X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Göze gelen darbe hafife alınmamalı!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Göze gelen darbe hafife alınmamalı!

  • Giriş Tarihi: 8.12.2014 16:25 Güncelleme Tarihi: 8.12.2014 16:52
Göze gelen darbe hafife alınmamalı!
Göze gelen darbe hafife alınmamalı!

Toplumda 40 yaş üstü hastalık olarak bilinen “” sanılanın aksine her yaşta gelişebilen bir hastalık.

Halk arasında "göz tansiyonu" ile "karasu" adlarıyla bilinen ve dünyada körlüğün başta gelen nedenlerinden biri olarak görülen , göz sinirinin ilerleyici hasarıyla sonuçlanan ve genellikle göz içi sıvısının drenajındaki problemlerden kaynaklanan, sinsi bir göz hastalığı. Glokom 40 yaşın üzerinde yaklaşık olarak 40 kişiden 1'inde ortaya çıkıyor ve hastalığın geliştiği her 20 kişiden 1'inde de her iki gözde kalıcı görme kaybına, yani total körlüğe neden oluyor. Toplumda 40 yaş üstü hastalık olarak bilinse de, sanılanın aksine çeşitli faktörlerin etkisiyle genç yaşlarda da görülebiliyor. Örneğin göze gelen sert bir darbe, glokomun gençlerde bile görülmesine yol açabiliyor. Acıbadem Atakent Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ali Rıza Cenk Çelebi, glokom belirti vermeyen, sinsi bir hastalık olduğu için bu tür travmalardan sonra hiçbir yakınma olmasa bile mutlaka bir göz hastalıklarına başvurmak gerektiğine dikkat çekiyor.

DİYABETTE KORKUTAN ARTIŞ

GÖZ SAĞLIĞINIZ İÇİN BUNLARI TÜKETİN

GÖZE GELEN DARBEYE DİKKAT!

Göze sert bir darbe gelmesi her yaşta glokom oluşmasına yol açabiliyor. Özellikle gençlerin gözlerinde en sık ortaya çıkan travma nedeni futbol, voleybol, paintball ya da basketbol gibi sporlarda gelen sert bir top darbesi veya göz küresine gelen künt bir darbe ile olabiliyor. Gözde oluşan travma sonrasında da gözün ön yapılarından biri olan açı bölgesinde yırtılma ve iyileşme dokusu gelişebiliyor. Bunun sonucunda da "açı gerilemesi glokomu", darbeden genellikle 6 ay sonra ortaya çıkabiliyor. Dolayısıyla özellikle paintball gibi oyunlarda sağlam kask ile göz ve göz çevresini koruyan maske kullanmak, "açı gerilemesi glokomu"nun gelişimini önleyen en önemli tedbir olarak yer alıyor.

NE KADAR ERKEN TESPİT EDİLİRSE, GÖRME KAYBI DA O DERECE AZ OLUYOR

Yrd. Doç. Dr. Ali Rıza Cenk Çelebi, herhangi bir belirti vermediği ve oluşan görme kaybı geri döndürülemediği için glokomda erken tanının çok önemli olduğu uyarısında bulunarak şunları söylüyor: "Hastalık ne kadar erken tespit edilirse, görme kaybı da o derece az oluyor. Göz tansiyonu 21 mmhg'ya kadar normal kabul ediliyor. Bunun üzerindeki değerler ise yüksek göz tansiyonu olarak değerlendiriliyor. Buna karşın glokomda göz tansiyonu tek kriter olmuyor. Göz tansiyonu normal tespit edilen, ancak göz siniri hassas olan kişilerde de glokom gelişebiliyor. "

İlaç tedavisi lazer tedavisinden daha etkili
Tedavide amaç göz tansiyonunu düşürerek göz sinirinin hasarını durdurmak ve görme kaybının ilerlemesini engellemek. Yrd. Doç. Dr. Ali Rıza Cenk Çelebi, bu amaçla ilaç tedavisi, lazer uygulaması veya cerrahi tedaviye başvurulduğunu belirterek tedaviyle ilgili şu bilgileri veriyor: "Göz hekiminin önereceği göz içi sıvı yapımını azaltan ilaçların ilk tercih olması gerekiyor. Travma sonrası gelişen glokom tipinde lazer ile tedavi yöntemi diğer açık açılı glokom tiplerine göre daha başarısız oluyor. İlaç tedavisine yanıtsız olgularda cerrahi tedavi uygulanıyor."

AİLE ÖYKÜSÜ OLANLARDA RİSK 8 KAT YÜKSELİYOR

Glokom dünyada milyonlarca kişide görülen ve her insanda, her yaşta gelişebilecek bir hastalık. Bununla birlikte bazı kişilerin glokom açısından daha riskli olduklarına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Ali Rıza Cenk Çelebi, bunları şöyle sıralıyor: "40 yaşın üzerinde olanlar, diyabet veya hipertansiyon hastaları, yüksek miyopisi ve damar hastalığı bulunanlar, uzun süre kortizon tedavisi görenler ile sigara içenler glokomun daha sık görüldüğü grupta yer alıyor. Glokom hastalığında ailesel geçiş de önem taşıyor. Öyle ki ailesinde göz tansiyonu bulunan kişilerde bu hastalığın görülme riski normal popülasyona göre 8 kat daha fazla oluyor."