X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Şeker çocuğunuzun tadını kaçırmasın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Şeker çocuğunuzun tadını kaçırmasın

  • Giriş Tarihi: 10.11.2014 16:39
Şeker çocuğunuzun tadını kaçırmasın
Şeker çocuğunuzun tadını kaçırmasın

Çocuklarda sıklıkla görülen Tip 1'in yanı sıra, son zamanlarda şişmanlığın artışı ile birlikte Tip 2 diyabet tanısı da arttı.

Liv Hospital Pediatrik Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Olcay Evliyaoğlu, çocuklarda diyabet tanısı ve tedavisi hakkında ebeveynlere önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Olcay Evliyaoğlu, her hastalıkta olduğu gibi burada da erken farkındalığın büyük önem taşıdığını belirterek, diyabetin belirtilerine sahip olan çocukların mutlaka kan şekerine bakılması gerektiğini vurguladı.

"Kan şekerinin 200 mg/dl üzerinde olması diyabet tanısı koydurur" diyen Prof. Dr. Evliyaoğlu, "Normal açlık kan şekerinin 100mg/dl'nin ve tokluk kan şekerinin 140 mg /dl'nin altında olması gerekir" şeklinde konuşuyor.

Tip 1 diyabet pankreas beta hücrelerindeki harabiyet sonucunda ortaya çıkıyor. Bunun sonucunda insülin salgısı azalıyor ve vücutta hiç insülin üretilemiyor. Vücut insülin üretmediğinde, glikoz hücre içerisine giremiyor ve kan şekeri yükseliyor. Bu durum tedavi edilmez ise kan şekeri giderek yükseliyor, su kaybı ve koma (ketoasidoz) ortaya çıkıyor. Tip 1 diyabetli olguların hayatta kalmaları için mutlaka dışarıdan insülin almaları gerekiyor.

Çocuklarda diyabetik ketoasidoz tanısıyla başvuru oranı beş yaşın altında daha sık görülüyor. Hastalığı başlangıçta fark edilemeyen çocuklar, koma haliyle hastaneye getiriliyor.

Tip 1 diyabette çocuklara insülin tedavisi uygulanıyor. İnsülin tedavisinin yanında karbonhidrat sayımı ile birlikte çocukların beslenme alışkanlıkları edinmeleri sağlanıyor. Beslenme tarzı, egzersizler ve insülin tedavisi birlikte yürütülüyor.

Diyabet tedavisi bir ekip işi olarak ilerliyor. Öncelikle tedavi, pediatrik endokrinoloji uzmanı tarafından yapılıyor. Bununla birlikte bu konuda uzman diyabet hemşireleri ile çalışılıyor. Beslenme uzmanlarından destek alınıyor. Bunun dışında psikologlar; ailelerin ve çocukların hastalık tanısı konulduktan sonraki süreci kolay atlatmalarını sağlıyor.

Aileler ve çocuklar belli bir eğitim sürecinden geçerek, hayat tarzlarını düzenliyor. Çocuklar küçük ise aileler daha etkin olarak tedavide büyük rol oynuyor.

Çocuklarda şu belirtilere dikkat etmek gerekiyor: "Çok su içme, sürekli idrara çıkma, kilo kaybı, aşırı iştah, geceleri alt ıslatma"