YAZARA MAİL GÖNDER İktidar hırsından, hıyanete..

YAZARLAR

Üstad Radi Dikici, Bizans tarihinden gene çok ilginç bir bölüm naklediyor.. İktidar hırsının insanın kaderine çizdiği yol!.. Müthiş..

***

Bizans İmparatorluğu'nun hem en parlak, hem de en çilekeş imparatorlarından biri olan I.Aleksius Komnenus 1118'de büyük bir zaferle Konstantinople'a dönünce coşku ile karşılanır. 37 yıllık imparatorluğu döneminde batıda ve doğuda en güçlü düşmanları yenmiş; I. Haçlı Seferi belasını def etmiş, Avrupa'nın en güçlü Norman ordusunu, ayrıca Peçenekleri, Slavları ve doğuda Selçukluları yenerek ülkesini türlü badirelerden kurtarmıştır.
Henüz 59 yaşındadır ama bu son seferden döndüğünde tedavisi mümkün olmayan bir hastalığa yakalandığı anlaşılmıştır. Hiçbir düşman onu korkutmamış ama, büyük şanssızlık eseri bu defa karşısına alt etmesi kolay olmayan bir ikiliyi çıkartmıştır.
Karısı, yani İmparatoriçe İrene ve kızı Anna Komnena.
Giderek ağırlaşması üzerine İrene, baygın olduğu bir gün onu 24 saat süreyle bakıma ihtiyacı olduğu gerekçesiyle kendi sarayı Mangana'ya taşıtmıştır. Anne ve kızın bir tek amaçları vardır.
İmparatordan tahta vâris olarak Anna'nın kocası genç Nikeforus Bryennius'u seçmelerini isterler.
Tahtın doğal vârisi ise o sırada 30 yaşında olan oğlu İoannes Komnenus'tur. Çünkü anne İrene oğlundan ve Anna Komnena da küçük kardeşinden, bugüne kadar bilinmeyen nedenlerle ölesiye nefret etmektedirler.
Anne, kız 24 saat süreyle babalarının başında nöbet beklerler.
Tarihçi Niketas Khoniates'in yazdığına göre, "İmparatoriçe İrene, bütün nüfuzunu Anna lehine kullanmaktaydı ve kocasına oğlu İaonnes'i çekiştirmekten bıkıp usanmıyordu. Onun kararlarında aceleci ve mütereddit olduğunu söylüyor, erkeğe yakışmayan, gevşek yaşayış biçimiyle alay ediyor, iler-tutar tarafını bırakmıyordu."
İmparatoriçenin bütün korkusu, imparatorun ölmeden önce bir şekilde oğlunu imparator olarak atayıp gerekli formaliteleri tamamlamasıydı. Bunu önlemek için imparatorla bütün üst yöneticilerin ilişkisini kesti. İstisnası her gün imparatora bilgi vermek durumunda olan istihbaratın başı Axuch ve Patrik Agapetus ve doktorlarıydı.
Oğlu İaonnes'in saraya yaklaşması mümkün bile değildi. İmparatorun hiç kimseyi işaret etmeden ölmesi anne kıza yeterliydi. Bütün yetkiler elinde olduğu için imparatoriçenin istediğini imparator yapması işten bile değildi.
Sürekli gelgitler yaşayan imparatorun kararı kesindir ama eli kolu da bağlıdır. Bir gece yarısı uyanır. İrene, yorgunluktan yanında uyumaktadır.
Zihni çok berraktır. Birden sorunu nasıl çözeceğini fark edince rahatlar ve kendi kendine yüksek sesle, "Bizans İmparatorlarından, tahtına layık kendi oğlunu bir tarafa bırakıp tacını damadına teslim eden var mı? Halefini seçerken kendi et ve kanını bir tarafa bırakıp bir başkasını seçmem karşısında bütün Bizans benim aklımı yitirdiğimi zanneder," dediğinde İrene uyanır.
"Bir şey mi söyledin hayatım," der. "Hayır sadece acıktım," diyerek geçiştirir.
14 Ağustos 1118 Çarşamba günü öğleden sonra Axuch ve Patrikle baş başa yaptıkları üçlü toplantı her zamankinden biraz uzun sürer.
Getirilen akşam yemeğini büyük bir iştahla yer ve bir süre sonra karar vermiş olmanın huzuruyla derin bir uykuya dalar. Ertesi sabah uyandığında adeta dirilmiş gibidir.
Önce yanındaki karısını uyandırır ve o sırada içeri giren kızı Anna'ya, "Yavrum kendimi çok iyi hissediyorum. Bana iyi bir kahvaltı hazırlasınlar.
Ayrıca hem annen, hem de sen gecelerdir uykusuz kaldınız. Anneni al, gidip iyi bir uyku çekin. Yarın sabah daha iyi olacağımı biliyorum. O zaman sağlıklı bir şekilde tahtın geleceği hakkında sizi dinlemeye hazırım. Birlikte karar veririz," der.
Ana, kız imparatorun sözlerinden mutlu olup, sevinçle yatmaya giderler. Onlar çıkınca imparatorun hazırladığı düzen çalışmaya başlar. Bir süre sonra Axuch yardımcısı ile birlikte içeri girer. Esasında yardımcısı tanınmayacak şekilde kıyafet değiştirmiş oğlu İaonnes Komnenus'tur. Yatağa yaklaşır yaklaşmaz Alexius elindeki imparatorluk yüzüğünü oğlunun parmağına takar. Ancak bu yeterli değildir.
Alexius ve prens, doğruca Ayasofya'ya giderler. Her türlü hazırlığı yapan Patrik onları beklemektedir. Senato Başkanı dahil şahitler huzurunda kısa bir taç giyme töreni yapılır. Böylece formalite tamamlanır. Artık o dakikadan itibaren II.Iaonnes Komnenus resmen Bizans'ın yeni imparatorudur.
Yeni İmparator, babasını görmek üzere Mangana Sarayı'na geri dönünce çıkan gürültüye uyanan imparatoriçe karşısında oğlunu bulur. Cinleri başına toplanır.
"Alın bu adamı sarayın altına hapsedin," diye gürler.
Hiç kimsenin emrini dinlemediğini görünce, ilk defa olarak oğlunun parmağındaki imparatorluk yüzüğünü ve omzundaki erguvan renkli imparatorluk pelerinini fark eder.
İaonnes, saray komutanına döner, "Majesteleri imparatoriçeye dairelerine kadar refakat edin. Ben emredene kadar dışarı çıkması yasak," deyip babasının odasına gider.
(Huylu huyundan vazgeçti mi? Hayır. Bu alçaklığın yarattığı tarihi aydınlık, inanılır gibi değildir. Nasıl mı? Gelecek hafta..)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.