Fenerbahçe, Süper Lig'in 28'inci haftasında sahasında Samsunspor ile 0-0 berabere kaldı. Ülker Stadyumu'nda saat 20.30'da başlayan karşılaşmada Cihan Aydın düdük çaldı.
Mücadelenin uzatma anlarında Fenerbahçe, Dzeko ve En Nesyri ile skoru değiştirecek pozisyonlara girse de bunları değerlendiremedi ve mücadele 0-0'lık eşitlikle sona erdi.
Jose Mourinho: "Şampiyonluk çok zor ama matematiksel olarak mümkün" | Video
SABAH Spor'un usta kalemler, Fenerbahçe - Samsunspor karşılaşmasını değerlendirdi. İşte yazarların yorumları…
BÜLENT TİMURLENK: Glasgow artçıları
Sezonun en tempolu futbolunu 120 dakika oynayıp, penaltılarla elendikten sonra Fenerbahçe'de bedenlerin toparlanması için 3 günlük süre vardı ama Mourinho elbette bunun rotasyonsuz olmayacağının farkındaydı. Farkında olmadığı -mümkün değil tabii- Dzeko, Talisca ve Tadic birlikte oynadıklarında ağır bedenler hücumda sıkıntı çıkartacaktı. Defans üçlüsünü ve önlerindeki Fred-Amrabat ortaklığını bozmamıştı ve puan tablosunda üçüncü sırada yer alan Samsunspor ilk yarıda rakip kaleye isabetsiz şut bile atamadı. Rakibi kalesine getirmeyen F.Bahçe'de Kostic kanadı yerine Oğuz Aydın bölgesinden ortalar geldi ama Samsun bunları uzaklaştırmakta hiç güçlük çekmedi.
"OKUN KOCUK'UN İKİ KURTARIŞI OLMASA..."
Mourinho, devrede değişikliğe gitmeliydi. Fred ve Amrabat'ın enerjisi 60'dan sonra düşecekti.. Bunu tercih etmedi. Oyuna 58'de giren Osayi sağ kanada geçerken Oğuz solda daha iyi iş yapmaya başladı ama kenardan gelen 3 adam da oyuna ağırlıklarını koyamadılar. Mourinho'nun ilk 11'de başlatabileceği İrfan Can Kahveci kulübeden gelip kaliteli ortalarla 75'ten sonra 10 kişi kalmış Samsun takımının nabzını hiç düşürmedi. Kule santrforlara ısrarla yapılan ortalar dışında bir hücum aksiyonu üretemeyen F.Bahçe, Okan Kocuk'un 90+7'deki iki kurtarışı olmasa kazanabilirdi de.
Glasgow'da yaşananlar bir kılıç –ki kolay kapanmaz derler kılıç kesiği- yarasıydı ve F.Bahçe'de hiç kimse milli araya Avrupa'dan elenip -bir maçı eksik- 9 puan geride gitmeyi aklından bile geçirmiyordu…
GÜRCAN BİLGİÇ: Puan kaybedilecek maç bu değildi!
İskoçya'dan gelen "Yorgun savaşçılar" beklenen direnci kırmaya çalıştı. Belki akıllar doğruyu söyledi ama ayaklardaki tercümesi doğru olmadı. Sahaya yenilmemek için çıkan, yerden kalkmayan, dokuz oyuncu ile adam adama temaslı markaj ile savunan Samsun'un duvarına çarptılar. Beşli sistem, Amrabat'ın sigorta olduğu savunma örgüsünde rakibi getirmedi kaleye. Ancak öndeki baskının yetersizliğinde mesafelerin uzadığı, topu rakip ceza alanına taşımak için ekstra pasların üretilmesi gerektiği dakikalar izledik.
"KORKULANIN HABERCİSİ OLDU"
"Hani bazı maçlar vardır, bir türlü olmaz" denilen, kimliğe büründü 90 dakika. Mourinho hamlelerini yaptı, Szymanski, İrfan Can Kahveci, ve Osayi ile hız getirecek oyuncularına görev verdi. Sonrasında Oğuz Aydın'ın sol kanada geçmesiyle birlikte iki taç çizgisini kullandılar. Üst üste etkili ortalara, "İki kule"; En Nesyri ve Dzeko dokunmayı da başardı. Altı pastan direğe nişanlayan Szymanski, son saniyelerde köşeye uzayan Okan Kocuk kurtarışı, korkulanın habercisi oldu. Sezon sonuna 11 finali vardı F.Bahçe'nin ama puan kaybedeceği maç bu olmamalıydı.
"KÖPRÜNÜN ALTINDAN ÇOK SULAR AKAR"
Kendi sahasında coşkulu taraftarı önünde, doğru bir hakem yönetiminde, mazeretlerine rağmen çözmeyi başarmalıydılar. Sahanın F.Bahçe adına yıldızı Oğuz Aydın oldu. Tribünlerin heyecanı Talisca veya sezonun ustası Tadic değil. Enseyi karartmamak lazım. Samsun takımı ve başkanın benzer iddiayı, direnci evlerindeki G.Saray maçında gösterecekler mi, beklemek lazım. 10 maç var daha, köprünün altından çok sular akar.
MUSTAFA ÇULCU: Cihan Aydın, Eskas'ın devamı gibiydi
Fenerbahçe'de anlaşılabilir bir oyun planı yok, basit top kayıpları ve doğaçlama bir oyun var. Samsunspor'u on kişi ile gösterdiği mücadeleden dolayı kutlarım. Hakeme gelince… Cihan Aydın ne yaptığını bilmeyen, maçı kontrolde sınıfta kalan, sahadaki maçı değil de kafasında kurguladığı maçı yöneten Espen Eskas'ın devamı gibiydi.
"GÖNÜLLERİ ALACAK, KAFALAYACAK YA..."
Oyun başlar başlamaz fauller oldu. Hakem olanı vermedi, olmayanı verdi. Mouandilmadji'ye uydurma bir sarı çıkardı. Aklı sıra tribünün nabzını düşürecek, gönülleri alacak, kafalayacak ya… Ama aynı oyuncunun 15'te Fred'e yaptığı faul ikinci sarıdan kırmızı olacak. Bu kez "Eyvah" dedi, yemedi faulü Samsunspor lehine uyduruverdi. Şark kurnazlığı bir hakemlik! Yardımcı hakem Hakan Yemişken altta kalır mı! O da 18'de Kostic'e bir ofsayt kaldırdı ki, aday hakem kaldırmaz. Fred ve Talisca'yı faullerle yıldırdılar fakat hakem bu taktik faulleri çözemedi, önlem alamadı.
"HAKEM YER ALMA SORUNU YAŞIYOR"
Samsunspor, 26'da penaltı bekledi, Holse kendini çok kolay bıraktı, devam kararı doğru. Hakem yer alma sorunu yaşıyor, pozisyon içinde kalıyor, top çarpıyor. Kingsley'e yaptığı faulde Djiku'ya sarı göstermeliydi. 45'te Dzeko ile 49'da Zeki Yavru'nun kapalı koluna gelen topta Fenerbahçe penaltı bekledi, devam kararları doğruydu. Kaleci Okan'ı zaman geçiriyor diye öncesinde sözlü ikaz etmiştin…
"KIRMIZI DOĞRU KARARDI"
71'de ikinci kez sözlü ikaz olmaz Cihan Aydın, sarı olur! Mouandilmadji'nin sarısı vardı, sözlü itiraz esnasında hakemin koluna temas edince geç de olsa ikinci sarıdan kırmızı gördü, doğru karardı. Kaleciye nihayet zaman geçirdiği için 80'de sarı çıkardı.
AHMET ÇAKAR: Futbolun dinamiğinde böyle kırmızı yok
Fenerbahçe belki de şampiyonluğu direkt etkileyecek çok ciddi bir puan kaybı yaşadı. Üstelik baktığımızda da aman aman gol pozisyonları yok. İlk yarıya bakıyoruz, Fenerbahçe maçı domine etti, Samsunspor rakip kaleye gidemedi. Ama bal yapmayan arı misali topu sürekli kontrolünde tutan sarı-lacivertliler tek pozisyon yakalayamadı. İkinci yarı Fenerbahçe için işler kötü gitmeye başladı.
"ŞUT ATMAK İSTİYOR, YERE DÜŞÜYOR"
Tempo düştü, Rangers maçının yorgunluğu nedeniyle ikili mücadele kayıpları arttı ve son 10 dakikaya kadar ya da başka bir deyimle Samsunspor 10 kişi kalana kadar istediği baskıyı yaratamadı. Oğuz Aydın, iyi işler yapmaya çalışıyor ama arkadaşları ona ayak uyduramıyor. Talisca, "Beni bu takıma niye aldılar, ben bitiğim" gibi oynadı. Şut atmak istiyor, yere düşüyor. Mücadele etmek istiyor, top kaybediyor. Sonuçta haftalar ilerledikçe iyi olacağına kötüye gidiyor.
"HAKEMİ KOLUNU TUTMASININ SEBEBİ..."
Cihan Aydın iyi maç yönetmedi. Sonuca etki etti mi? Hayır… Ama böyle bir karşılaşma için çalınan düdüklerin birçoğu hatalı. Verdiği ve vermediği sarı kartlar hatalı. Top kendine çarpıyor, Samsunlu Zeki Yavru avantaj halinde gidiyor, manasız şekilde oyunu durdurup hakem atışı yapıyor. Gelelim Samsunsporlu oyuncunun gördüğü ikinci sarıdan gelen kırmızı karta. Bence hatalı. Hakemin kolunu tutmasının sebebi, itiraz ya da reaksiyon değil. "Bak burnuma darbe aldım" demesi. Kitaba bakarsanız ikinci sarı gelebilir ama üst düzey futbolun dinamiklerinde böyle bir kırmızı kart yok.