YAZARA MAİL GÖNDER Sporda çağ atlamak

YAZARLAR

Sadece futbolda değil genel anlamda sporda pek başarılı değiliz. Ekonomisi dünyanın 17'ncisi olan bir ülkenin spordaki bu başarısızlığı acaba bütün yönleriyle tartışılıyor mu emin değilim... Geçmişte hep altyapı eksikliğinden söz edilirdi.
Rahmetli Turgut Özal'dan sonra ve özellikle son yıllarda bu alanda ciddi adımlar atıldı ve sonuçlarını sanıyorum ileriki yıllarda göreceğiz. Ancak altyapının uluslararası başarı getirmede tek ölçüt olmadığı da biliniyor.
Üstyapıda özellikle de bürokraside bir zihniyet devrimine ihtiyaç var. Bu ihtiyacı, küçük oğlum Ege'yle iki günlüğüne gittiğimiz Bolu Kartalkaya'da çok daha net gördüm.
Ege, çok sevdiği snowbordu sürdürmek için gönüllülerce düzenlenen Kayak Federasyonu'nun da destek verdiği Snowbordu Teşvik Yarışmasına katıldı.
Ben de hem onu izleyip hem de kayak daha doğrusu kış sporlarıyla ilişkimizi bu işi iyi bilenlerle konuştum.
Önce şaşırdığım ilk gerçekle başlayayım. Ben Türkiye'nin en azından bazı bölgelerinin kışı uzun ve çok karlı olduğunu düşünüyordum.
Ama öyle değilmiş... Suni kar yağdırmaya rağmen bizde kış sporlarının ömrü üç ay kadarmış... Sadece Avusturya örneğini verdiler, ağustos ayında bile kar yağdığından söz ettiler. Bir de yüksek dağlardaki buzullardan... Bizde bildiğim kadarıyla Hakkari'de Cudi dağında böyle bir olanak var ama ne yazık ki çatışmalar nedeniyle orası da değerlendirilemiyor.
Belki barış gelir de Cudi dağı kayakseverlere açılır...

Sorunumuz sistemsizlik

Kar ve altyapı kayak sporunun gelişmesinde elbette önemli bir etken... Ama bizde tek sorun o değil. Bugün Sarıkamış'tan, Erzurum'a, Erciyes'ten Ilgaz'a, Uludağ'dan Kartepe'ye kadar birçok yerde çok güzel tesisler var. Suni kar da yağdırılıyor ama sporcu yetiştiremiyoruz.
Sorun sistemsizlik... Spor Bakanlığı, Kayak Federasyonu gibi kurumlar son dönemlerde önemli adımlar attılar ama yetmiyor.
Federasyondan bir yetkili şöyle diyor:
"Bu bir sistem işi... Sadece Spor Bakanlığı'nın bir şeyler yapması sorunu çözmüyor. Milli Eğitim Bakanlığı'yla veya ilgili kurumlarla da doğru ilişki kurulması gerekiyor. Küçük yaşta aldığınız bir öğrenciyi bir noktaya getiriyoruz ama çocuk sınavlardan başını kaldıramadığı için yaptığı sporu devam ettiremiyor."
Peki diğer ülkeler nasıl başarmış? Yetkilinin verdiği şu örnek çok çarpıcı:
"Çin ne yapıyor biliyor musunuz? Kayak yapan çocukların okul eğitimini sürdürmesi için onlarla birlikte dolaşan öğretmen görevlendiriyor. Biz o noktada olmadığımız için ne olimpiyatlarda ne de dünya şampiyonlarında adımız oluyor..."
Bolu Kartalkaya'da yaşadığım ikinci şaşkınlık ise toplumun kış sporlarına ilgisi...
Son yıllarda sadece sömestrlerde değil, sezonun her hangi bir anında hangi kayak merkezine gitsem, inanılmaz bir kalabalıkla karşılaştım.
Sezon sonu diye bu kez fazla kalabalık olmaz diye düşündüm. Ne mümkün? Kaya Palazzo ve Dorukkaya Otelleri Genel Müdürü Yusuf Avcı'yı aradığımda iki otelin de yüzde 100'e yakın dolu olduğunu öğrendim. Tabii diğerleri de dolu... Pistler, cafeler ve altyapı da çok iyi... Hizmet de öyle. Bu ülke adına sevindirici...
Bu merkezlere Türkiye'nin her yanından ama daha çok da büyük kentlerden insanlar geliyor. Ünlü işadamı Mustafa Koç da burada, Malatya'daki bayisi de, Edirne'deki bir esnaf da... Hafta sonları ise günübirlik gelenlerle dolup taşıyor dağlar.
Son günlerde dolar üzerinden "ekonomik kriz" bekleyenlerin dönüp hayatın içine bakmasında yarar var.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.