X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Emre niye ağlıyor?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Emre niye ağlıyor?

  • Giriş Tarihi: 18.5.2015 13:20
Emre niye ağlıyor?
Emre niye ağlıyor?

Geçen sezon ne kadar ikna olmuş bir takım varsa, bu sezon bir o kadar tersi yansımış vaziyette futbolcuların yüzlerine, beden dillerine.
Merkezde Meireles-Emre-Topal üçlüsü olmadıkça, gereken tok, sistemli oyun yansımıyor sahaya. Başka hiçbir formül, oyuna ve topa sahip olmada bu üçlünün yerini tutamıyor. Webo bir türlü hocasını ikna edemediği için kenarda oturunca da takımın boyu uzuyor. Ön alanda top kalmıyor. İleri geri koşmaktan bekler başta takım bitap düşüyor.

Fakat her türlü teknik-taktik tahlilin ötesinde oyuncular, bu baskı ve yorgunluğa mukavemet gösterecek akli ve bedeni enerjiden yoksun. Ve onlar da bunun farkında. 10 kişi kalmış bir rakibe karşı, problem çözme becerisinin bu denli sınırlı, baskının bu kadar göstermelik kalması da, bir an olsun maçı kazanacaklarına taraftarı ama daha da önemlisi de kendilerini inandıramayışları da bundan...
Ancak sonuçtan daha önemli birşey daha var dünden kalan: Fenerbahçe'nin teknik direktörü, beraberlikle 5-0 mağlubiyet arasında neredeyse hiç fark olmayan bir maçta, üstelik 10 kişilik bir rakibe karşı, 3 dakika kala Selçuk Şahin'i oyuna aldı. Açıklaması olamaz bunun. Yok çünkü… Açıklanamaz…
Dakika 87 göstermiştir ki Fenerbahçe böyle yönetilmeyi hak etmiyor. Bu futbol aklı o formaya dar geliyor...

Dünkü maçtan geriye kalan ikinci sahne de Emre'nin gözyaşları…
Evet, Emre çoğu zaman kendi taraftarına da antipatik gelen, kavgacı, öfke kontrolü sıfır, çok zor bir figür…Evet, çoğu vakit kendi takımına, kah sahada eksik bırakarak kah camiasının imajını zedeleyerek zarar veriyor. Vukuatları saymakla bitmiyor.
"Emre masumdur algı yönetimi yapıyorlar" diyenlere de bakmayın…Zira kendisiyle ilgili algıyı bizzat kendi yaratıyor.
Ama kimse kusura bakmasın… Öyle çok eskilere gitmeye gerek yok. Artık takımların, camiaların simgeleri, kahramanları Cüneyt Tanman, Alpaslan Eratlı, Rıza Çalımbay gibiler değil… Çünkü artık başka türlü "kahramanlar" istiyor insanlar. Emre tipi, Melo tipi kahramanlar.
Ve baş tacı ettikleri futbol programlarıyla, zevk aldıkları linç kültürüyle, Fenerbahçe otobüsüne ateş edildiği zaman dahi "Onlar da kaşındı ama" diyen akıllarıyla, prim verdikleri amigo yazarlarla, en önemlisi de sırf kendi tuttukları takımda oynuyor diye kendi "kötü çocuklar"ına sahip çıkıp bu iklimi hazırlayan ve bu yeni "kahraman modeli"ni yaratanlar, dünkü gibi Emre'yi kapak sayfada hedef tahtasına oturtan "muzurluğu" (!) yapanlar, Emre'den yakınınca komik oluyor.
Herkes kapısının önünü temizlemediği, kendi "kötü çocuklarını" pamuklara sarmaktan vazgeçmediği ve gerçek kahramanlara özenmediği müddetçe de Emre "en fazla diğerleri kadar kötü" olur.
Daha fazla değil…

Bülent Değerli

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.