X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yanlış müdahale felç edebilir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yanlış müdahale felç edebilir

  • Giriş Tarihi: 3.10.2014 12:07 Güncelleme Tarihi: 3.10.2014 12:08

Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı Prof. Dr. Tunç Alp Kalyon, trafik kazaları sonrası ilk yardımı yapan kişilerin doğru bilgiye sahip olmasının önemine işaret ederek, yanlış müdahale sonucu çok sayıda vatandaşın omurilik felci olduğunu belirtti.

Fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanesi ROMATEM'de görevli Kalyon, trafik kazalarının ülkedeki en önemli sorunlardan biri olmaya devam ettiğini, yılda 500 binden fazla trafik kazası meydana geldiğini söyledi. Bu kazaların yaklaşık 110 bininin ölüm veya yaralanmayla sonuçlandığını dile getiren Kalyon, kazalarda her yıl 4 bin civarında vatandaşın hayatını kaybettiğini, yaralanan 200 binden fazla vatandaşın da 30 bin kadarının sakat kaldığını anlattı.

Kalyon, trafik kazasında yaralanmanın hem psikolojik hem de fiziken ciddi etkiler bıraktığını aktararak, trafik kazalarının ardından ilk yardımı yapan kişilerin doğru bilgiye sahip olması gerektiğini kaydetti.

Yanlış müdahale sonucu çok sayıda vatandaşın omurilik felci olduğunu dile getiren Kalyon, "Yaralılar içinde en ciddi olanlar beyin ve omurilik hasarlı hastalardır. Ülkemizdeki 150 bin kadar omurilik yaralı hasta olduğu tahmin edilmektedir. Her yıl 10 bin dolayında yeni beyin ve omurilik yaralanması meydana gelmekte, bunun yaklaşık yarısı trafik kazalarından kaynaklanmaktadır" dedi.

Kalyon, trafik kazası sonucunda beyin omurilik yaralanması geçirenlerin yüzde 60'ının 30 yaşından genç olduğunu bildirdi.

"HASTANIN YANLIŞ NAKLİ OMURİLİK YARALANMASINA NEDEN OLABİLİR"

Tunç Alp Kalyon, beyin yaralanmalarında, hasara uğrayan beyin bölgesinin yerine ve büyüklüğüne göre bilinç ve hafıza kaybıyla birlikte felçlerin ortaya çıktığını ifade ederek, bu tür felçlerin genellikle vücudun bir yarısında olmakla beraber bazen her iki kol ve bacakta görülebildiğini söyledi.

Omurilik hasarı sonucunda kollarda ve bacaklarda hareket kayıplarının ortaya çıktığını aktaran Kalyon, şu bilgileri verdi:

"Boyun bölgesindeki omuriliğin yaralanmasıyla her iki kol ve bacakta hareket ve duyu kaybı olur, sırt veya bel bölgesindeki omuriliğin hasarında ise her iki bacakta duyu ve hareket kaybı ortaya çıkar, buna 'parapleji' adı verilir. Beyin ve omurilik yaralanması geçiren bir kişiye yapılan ilk yardım ve yaralının nakil yöntemi çok önemlidir. Yanlış yöntemlerle yapılan ilk yardım girişimleri ve hastanın nakli sırasında omurilik yaralanması olmaktadır. Bunu önlemek için trafik kazası geçiren yaralının araçtan çıkarılması sırasında çok dikkatli olunmalı, bel ve boyun aşırı çekilmemeli, bükülmemelidir. Böyle bir durumda yetkili tıbbi yardım gelinceye kadar beklenmeli, solunum yolu açık tutulmalıdır. Sedye yoksa en az 4 kişi kişi tarafından alttan destekleyerek yaralıyı düz bir zemin üzerine sırt üstü yatırmalı, bel ve boyun bölgesi sünger veya havlularla desteklenmelidir. Araçlardaki ilk yardım setinde boyunluk bulundurmalı, bir kaza anında derhal takılmalıdır. Vücudun görülen bir yerinde kanama varsa buraya baskı uygulayarak kanama kontrol altına alınmalıdır."

"OMURİLİK HASARINDA İÇ ORGANLARLA İLGİLİ DE SORUNLAR GELİŞEBİLİR"

Kalyon, beyin ve omurilik hasarlı hastalarda hareket ve duyu kaybının yanı sıra iç organlarla ilgili sorunlar da gelişebileceğini belirterek, insan hayatını tehdit eden her çeşit hastalık ve kazada olduğu gibi trafik kazalarında da en ucuz ve etkili yöntemlerin koruyucu önlemler olduğuna dikkati çekti.

Trafik kazalarının büyük çoğunluğunda insan faktörünün önde geldiğini dile getiren Kalyon, "Bu bağlamda doğrudan sürücülerle ilgili birtakım önlemlerle trafik kazalarındaki can kayıplarını azaltmak mümkündür. Bunların başında aşırı hız faktörü gelmektedir. Nitekim son yıllarda hız kontrollerinin artması ve alınan önlemler sayesinde ölümcül kazaların oranı azalmıştır. Alkol ve uyuşturucu kontrollerinin artması da kazaları önlemede etkili" ifadelerini kullandı.

"UZUN YOLCULUKLARDA 2 SAATTE BİR MOLA VERİLMELİ"

Çocukların ve boyu 1 metre 60 santimetreden kısa olanların ön koltuğa oturmamasını isteyen Kalyon, Ayrıca araba farlarının gece-gündüz sürekli açık tutulmasının kaza olasılığını azalttığı belirtilmektedir. Özelikle görüş mesafesinin azaldığı durumlarda bu çok etkili bir önlemdir. Uzun yolculuklarda her 2 saatte bir mola verilmeli, yorgun ve uykusuz yola devam edilmemelidir. Trafik kurallarına uymakla hem kendimizin hem de başkalarının can ve mal güvenliğini koruduğumuzu düşünerek, bu tür kayıpları en aza indirmek mümkün olabilmektedir" diye konuştu.

"YANLIŞ MÜDAHALE NEDENİYLE OMURİLİK FELÇLİSİ OLDUM"

Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Semra Çetinkaya, 1994'te Adana'da geçirdiği trafik kazasında ilk yardıma koşan kişilerin kendisini arabanın havalandırma camından çekerek çıkardığını, bu müdahale nedeniyle kırık omurganın omuriliğini kestiğini anlattı.

O günden itibaren bacaklarının felç olduğunu, belden aşağısının tutmadığını dile getiren Çetinkaya, tedbir alınmadığı için bu kazaların yaşandığını, olumsuzluklara ilk yardımda yapılan yanlış müdahalelerin de eklendiğini kaydetti.

Çetinkaya, "Kaza mahalline gelen ilk yardım ekibi omurgamı sedye veya boyunluk gibi araçlarla sabitlemiş olsaydı ve bu şekilde arabadan çıkartmış olsalardı bugünkü halde olmazdım. Yani yanlış ilk müdahale nedeniyle omurilik felci oldum" diye konuştu.