YAZARA MAİL GÖNDER Tam da bugünün sohbeti..

YAZARLAR

Geçen haftanın başında Conan O'Brian'ı izliyorum.
Konuğu, "Future of The God/ Tanrı'nın Geleceği" adlı kitabı piyasaya çıkan Hint asıllı bir Amerikalı "Çok satan" yazar. Kitapları peynir ekmek. Televizyon programları reyting rekorları kırıyormuş.
Konferansları tıklım.. Deepak Chopra diye biri.. Dinlerken dondum kaldım.. Dedim ki, "Bu sohbete benim okurlarım da katılmalı.."
Tüm konuşmayı, Yasemin kayıttan çözdü..
Ortaya tam da bugünün, yani Sevgililer Günü'nün yazısı çıktı..
Okuyunca, ne demek istediğimi anlayacaksınız..

***

- Şimdiki konuğum çok satan bir yazar ve dünyaca ünlü bir "Ruhsal akıl" hocası.
Son kitabı "The Future of God" yakında kitapçılarda. Alkışlarınızla Deepak Chopra geliyor. Programa hoş geldin. Seni ağırlamak hep güzel. Geçenlerde doğum günün olduğunu öğrendim. Doğum günün kutlu olsun.
- Ben yıllık doğum günlerini kutlamam.
Onlar sadece ölüme bir yıl daha yaklaştığınızı hatırlatır.
- Tamam, bir şey değil. Ne keyif kaçıran birisisin sen.
- Hayır değilim.
- Doğum gününü kutladım sadece.
Sense, seni ölüme bir yıl daha yaklaştırdığımı söyledin.
- Benim doğum günüm var oluşun her anıdır. Sürekli olarak var olduğum her an doğum günümdür. Var oluşum, beni şaşırtıyor. Anneme baktığında babamın gözünde bir pırıltı olmasaydı, şu an burada olmazdım.
Seni yapmadan önce anne ve babanın sahip olduğu düşünceleri biliyorsun.
- Ailemin hiçbir fikri yoktu.
- Dinle.. Yaptıkları şeyi yapmasalardı bugün bu program olmazdı.
Evet, değil mi?
- Evet.
- Var olmazdık.
- Hayatının her saniyesinin doğum günün olduğunu söylüyorsun.
- Hayatımın her saniyesi benim doğum günüm. Buna sadece şaşırmıyorum, aynı zamanda müteşekkirim.
Hayret, güzellik, keyif, sevgi, merhamet hissi yaşıyorum, her an.
- Bunları sürekli mi hissediyorsun?
- Evet. - Ben bunu hayatımda iki kez hissettim ve sen her gün, her saniye bunu hissettiğini söylüyorsun.
- Benimle biraz zaman geçir.
- Geçirdim. Seninle zaman geçirmiştim, hatırlasana.
- Biraz daha fazla geçirmelisin, sana her an dopamin (Vücudun ürettiği doping) verebilirim böylece.
- Sahi mi? Bunun için reçete yazabilir misin?
- Sonra seratonin.. (Mutluluk hormonu, o da..)
-Yani diyorsun ki bu güzellik, huzur ve keyif duygusunu sürekli yaşıyorsun. Ayrıca, "Zaman"a da saygının olmadığını söylüyorsun.
Bu doğru mu?
- Ben saat kullanmam..
Ama saatim olmadan sana saatin kaç olduğunu söyleyebilirim.
Denemek ister misin?
- Evet, saat kaç?.
- Şimdi!.
-
Nasıl yani?.
- Şu an saat, "Şimdi!" Şimdi, hiç bitmeyen bir andır, değil mi?
Farkında olmamız gereken tek an budur. Şimdi'yi hissedersiniz, Şimdi'ye odaklanırsınız. inanılmaz keyif alırsınız çünkü dediğim gibi, "Şimdi" hiç bitmeyen bir andır. Şimdi, sonsuza kadar giden her andır.
- Çok üretkensin 81 kitap yazdın. Hatta romantik sözlü bir albüm/ kitap bile yaptın.
Romantik sözlü albüm. İnsanlar sayfalarına baktıklarında kendilerini biraz seksi hissederler belki? Albümünün kullanım amaçlarından biri bu olabilir mi?
- Cinsel enerji, bir tür ruhsal enerjidir.
Bu iki enerji türünde de yaratıcı olmayan bir şey yoktur. Ruhsal ve cinsel. Elbette albümler sevgi tecrübesini anımsatmayı amaçlıyor. İster eşinize olan sevginiz olsun, ister sevgilinize..
Tanrıya, çocuklarınıza..
Sevgi, evrendeki en üst düzey zekadır.
İster bilimsel, ister felsefi olsun, seviyorsanız.. Sevgi, muhteşem şeyler yapmayı istettirir. Seven insanlar olağanüstü şeyler yapabilirler.
- Bu konuyu açtım çünkü senin sözlü albümlerinden birini YouTube'da izledim.
Sözler resimlerle canlandırılmış.. Çok erotik buldum. İzleyelim.. (Burada Deepak Chopra'nın hazırladığı video ekrana geldi. Üzerinde şu sözler yazılıydı..) "Seven insan sadece tevazuyu bilir, Başka seçeneği yoktur.
Geceleri kapınızın önünde belirir, Başka seçeneği yoktur.
Saçınızın her buklesini öpmeye özlem duyar, Endişe etmeyin.
Başka seçeneği yoktur."
-Tam benlik, laflar..
- Bunlar büyük, muhteşem sufi Mevlana'nın sözleri. Rumi, tüm zamanların en büyük ruhani öğretmenlerinden biridir.
- Esrar içmediğini söylüyorsun ama bedeninde opiyatlar (Afyon türevleri) üretebiliyormuşsun.
- Evet opiyatlar kafa yapıcıdır.
Kafanızı güzel yaparlar. Bu yüzden insanlar uyuşturucu kullanıyor, Ama sevgiyle beyniniz de aynı opiyatları üretir. Sevdiğinizi düşündüğünüzde, sevdiğinizde, ya da güzel bir bebeği gördüğünüzde, bu deneyimi yapabilirsiniz.
Beyniniz bunları üretmeye başlar. Sadece opiyatları değil.
Serotonin, dopamin, oksitosin de üretir. Bunlar sadece mutluluk hormonları değildir, aynı zamanda bağışıklık sistemini ayarlarlar.
- Yani. Canın istediği anda kafanı güzel yapabildiğini söylüyorsun. Karar verdiğin anda kafayı buluyorsun.
- Herkes yapabilir. Bunu bir keyif, sevgi ya da mutluluk anısını, anını düşünerek, tecrübe etmelisiniz.
Uyuşturucu hapı ekstazi kast etmiyorum.
Mutluluğu dışarıdan alırsanız bağımlı olursunuz. Ama içinizde üretirseniz, ruhunuza bağımlı olursunuz.
- Yani kendi keyfine bağımlı olduğunu söylüyorsun. Zira sen her an bunu yaşıyorsun.
- Keyifliyken.. İnsan keyifliyken etrafındaki insanlar da keyifli hisseder.
Keyif bulaşıcıdır.
-"Future of God" adlı kitabını konuşalım.
Bu kitapta militan ateist adını verdiğin kişilere tepkini anlatıyorsun.
- O adı ben vermiyorum.
Kendilerine bu adı koymuşlar. İnançlı kişilerle, Tanrı'ya, ya da ulu bir güce inananlarla dalga geçiyorlar ve aşırı tutucular. Diğer aşırı tutucular kadar kötüler. Çünkü çok sınırlı bir gerçek farkındalığından geliyorlar. Evrimi, yaratıcıya karşı bir fikirmiş gibi kullanıyorlar.
Evrim bize yaratılışı anlatmıyor.
Evrenin nasıl oluştuğunu anlatmıyor.
Yanlış bir tartışma bu. Bence içimizdeki ruhsallıkla irtibat kurmamızı sağlayacak manevi bir deneyime ihtiyacımız var. Demeye çalıştığım, ruhani şey hepimizin içinde vardır.
- Tanrı'nın Geleceği, yakında piyasada olacak. Katıldığın için teşekkür ederim. (Amerika'daki dostlara kitabın siparişini verdim bile.. "Şimdi" yi ve "Sevgi"yi bu kadar güzel anlatan birini daha iyi tanımak isterim..
Kafa bulma deneyimlerine de başladım.)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.