X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dünya Parkinson Hastalığı Günü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

  • Giriş Tarihi: 9.4.2015 10:43 Güncelleme Tarihi: 9.4.2015 10:45
Dünya Parkinson Hastalığı Günü
Dünya Parkinson Hastalığı Günü

Nöroloji Uzmanı Yard. Doç Dr Sevda Sarıkaya, yaklaşan 11 Nisan "Dünya Parkinson Günü" nedeniyle,ülkemizde 150.000 civarında hastanın mücadele ettiği Parkinson Hastalığı ile ilgili bilgi verdi.

"Parkinson hastalığı, beynimizin hareket sisteminden sorumlu bazı bölgelerindeki hücre ölümü sonucu, dopamin denilen maddenin eksikliği ile ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Nörolojik hastalıklar içerisinde tedaviye en iyi yanıt verenlerden birisidir. Dünya üzerinde yaklaşık 10 milyon kadar Parkinson hastası olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizdeki tahmini rakam ise 150.000 civarındadır. Yaş ile birlikte Parkinson hastalığı olasılığı artış gösterip, 65 yaş üzerinde 1/100'leri bulsa da, daha genç yaşlarda da bu hastalığa yakalanmak muhtemeldir. Genetik geçiş üzerinde pek durulmamakla birlikte, bazı özel türlerinde ailesel özellik de vardır.
Genellikle ilk belirtisi, ellerde ya da ayaklarda titreme şeklinde bilinir. Ancak bazı hastalarda ilk belirti harekete başlamakta zorlanma, yüz ifadelerinin azalması, düşmeler hatta bazen depresyon bile olabilmektedir. Bu aşamada tanı alması güçtür.

Parkinson hastalığının seyri yavaştır. Bir hasta tanı aldıktan sonra 30-40 senesini bu hastalıkla geçirebilir. Her hastada ufak-tefek seyir farklılıkları olabilmektedir. Ancak Parkinson-plus sendromlar dediğimiz bir hastalık grubu vardır ki, bulguları nedeniyle Parkinson hastalığı ile karıştırılmaları çok muhtemeldir. Bu hastalık grubunda seyir maalesef pek de iç açıcı değildir. Oldukça hızlı ilerleyip hastayı yatağa bağımlı hale getirme ihtimali yüksektir. Parkinson-plus sendromlarda titreme genellikle olmaz. Katılık ve hareket etme güçlüğü ön plandadır. İlk belirti olarak düşmelerle ortaya çıkabilir. Bu hastalık grubunun da birçok alt tipi vardır ancak hem hastalığın hem de alt tipinin ayırıcı tanısı oldukça zordur.

Parkinson hastalarında görülen titreme, "esansiyel tremor" dediğimiz başka bir hareket sistemi hastalığında görülenden farklıdır.

Esansiyel tremor daha çok genç yaşlarda görülür ve ailesel özellik taşır. Titreme ellerde yoğunluktadır ve parkinsonda olduğu gibi tek taraf ağırlıkta olmaktan ziyade iki taraflıdır. Bazen ellerdeki titremeye boyun titremesine bağlı başta sallanma hareketi de eşlik eder. Bu tür hastalar eğer kendilerini çok rahatsız etmiyorsa tedavi bile edilmeyebilirler. Sosyal yaşamı etkiler hale gelirse verilebilecek birkaç tür molekül ile titremeler azaltılır. Parkinson hastalığında olan titreme ise bir tarafta daha ağırlıklı olma eğilimindedir ve özellikle istirahat halinde belirgindir. Titremenin frekansı da daha düşüktür. Yani saniyedeki titreme sayısı esansiyel tremora göre daha az olduğu için el veya ayak kendi kendine hareket ediyor şeklinde de algılanabilir.

PARKİNSON HASTALIĞI VE DEMANS İLİŞKİSİ

Parkinson hastalarının zihinsel yetileri de zamanla kayba uğramaktadır. Bu hastalıkta etkilenen bazal gangliyonlar dediğimiz beyin bölgelerinin de zihinsel fonksiyonlarımıza katkıları bulunmaktadır. Parkinson hastalığında görülen demans tipinin adı Parkinson Demansıdır ve bu demans çeşidi Alzheimer hastalığından farklıdır. Bellek depolarında sorun yoktur ancak bilginin depodan çağırılıp çıkarılmasında sorun vardır. Zamanla Parkinson hastalığının ilerlemesi ile birlikte Alzheimer hastalığı da eklenirse demans türü Parkinson demansından, mikst tip demansa dönmektedir. Parkinson hastalarının bilişsel fonksiyonlarındaki etkilenmenin ayırıcı tanısı, ancak ehil ellerde yapılan nöropsikolojik değerlendirme ile yapılabilir.

Parkinson hastalarında ek sorunlar;

Parkinson hastalarında hastalığın başlangıcından itibaren ya da zamanla eklenen başka rahatsızlıklar da vardır. Bunlardan birisi depresyondur. Parkinson hastalığında depresyonun da eşlik etme olasılığı normal bireylerden yüksektir. Uyku bozuklukları da sık görülen bir durumdur. Gece uykularında sorun, kabuslu ve hareketli rüyalar görme, uyku sırasında fazla hareketlilik gibi uyku davranış bozuklukları da sık görülmektedir. Yaygın vücut ağrıları da eşlik edebilen durumlardandır. Ayrıca kabızlık, koku duyusu kaybı ve cinsel fonksiyon bozuklukları da görülebilen ek durumlar arasındadır.

PARKİNSON HASTALIĞINDA TEDAVİ

Bu hastalık yavaş seyirli ve kişiye göre farklılıklar gösterdiğinden dolayı tedavide en önemli faktör hekim ile hasta ve yakınlarının uyumudur. Uzun soluklu bir tedavi sürecidir. Hastalığın tedavisinde mantık, eksilen madde olan dopamini yerine koymaktır. Ancak bunu yaparken çeşitli moleküllerden faydalanırız ve hastaya göre doğrusu hangisi ise onu seçeriz. Hastanın yaşı, hastalığın hastadaki seyri, hangi bulgunun ön planda olduğuna göre seçeneklerimiz belirlenir. Hastalık ilerledikçe tedavide değişiklikler gerekebilir. Buna yine hastanın durumuna göre karar verilir. Parkinson hastalığına eşlik eden diğer sorunlara da müdahalede bulunmak gerekir. Tanı konduktan sonraki amaç, tedavi ile yaşam kalitesini olabildiğinin en üstünde tutmaktır. 2009-2010 seneleri arasında ABD'de benim çalışmış olduğum Parkinson merkezi bu amaçla bünyesinde birçok ünite barındırmaktaydı. Parkinson hastası tek bir açıdan ele alınacak bir hastalık değildir. Beraberinde birçok rahatsızlık barındırabilir. Özellikle Parkinson rehabilitasyonu bu tür hastalar için gittikçe önem kazanmaktadr. Özel eğitilmiş fizyoterapistler tarafından uygulanabilen bu rehabilitasyon, hem hareket kabiliyetini artırmakta hem de hastalığın ilerlemesini belirgin olarak yavaşlatmaktadır. Yine bu tür hastalarda sıkça görülen konuşma bozuklukları için uygulanan konuşma terapileri de giderek önem kazanmaktadır. Hayat kalitesini düşürmeden geri kalan ömür süresinde, bu kronik hastalıkla yaşam birlikteliği sürdürmek ilk hedef olmalıdır. Cerrahi tedavi ise genellikle ilaç tedavisi konusunda sıkıntı yaşanan ve bu konuda engeli bulunmayan hastalar için bir alternatif olabilir ama kesinlikle ilk seçenek değildir."