Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Sabahleyin her zamanki saatte, her zamanki kapıdan içeri girerken, bana mı öyle geldi, bilmem, sanki etrafta her günkünden daha fazla güvenlik elemanı vardı.. Asansöre yürürken düşündüm, "Ne kadar güvendeyiz" diye..
Adamın, ya da terör örgütünün biri, gazeteme, daha da özel, bana bir eylem planlasa, bu önlemler bizi ne kadar korur?.
Eh işte!. Eylem hedef gözetmiyor da, sırf eylem olsun diye yapılıyorsa, adamlar, daha az korunan, ya da korunmayan bir yeri seçerler, o kadar. Ama hedef mesela bensem, dünyanın hiçbir gücü beni koruyamaz. Evde, sokakta, bir yerde beni muhakkak bulurlar..
O zaman güvende olmanın yolu ne?.
Ülkenin güvenilir olması.. Ülkenin barış, huzur içinde olması..
Peki ülke nasıl güvenilir olur?.
İşte soru bu!..
Bu soruyu yanıtlaması gerekenler, bu ülkenin siyasal liderlere başta, bütün toplum liderleri..
Hepsi, hepimiz, düşünmek zorundayız..
"Bana düşen nedir?. Ne yapmam gerek?. Ne yapmalıyız?."

***

Bana "Güvende miyiz" sorusunu sorduran olayların, aylar, hatta yıllardır "Kara Salı" dediğimiz günde olması, acı, ironik bir tesadüf, bir ilahi uyarı mı acaba?.
Karşımdaki ekranda Ana Muhalefet Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Meclis gurubunda olağan Kara Salı konuşmasını yapıyordu, tüm öteki parti liderleri gibi..
Bu gurup toplantıları, güzeldir, siyasal liderler içinde. Karşılarında tek çatlak ses, geçin çatlak bakış bile yoktur. Alırlar sazı ellerine.. Sallarlar. Salladıkça coşar, coştukça sallarlar.. CHP Lideri, yeni bir taktik bulmuş. Milletvekilleri yaşlı başlı, bilinen, tanınan adamlar ya.. Kamera önünde ayaklara fırlayıp, futbol maçı sloganları atamıyorlar ya.. Nerden derlemişse, 100'e yakın genci alıp getiriyor her salı.. Başkan bir cümle ediyor, o gençler, eller havaya slogan atıyorlar.. Bir cümle.. Bir slogan daha.. Gözünü kapa, sanırsın, Fener- Galatasaray maçı..
Tam o sırada, odam da karardı, ekran da.. Elektrikler kesilmiş. 10 saniye içinde jeneratör devreye girdi.. Az sonra da Muhammed odama.. "Hıncal Bey, tüm Türkiye'de elektrikler kesildi.."
57 yıllık gazeteciyim.. Bilim kurgu filmleri dışında böyle bir olayı ne yaşadım, ne de başka bir ülkeden naklen duydum..
Kesinti sabahın on birinden, akşamın sekizine kadar sürdü.. Şu anda ertesi sabahın onu.. Hala "Arıza şudur" diyen, diyebilen yok..
Bu durum kesintinin kendisinden daha kötü.. Demek bu ülkede tüm elektrikler "Niyesi bile bilinmeden" kesilebiliyor..
Öğle üzeri ekrana "Son Dakika" bindi.. Dünyanın en modern, en iyi korunan Adliye Saraylarından biridir, Çağlayan.. Orada bir savcı, odasında, dikkat buyurun, o en modern ve en iyi korunan Adliye Sarayı'ndaki odasında rehin alınmış.
Yurtta elektrikler yok ve İstanbul'da bir Cumhuriyet savcısı odasında rehine..
Elektrikler geri döndü, ama savcı evine dönemedi. Elektrik kesintisinin bittiği saatte, odayı basan teröristler, savcıyı beş kurşunla şehit ettiler..
Kara Salı bitti.
Bugün çarşamba.. İnşallah perşembenin gelişini haber vermiyordur bu çarşamba..
Onun için, tekrar ediyorum. Tüm toplum liderleri, bu ülkenin tüm öncüleri düşünmeliyiz..
Cennet ülkemin güvenilir olması için ne yapmalıyız?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER