YAZARA MAİL GÖNDER İcat çıkaranı sevmedikçe

YAZARLAR

Türkiye, katma değer hareketinin önemini benimsemeye başladı. İnovasyon haftasına katılım 40 bini aşarken uygulamalı yenilikçilik, en küçük KOBİ'nin dahi dilinde artık...
Fakat fikirlerimiz icat çıkarma yönünde değişse de hayatımızı eski alışkanlıklarımız yönetiyor. Halen yılda Ar-Ge'ye 6,5 milyar $ harcayan devletin, bıkmadan usanmadan bu desteği sürdürmesi, tam da bu yüzden hayati öneme sahip. Zira alışkanlıkları dönüştürmek, zaman alıyor.
İhtira Beratı (Patent Yasası) 23 Mart 1879'da hayatımıza girdi. Fakat işe yaramadı. Zira o sıralarda Galata'dan Doğancılar'a uçtu diye Hezarfen'i "acaba nereye uçursak?" arayışındaydık.
Hal böyle olunca 135 yılda toplam üretebildiğimiz patent sayısı, Amerika'nın 10 dakikalık performansına denk düşüyordu. Şükür ki şimdi bu "maküs talih"i değiştirecek gelişmeler var.
En azından teşvik ve ödüller bir yana en, icat çıkaranlara hayatı zindan etmiyoruz. Buluş hızında Çin'le yarışacak düzeye gelmiş olmamız, iyi haberdir. Kötü haber, buluşçulara bakışımızı değiştirmez isek, başarının sürekli olamayacağıdır. İşte gerekçelerim:
1- Buluşçuluğun karşısındaki en büyük engel; "icat çıkarma" direnişidir, bu kültürel kodu değiştirin.
2- İnovasyon tam olarak "eski köye yeni adet" getirmektir. Bun yapanları düşman kabul etmeyin.
3- Sıradışı olmak adına sıradan işlere prim vermeyin. Kurduğunuz AR-GE birimi, büyük ihtimalle ürün geliştirme atölyesidir.
4- Buluşçuluğa; "farklı olanı cezalandıran" insan kaynakları birimlerinizi sorgulayarak başlayabilirsiniz.
5- Yeni bir iş fikri, ürün veya süreç önerilerini, her ne kadar saçma sapan olsa dahi, aşağılamayın, aksine; ödüllendirin.
6- Komşunun tavuğuna "kaz" demeden önce kendi kümesinizdeki buluşçuları bulup çıkarın.
7- AR-GE birimindekiler; "sabah 9 akşam 6" mesaisine, kılık kıyafet şekilciliğine mahkûm etmeyin.
8- Sizden farklı olanı dün; "yok ediyordunuz" zira varlığınız için tehdit oluşturuyordu.
9- Bugün onlara "tahammül" ediyorsunuz. Çünkü inovasyon şart.
10- Şayet icat çıkaranlarınızı tüm benliğinizle "sevmezseniz", yarınki dünya sizi barındırmayacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.