İki nükleer güç savaşır mı? Bir tarafta Çin diğer yanda Hindistan...

İki nükleer güç savaşır mı? Bir tarafta Çin diğer yanda Hindistan...

22.11.2021 | 11:40

Sıradaki

OTOMATİK OYNAT

Bir tarafta Çin diğer yanda Hindistan. İki ülkenin sınırında aylardır tansiyon çok yüksek. Dolayısıyla dünya da diken üstünde. Akıllarda iki kritik soru var: İlki şu; İki nükleer güç arasında savaş çıkar mı? İkinci soru: Dünyanın en kalabalık iki ülkesinin olası bir savaşının uluslararası ilişkilere etkileri neler olur? Gelin Selçuk Eren ile Dünyanın Konuşmadıkları'nın bu bölümünde Çin – Hindistan arasındaki krize bakalım. Ve tabii ki bölgedeki milyonlarca Müslüman açısından da olayları anlamaya çalışalım...

Çin ile Hindistan arasında tam 3 bin 400 km'lik ortak bir sınırı var. Burası Himalaya Dağlarının bulunduğu bölge. Bu bölge dağlar, akarsular, göller ve tabi ki de buzullar ve karlarla kaplı. Kış aylarında hava sıcaklığı eksi 45'lere kadar düşüyor. Anlaşmazlığın temelinde iki ülkenin de sınır bölgesindeki birçok yerde hak iddia etmesi yatıyor.

Ancak bölgenin şimdilerde stratejik ve iç politikalar açısından da simgesel önemi arttı. Örneğin Çin'in Kuşak Yol Projesi için buraya hâkim olması gerekiyor. Hindistan yönetimiyse bölgedeki gerilimi iç siyasette kullanıyor ve Amerika ilişkilerini buna göre kuruyor.
Sınırın 2 km yakınına silah sokulmayacağı konusunda anlaşma var. Ancak Haziran 2020'de bölgede 45 yıl aradan sonra kan akmıştı. Çinli ve Hintli askerler demir sopalarla birbirine girmişti. İşte o tarihten bu yana iki taraf da sınıra asker yığmaya devam ediyor.
Son olarak şu detayı hatırlatalım; 1959 yılında Dalay Lama tam da buradan Hindistan'a kaçmıştı. Ve bundan 3 yıl sonra Çin ve Hindistan bu bölge yüzünden savaşmıştı.

Ekrandaki bilgileri gördünüz. Çin'in ordusu tabi ki de çok kalabalık. Ayrıca ellerindeki nükleer silahlarla birlikte hava, kara ve deniz güçlerini de her geçen katlıyorlar. Pekin yönetiminin askeri harcamaları 200 milyar doları çoktan geçti.

Ancak Çin ordusuna yönelik getirilen en net eleştiri sıcak çatışma tecrübesizlikleri oluyor. Çünkü Çin ordusu 1979 yılından bu yana savaşmadı. 1988 yılından beri de askeri gücünü kullanmadı.

Çin'in geçtiğimiz günlerde Hindistan sınırında günlerde uzun menzilli füze başlıklı savaş uçaklarını uçurması yine tansiyonu yükseltti. Bölge uzmanları Himalayalar semalarında sortiler yapan Çin uçakları için "Hindistan'a çok açık bir mesaj" yorumunu yaptı.


Bölgede coğrafi şartlar çok zorlu. Hindistan da yaşanan gerilimlerin ardından bölgede yıllardır yapımı süren tüneli tamamlamak üzere.
Deniz seviyesinden 4 bin metre yüksekliğe inşa edilen Zojila tüneli aynı zamanda Hindistan'ın en uzun tüneli olacak.

Hindistan yönetimi bölgede 20 askerinin öldürülmesinin ardından artık daha temkinli. Öyle ki bölgeye 50 bin asker sevkedildi. Ve bu askerlerin geri çekilmeyeceği açıklandı. Dolayısıyla askeri sevkiyatlar için bu tünel hayati önemde.

Hindistan'ın Amerika Birleşik Devletleri ile işbirliğinin de altını çizmemiz gerekiyor. Hindistan bölgeye Amerika'nın sağladığı silahları yığıyor. Amerikan basınına göre özellikle yeni nesil helikopter bölgede Hindistan adına 'oyun değiştirici' oldu. Amerika – Hindistan arasındakibu yakın işbirliği aslında bir yerde Türkiye'yi bizi de yakından ilgilendiriyor. Hindistan da tıpkı Türkiye gibi Rusya'dan S-400 satın aldı. Ancak Washington yönetimi, Hindistan'ı S-400 yaptırımlarından muaf tutmanın yollarını arıyor. Yine ciddi bir çifte standart ile karşı karşıyayız aslında.

Diğer taraftan Hindistan Genelkurmay Başkanı geçtiğimiz günlerde ülkesinin artık en büyük güvenlik tehdidinin Çin olduğunu açıkladı. Yani Hindistan artık yıllardır olduğu gibi en büyük tehdit olarak Pakistan'ı görmüyor. Bu da yeni dönemli en önemli işaretlerinden oldu aslında.

Şimdi hazır konu Pakistan'a gelmişken biraz da bölgedeki Müslümanlar açısından gelişmelere bakalım. Pakistan, Kuşak Yol açısından Çin için kilit ülkelerden. Unutmayalım Hindistan ile Pakistan arasında da Keşmir problemi yaşanıyor. Müslümanların yoğun olduğu Keşmir, aynı zamanda Karakoram Otoyolu'nun geçtiği bölge. Yani Kuşak Yol için olmazsa olmaz güzergahlardan biri. Hindistan buralarda kontrolü ele geçirmek istiyor. Pakistan'a Kuşak Yol için 60 milyar $ altyapı yatırımı yapan Çin yönetimi de bölgede söz sahibi olmanın peşinde.

Şimdi tabi topa bir de Afganistan girecek. Yani yeni Taliban yönetimi de şimdilik Çin ile yakın ilişkiler içinde. Son olarak bölgede Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin stratejik konumunu da atlamamak gerekiyor.

Görüldüğü üzere aslında Çin – Hindistan sınırındaki gerginlik bölgesel bir olay olmaktan çok uzak. Dolayısıyla tansiyonun önümüzdeki dönemde de artması bekleniyor. Aslında taraflar arasında müzakereler de sürüyor. Gerçi geçen hafta 13'üncü görüşme de sonuçsuz kaldı. Diğer taraftan bazı yorumlarda Hindistan ile Çin arasındaki ticaret hacminin çok yüksek olmasına dikkat çekiliyor. Şöyle ki Hindistan, ihracatında Çin üçüncü sırada.
Çin'in ihracatının %14'ü ise Hindistan'a. Dolayısıyla iki ülkenin ekonomik olarak birbirine çok bağımlı olmasının sıcak savaşın önüne geçeceği söyleniyor. Bazı uzmanlara göre de küresel piyasada Hindistan, ekonomik olarak Çin'e alternatif oluyor. Dolayısıyla Çin de bu durumdan rahatsız oluyor ve Hindistan'ı rahat bırakmak istemiyor.

SON DAKİKA