YAZARA MAİL GÖNDER Hamsi tava papatya

YAZARLAR

Ben ondan ayrıldım" demiş adam. Diyebilmiş, diline vardırabilmiş.
Önemli olan uzun süredir sevdiği kadınla ilişkisinin sona ermesi değilmiş yani, oymuş, onun gücüymüş, onun takdiriymiş, marifetiymiş. Birinden ayrılmanın gurur duyulacak nesi varsa.
Önce kim gitti, golü kim attı, kim daha az acı çekti, kim istemedi, kim beğenmedi.
Önemli mi?
Ayrılık daima iki kişilik.
Hani ayrılık sırasında o bambaşka birine dönüşüyor ya, ayrılıktan bile acısı o oluyor ya. Olmuyor işte, o olmuyor.
Bir yarışma programında genç ve güzel kadın jüri üyesi karşısındaki 53'lük kadın yarışmacıya şöyle dedi; "Hiç 53 durmuyorsunuz, çok güzel bir kadınsınız". 53 yaşında kolay kolay güzel olunamıyor mu? Güzellik eşittir gençlikti değil mi?
Pardon.
Kasım'ın 1'i, yani dün. Eve giderken yolun kenarında papatyaları gördüm artık baharı, kışı yok. Durdum, evden getirdiği hamsi tavaları bir tabağa koymuş, yanına da çeyrek ekmek afiyetle yiyen çiçekçi kadından bir buket aldım. Uzundur çiçeklerden uzaktım.
"Kızım sen kendi hayatını yazsana çok komiksin" dedi arkadaşım.
Valla sen de komiksin, bence hepimiz komiğiz sevgili arkadaşım.
Kahve içmek, sahilde yürümek, kitapçıda dolaşmak, sinemaya gitmek, markete gitmek, kahvaltı etmek, yağmur yağması, nefis bir şarkı dinlemek, sonbahar yaprakları, pazar sabahları, salı sabahları, çarşamba sabahları her sabah, her an, her akşam... sıradan işte. Alıştığımız gibi, bildiğimiz gibi. Özel, cazip değil. Ta ki aşık olana kadar.
Aşıkken o kahvenin kokusunu almaya başlıyorsun mesela. En mecburi işler bile onunla olunca en güzel işler. Şimdi markete gitmekte sevinecek ne var. Yaprakları, ağaçları görmeye başlıyorsun mesela. Verdiği sıradan bir cevap bile saatlerce gülümsetebiliyor seni. Alt tarafı "Bilmiyorum" dedi.
Anlam kazanıyor her şey, iki rafadan yumurta bile. Biri, sadece biri sayesinde.
Ulaşmayı dilediğimiz nokta birinin aşkı olmadan her defasında kahvenin kokusunu alabilmektir elbette.
Ya yazları ya kışları mı sevmek zorundayız? Hani sorarlar "Yaz insanı mısın, kış mı?". Hep "Yaz" dedim.
Neşeli, güneş sever, enerjik, heyecanlı kişiliğime istinaden. İlk defa bu yıl kışı seviyorum desem. Olgunluktan mı, durgunluktan mı, buralarda yazın bile yaz gibi olmamasından mı, kış insanıyım artık.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.