buluyor. Benim işaret ettiğim tutar, bol keseden vaat edilenlerin bütçede halen yapılan ödemelerden sonra ilave kaynak gerektiren kısmı.
Netice... Siyaseten popüler olmakla, siyasi popülizm arasındaki ince çizgi aşıldı mı, eski Türkiye hortlar!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.